Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > zincirleme tepkime nedir, zincirleme tepkime ne demek, zincirleme tepkimein anlamı, ingilizcesi (zincirleme tepkime nnd)

zincirleme tepkime nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






zincirleme tepkime

  1. Birden fazla tepkimenin yarattığı durum.
  2. Bir adımında çıkan ürünü, sonraki adımlarında gittikçe artıran tepkime türü.
  3. (en) Chain reaction
  4. (fr) Réaction en chaîne

zincirleme (nedir ne demek)

  1. Birbirini izleyen, art arda gelen, müteselsil, teselsül
    Örnek: Zincirleme laflarla karşı tarafın ekmeğine kat kat yağ sürerler. H. Taner
  2. Zincirlemek işi veya durumu.
  3. İlk çekimin son görüntüleri yavaş yavaş güçsüzleşirken, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlenerek belirmesine, belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste binmesine, bunun ardından ilk çekimin son görüntülerinin gittikçe güçsüzleşerek yerini ikinci çekimin gittikçe güçlenen ilk görüntülerine bırakmasına dayanan bir noktalama, bindirme çeşidi.
  4. (en) Dissolve, lap dissolve, mix (dissolve), fade (over), cross dissolve (fade), oil dissolve, fading
  5. (en) Continuous. successive. chain. chaining. lap dissolve.
  6. (en) chaining.
  7. (en) chaining
  8. (al) Überblendung, Bildüberblendung, Blende, Durchblendung, Überblenden, weiche Überblendung
  9. (fr) Enchaîné, fondu enchaîné

tepkime (nedir ne demek)

  1. Birbirini etkileyen maddeler arasında ortaya çıkan olay, reaksiyon, teamül.
  2. Tepkimek işi.
  3. Birtakım ayıraçlardan yeni kimyasal türlere geçiş olayı.
  4. (en) Reaction. reaction reaksiyon.
  5. (en) Reaction. reaction.
  6. (en) reaction
  7. (fr) réaction

birden (nedir ne demek)

  1. Bir defada.
  2. Ansızın
    Örnek: Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım. R. H. Karay
  3. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada
    Örnek: Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Çabucak.
  5. (en) İnstantaneous. suddenly. at a stroke. all of a sudden. at one heat. at once. per saltum. plump. pop. sharp. short. slap. slap-bang. snap.
  6. (en) Suddenly. at once. short. bang. all of a sudden. all at once ansızın. aniden. at a time. at the same time.
  7. (en) All of a sudden. suddenly. outright.

fazla(nedir ne demek)

  1. Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade
    Örnek: Yaşamak için çok zorluk çekiyordu. Fazla olarak hastaydı. R. N. Güntekin
  2. Daha çok, aşkın
    Örnek: Biz ancak Cumhuriyet devrinde elli yıldan fazla bir barış devri geçirmişiz. B. Felek
  3. Artmış olan.
  4. Gereksiz, yersiz bir biçimde.
  5. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak.
  6. (en) Excessive. superfluous. spare. plus. much. extra. unneedful. de trop. supernumerary. surplus. thick. too. over. big. in excess of. excess. surplus. super-. over. out. rising of.
  7. (en) Above. excess. extra. heartily. much. redundant. spare. superfluous. surplus. too. excessive. more. too much. too many. excessive. superfluous.
  8. (en) Too. too much. too many. more (than. acute. devilish. in excess. great. heavy. residual. residuary. spare. steep. superlative. supernumerary.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük