Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ziyafet nedir, ziyafet ne demek (ziyafet nnd)

ziyafet nedir, ziyafet ne demek?

ziyafet

  1. Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen, toy
    Örnek: Resmî ziyafetlerin ve büyük düğünlerin yemeklerini hep ona ısmarlamak âdet olmuştur. R. N. Güntekin
  2. Yemekli toplantı.
  3. (en) Banquet.
  4. (en) Beanfeast.
  5. (en) Beano.
  6. (en) Dinner.
  7. (en) Dinner party.
  8. (en) Entertainment.
  9. (en) Feast.
  10. (en) Junket.
  11. (en) Spread.
  12. (en) Treat.
  13. (en) Banquet şölen.
  14. (en) Lavish meal.

eğlenmek (nedir ne demek)

  1. Neşeli, hoşça vakit geçirmek
    Örnek: Aklıma ne kadar kötü şeyler hücum ederse, o kadar eğleniyorum. S. F. Abasıyanık
  2. Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek
    Örnek: Yalnız bunları sordu ve inan ki benimle eğlendi. M. Ş. Esendal
  3. Bir yerde durmak, beklemek, tevakkuf etmek
  4. Oyalanmak.
  5. (en) Rollick.
  6. (en) Luxuriate.
  7. (en) Mock.
  8. (en) Play.
  9. (en) Rally.
  10. (en) To amuse oneself.
  11. (en) To have a good time.
  12. (en) Get a ball out of smth.
  13. (en) Have fun.
  14. (en) Have a good time.
  15. (en) Be amused.
  16. (en) Amuse oneself.
  17. (en) Recreate oneself.
  18. (en) Laugh away.
  19. (en) Make fun.
  20. (en) Make merry over.
  21. (en) Make merry.
  22. (en) Disport oneself.
  23. (en) Fool.
  24. (en) Frolic.
  25. (en) Revel.
  26. (en) Sport.
  27. (en) Go on a spree.
  28. (en) To enjoy oneself.
  29. (en) To make fun of.
  30. (en) To joke with.
  31. (en) To loaf.
  32. (en) To have a ball.
  33. (en) Delight.
  34. (en) Disport.
  35. (en) Entertain oneself.
  36. (en) Get a kick out of.
  37. (en) Jeer.
  38. (en) Laugh.
  39. (en) To make merry.
  40. (en) Play about.
  41. (en) Relax.
  42. (en) Ridicule.
  43. (en) Scoff.
  44. (en) Twit.

olay (nedir ne demek)

  1. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka
    Örnek: O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla. N. Cumalı
  2. Önemli tarihsel olgu, fenomen.
  3. Yasal düzenlemelere göre konusu suç teşkil eden ve teşkil ettiği değerlendirilen eylemlerin ortaya çıkması.
  4. Bilim konusu olarak gözleme açık her türlü olgu ya da koşul.
  5. Deneme sonucu sezilen ya da bilinen ilk özdek, nesne,
  6. Doğa olgusu.
  7. (en) İncident.
  8. (en) Affair.
  9. (en) Case.
  10. (en) Circumstance.
  11. (en) Event.
  12. (en) Happening.
  13. (en) Fact.
  14. (en) Business.
  15. (en) Thing.
  16. (en) Unusual event.
  17. (en) Action.
  18. (en) Palm leaves, prepared for being written upon with a style pointed with steel.
  19. (en) Phenomenon.
  20. (en) Episode.
  21. (en) Experience.
  22. (en) İnstance.
  23. (en) Occurrence.
  24. (en) Scene.
  25. (en) Appearance.
  26. (en) Batch.
  27. (en) Casus.
  28. (en) Hardy annual.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009