Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > zone nedir, zone ne demek (zone nnd)

zone nedir, zone ne demek?

zone   US UK

  1. Bölgelere ayırmak, kuşatmak, çevirmek
  2. Kuşak
  3. Yöre, mıntıka
  4. Çevirmek, kuşatmak
  5. Bölgelere ayırmak

bölgelere ayırmak (nedir ne demek)

  1. (en) Zone.

ayırmak (nedir ne demek)

  1. Bölmek.
  2. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak.
  3. Bir yeri bir engelle bölmek.
  4. Birbirinden uzaklaştırmak.
  5. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
  6. Seçmek
    Örnek: Günün fıkralarından bu kitaba ayırdıklarım pek azdır. F. R. Atay
  7. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak.
  8. Farklı davranmak, fark gözetmek.
  9. (en) Separate.
  10. (en) Set apart.
  11. (en) Keep apart.
  12. (en) Assort.
  13. (en) Divorce.
  14. (en) İsolate.
  15. (en) Assign.
  16. (en) Differentiate.
  17. (en) Disconnect.
  18. (en) Disengage.
  19. (en) Dissociate.
  20. (en) Distinguish.
  21. (en) Detache.
  22. (en) To set apart.
  23. (en) To part.
  24. (en) To separate.
  25. (en) To sever from.
  26. (en) To pitch.
  27. (en) Sort.
  28. (en) Split.
  29. (en) Sever.
  30. (en) Abstract.
  31. (en) Allocate.
  32. (en) Allot.
  33. (en) Allow.
  34. (en) Appropriate.
  35. (en) Book.
  36. (en) Choose.
  37. (en) Classify.
  38. (en) Comb.
  39. (en) Comb out.
  40. (en) Contradistinguish.
  41. (en) Cut off.
  42. (en) Cut out.
  43. (en) Demarcate.
  44. (en) Detach.
  45. (en) Devote.
  46. (en) Disband.
  47. (en) Discard.
  48. (en) Divide.
  49. (en) Except.
  50. (en) Grade.
  51. (en) İnsulate.
  52. (en) Part.
  53. (en) Rend.
  54. (en) Reserve.
  55. (en) Save.
  56. (en) Segregate.
  57. (en) Spare.
  58. (en) Thin.
  59. (en) To choose.
  60. (en) To select.
  61. (en) To distinguish from.
  62. (en) To discriminate between.
  63. (en) To divide.
  64. (en) To divide sth into so many parts.
  65. (en) To save.
  66. (en) To reserve for.
  67. (en) To book.

kuşatmak (nedir ne demek)

  1. Çevresini sarmak, çevrelemek, çevirmek, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek
    Örnek: Denize bakan yönü ile yan sınırlarını rüzgârı kesen sık kargılıklar kuşatıyordu. N. Cumalı
  2. Çevrelemek, çokça bulunmak.
  3. Kaplamak.
  4. Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak.
  5. (en) Enclose.
  6. (en) Encompass.
  7. (en) Brood.
  8. (en) Encircle.
  9. (en) To gird sb with.
  10. (en) To wrap around sb's waist.
  11. (en) Surround.
  12. (en) To surround.
  13. (en) To enclose.
  14. (en) To encircle.
  15. (en) To close in.
  16. (en) To besiege.
  17. (en) Beleaguer.
  18. (en) Beset.
  19. (en) Blockade.
  20. (en) Bound.
  21. (en) Circle.
  22. (en) Compass.
  23. (en) Corral.
  24. (en) Envelop.
  25. (en) Fold.
  26. (en) Girdle.
  27. (en) Hedge.
  28. (en) Hem about / around.
  29. (en) Hem in , hem about.
  30. (en) İnvest.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012