Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > zincirleme borçlular nedir, zincirleme borçlular ne demek, zincirleme borçluların anlamı, ingilizcesi (zincirleme borçlular nnd)

zincirleme borçlular nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






zincirleme borçlular

  1. Alacaklısına karşı borcun tamamından sorumlu olan kişiler.
  2. (en) Joint guarantees
  3. (fr) Débiteurs solidaires

zincirleme (nedir ne demek)

  1. Birbirini izleyen, art arda gelen, müteselsil, teselsül
    Örnek: Zincirleme laflarla karşı tarafın ekmeğine kat kat yağ sürerler. H. Taner
  2. Zincirlemek işi veya durumu.
  3. İlk çekimin son görüntüleri yavaş yavaş güçsüzleşirken, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlenerek belirmesine, belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste binmesine, bunun ardından ilk çekimin son görüntülerinin gittikçe güçsüzleşerek yerini ikinci çekimin gittikçe güçlenen ilk görüntülerine bırakmasına dayanan bir noktalama, bindirme çeşidi.
  4. (en) Dissolve, lap dissolve, mix (dissolve), fade (over), cross dissolve (fade), oil dissolve, fading
  5. (en) Continuous. successive. chain. chaining. lap dissolve.
  6. (en) chaining.
  7. (en) chaining
  8. (al) Überblendung, Bildüberblendung, Blende, Durchblendung, Überblenden, weiche Überblendung
  9. (fr) Enchaîné, fondu enchaîné

borçlu (nedir ne demek)

  1. Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun
    Örnek: Merhumu borçlu yatırmak istemezmişiz elbet. Y. Z. Ortaç
  2. Manevi bir yükümlülük altında bulunan
    Örnek: Hayatımı ona borçluyum doğrusu. A. Ş. Hisar
  3. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan
    Örnek: Aslında, okumasını da ona borçludur. T. Buğra
  4. (en) İndebted. beholden. owing. in the red. in hock. debtor. obligor. payer.
  5. (en) Debtor. indebted. obliged. grateful.
  6. (en) Debtor. indebted. under obligation to. behindhand. beholden. debitor. in hock. in the red. obligator. obligor. owing.

karşı (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi, yamaç
    Örnek: Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor. H. E. Adıvar
  2. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı
  3. Ön, kat, huzur
  4. Bulunan yere göre önde, ileride olan.
  5. Karşıt, zıt, muhalif.
  6. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
  7. Karşılık olarak, mukabil
  8. İçin, hakkında
  9. (en) Contrary. opposed. counter. discordant. opponent. opposing. opposite. repugnant. gainst. opposite. against. facing. before. con. counter. con-. anti-. against. contra. versus. towards. toward. athwart. for. to.
  10. (en) Adverse. against. averse. contrary. counter. discordant. opposite.
  11. (en) Against. counter. for. opposite. the place opposite. facing. opposing. anti. in the direction of. in return for. in response to. toward. contrary to. as a cure for. as a countermeasure to. adverse. antagonistic. averse. contra. contrary. derogative. derog.

sorumlu(nedir ne demek)

  1. Üstüne aldığı veya yaptığı işlerden dolayı hesap vermek zorunda olan, sorumluluk taşıyan (kimse), mesul
    Örnek: Ailede başkan odur, kararları o alır, hepimizin geleceğinin sorumlusu ve güvencesi odur. H. Taner
  2. Mes'Ûl. ~' olmak: mes'ûl olmak.
  3. (en) Responsible. accountable. answerable. liable. amenable. blameworthy. in charge of. ex cathedra. managing. rep. curator. keeper. keeper.
  4. (en) Accountable. amenable. answerable. liable. responsible.
  5. (en) Accountable. liable. responsible. amenable. answerable.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük