|
zincirleme tepkime
-
Birden fazla tepkimenin yarattığı durum.
-
Bir adımında çıkan ürünü, sonraki adımlarında gittikçe artıran tepkime türü.
-
Chain reaction
-
Réaction en chaîne
-
Birbirini izleyen, art arda gelen, müteselsil, teselsül
Örnek:
Zincirleme laflarla karşı tarafın ekmeğine kat kat yağ sürerler. H. Taner
-
Zincirlemek işi veya durumu.
-
İlk çekimin son görüntüleri yavaş yavaş güçsüzleşirken, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlenerek belirmesine, belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste binmesine, bunun ardından ilk çekimin son görüntülerinin gittikçe güçsüzleşerek yerini ikinci çekimin gittikçe güçlenen ilk görüntülerine bırakmasına dayanan bir noktalama, bindirme çeşidi.
-
Dissolve, lap dissolve, mix (dissolve), fade (over), cross dissolve (fade), oil dissolve, fading
-
Continuous. successive. chain. chaining. lap dissolve.
-
chaining.
-
chaining
-
Überblendung, Bildüberblendung, Blende, Durchblendung, Überblenden, weiche Überblendung
-
Enchaîné, fondu enchaîné
-
Birbirini etkileyen maddeler arasında ortaya çıkan olay, reaksiyon, teamül.
-
Tepkimek işi.
-
Birtakım ayıraçlardan yeni kimyasal türlere geçiş olayı.
-
Reaction. reaction reaksiyon.
-
Reaction. reaction.
-
reaction
-
réaction
-
Bir defada.
-
Ansızın
Örnek:
Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım. R. H. Karay
-
Birlikte, beraberce, hepsi bir arada
Örnek:
Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Çabucak.
-
İnstantaneous. suddenly. at a stroke. all of a sudden. at one heat. at once. per saltum. plump. pop. sharp. short. slap. slap-bang. snap.
-
Suddenly. at once. short. bang. all of a sudden. all at once ansızın. aniden. at a time. at the same time.
-
All of a sudden. suddenly. outright.
fazla(nedir ne demek)
-
Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade
Örnek:
Yaşamak için çok zorluk çekiyordu. Fazla olarak hastaydı. R. N. Güntekin
-
Daha çok, aşkın
Örnek:
Biz ancak Cumhuriyet devrinde elli yıldan fazla bir barış devri geçirmişiz. B. Felek
-
Artmış olan.
-
Gereksiz, yersiz bir biçimde.
-
Gereğinden, alışılmıştan çok olarak.
-
Excessive. superfluous. spare. plus. much. extra. unneedful. de trop. supernumerary. surplus. thick. too. over. big. in excess of. excess. surplus. super-. over. out. rising of.
-
Above. excess. extra. heartily. much. redundant. spare. superfluous. surplus. too. excessive. more. too much. too many. excessive. superfluous.
-
Too. too much. too many. more (than. acute. devilish. in excess. great. heavy. residual. residuary. spare. steep. superlative. supernumerary.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|