Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > göz alıcı nedir ne demek, göz alıcının anlamı

göz alıcı nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

göz alıcı

  1. Güzelliği ile ilgi çeken, alımlı, göze çarpan
    Örnek: Burada vücudumu bütün göz alıcı çizgileriyle uzun uzun seyretmişti. O. C. Kaygılı
  2. göz alıcı ne demek (en) Eye catching. (sadece ingilizce sonuçlar)
  3. göz alıcı ne demek (en) Glamorous. inviting.
  4. göz alıcı ne demek (en) Attractive. glaring. dazzling. brilliant. glamorous. grandiose. splashy.

göz (nedir)

  1. Görme organı.
  2. Bazı deyimlerde, görme ve bakma.
  3. İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış.
  4. Bakış, görüş.
  5. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak
    Örnek: Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu? T. Buğra
  6. Delik, boşluk
    Örnek: Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır. S. F. Abasıyanık
  7. Çekmece.
  8. Terazi kefesi.
  9. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik.
  10. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası.
  11. 1- Çok küçük budak. 2- Çekmece boşluğu.
  12. Bk. çekmece
  13. Bk. göz
  14. göz ne demek (en) Eye. optic. optical. ocular. orbital. ophthalmic. eye. orbit. orb. blinker. sight. cell. compartment. drawer. cubbyhole. cubby. cubicle. cuddy. eyehole. glim. optic. opto-.
  15. göz ne demek (en) Drawer. eye.
  16. göz ne demek (en) Drawer. eye. sight. seeing. attitude. way of behaving. spring. eye. division. part. the evil eye. bad luck caused by another's envy. love. friendship. esteem. bud. square. case. bin. source. orifice. bord. rack. pane. partition. pore.
  17. göz ne demek (en) Aperture
  18. göz ne demek (en) Eye
  19. göz ne demek (al) Auge
  20. göz ne demek (fr) Oeil

çekmece (nedir)

  1. Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme
    Örnek: Çekmecesinden utana utana bir şişe gazoz çıkardı. T. Buğra
  2. İçinde mücevher vb. değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık
    Örnek: Minderin köşesine annemden kalan ceviz boyalı çekmeceyi yerleştirdim. Y. K. Beyatlı
  3. Gemilerin barınabilecekleri koy.
  4. Bkz, denizkulağı.
  5. Mobilyada bırakılan boşluk içerisinde kendi kenarları ya da çıtalar üzerinde hareket eden, üstü açık kutu.
  6. Bk. çekmece
  7. çekmece ne demek (en) Drawer, pigeonhole
  8. çekmece ne demek (en) Drawer.
  9. çekmece ne demek (en) Coffer. drawer.
  10. çekmece ne demek (al) Schublade
  11. çekmece ne demek (fr) Tiroir

alıcı (nedir)

  1. Satın almak isteyen kimse, müşteri.
  2. Kendisine bir şey gönderilen kimse.
  3. Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren aygıt.
  4. Almaç.
  5. Görüntüleri alan cihaz, kamera.
  6. Azrail.
  7. Işığı, elektro-manyetik dalgaları alıp değerlendiren araç. Göz, fotoğraf plağı, radyo, radyo ırakgörürü gibi.
  8. Mal veya hizmetleri satın alan gerçek veya tüzel kişi.
  9. 1- Bir telefon çevrimindeki kiplenik akımları ses dalgasına dönüştüren çevireç. 2- Bir vericinin yayınladığı imlemleri işitilebilir imlere dönüştüren düzenek.
  10. Caméra (de télévision), caméra électronique, caméra vidéo
  11. Appareil de prise de vues, caméra (cinématographique), ciné caméra,
  12. Kamera, Fernsehkamera, elektronische Kamera (Fernsehkamera)
  13. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. TV
  14. Televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılıalıcı çeşidi.
  15. Duygulu, içli, alıngan.
  16. Atmac.
  17. alıcı ne demek (en) 1. camera, motion picture camera, cinema camera, movie camera, film camera, 2. camera, television camera, electron camera, electronic camera
  18. alıcı ne demek (en) Recipient. buyer. consumer. customer. purchaser. client. taker. addressee. receiver. receiving set. acceptor. accepter. consignee. distributee. pickup. recipient. set. sounder. vendee. wireless receiving set. wireless set.
  19. alıcı ne demek (en) Addressee. buyer. client. customer. purchaser. recipient.
  20. alıcı ne demek (en) Buyer. addressee. receiver. sink. taker. client. consignee. purchaser. shopper. recipient. customer. emptor. film camera. getter. motion picture camera. perquisitor.
  21. alıcı ne demek (en) Receiver
  22. alıcı ne demek (en) Buyer
  23. alıcı ne demek (al) Empfänger
  24. alıcı ne demek (fr) Récepteur

ilgi (nedir)

  1. İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk.
  2. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik.
  3. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
  4. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.
  5. ilgi ne demek (en) Relation. connection. attachment. involvement. interest. affinity. concern. attention. liking. bearing. care. connexion. curiosity. pertinence. reference. regard. relationship. relativeness. relevance. relevancy. respect. solicitude. sympathy. though.
  6. ilgi ne demek (en) Attention. bearing. bug. care. relation. relationship. solicitude. connection. concern. interest. affinity.
  7. ilgi ne demek (en) Reference. concern. connection. interest. relation. affinity. aida. attachment. care. ha hah. involvement. keen interest. pertinency. play. respect. tie up.

çeken (nedir)

  1. Arabada hamutun iki yanına takılan kayış şerit. (Yuva *Bucak -Burdur)


BİS
Başında, içinde, sonunda "göz alıcı" geçen kayıtlar (hepsine bakın)




Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 3.0.576
Bunları kaçırmayın!