|
zihin açmak
-
Daha iyi çalışır duruma getirmek.
-
Zihni daha iyi çalışır duruma getirmek.
-
illumine
-
Canlının duygu ve davranışlar dışındaki ruhsal süreç ve etkinliklerinin bütünü.
-
Bellek
Örnek:
Bu yavrucuğa bakarak hayalini zihnimde büyütmeye başladım. Ö. Seyfettin
-
Anlayış, kavrayış.
-
Bilinç, dimağ.
-
1- Bilincin, algılama ve düşünme görevini yerine getiren bölümü 2-zihinsel yetilerin tümü. 3- Bellek.
-
Consciousness. mind.
-
İntellect. mentality. mind. intelligence. memory.
-
Apprehension. brain. inner man. intellect. mind. psyche.
-
Mind, intellect
-
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek
Örnek:
Kapıyı açan hizmetçi benim kadın olduğumu anlamadı. S. F. Abasıyanık
-
Bir şeyin kapağını veya örtüsünü kaldırmak
Örnek:
Örtüyü açmaya mecburum. R. H. Karay
-
Engeli kaldırmak.
-
Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak
Örnek:
Kadın hamalı dışarı çıkardı, sonra çantasını açıp birkaç lira çıkardı. M. Ş. Esendal
-
Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak.
-
Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak.
-
Çevresini genişletmek.
-
Birbirinden uzaklaştırmak.
-
Almacı çalıştırmak için düğmeye basmak ya da düğmeyi çevirmek.
-
Switch on
-
Open. elaborate. open up. uncover. unclose. unwrap. clear away. clear. clear up. expand. open out. spread out. unfold. unfurl. untie. undo. unbind. unlock. turn on. switch on. ring up. disclose. sharpen. whet. bring up in conversation. bring up the s.
-
Bare. break. clear. confide. cut. dilate. expose. open. sink. spread. undo. unloosen. unwind.
-
Open. power on. turn on. switch on. to open. to uncover. to unfold. to spread. to shave off. to clear up. to inaugurate. to untie. to unravel. to solve. to make lighter. to disclose / to mention. to let know. to suit a person.
-
Offer
-
lead
-
uncurl
-
unpin
-
Clear off
-
decompress
-
Einschalten, zuschalten
-
allumer
-
Better than.
-
Better. preferable.
-
Better. all the better.
-
Şimdiye kadar, henüz.
-
Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak
Örnek:
Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım. P. Safa
-
Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz.
-
Bundan başka, bunun dışında
Örnek:
Daha çiçekleri de sulayacağım. H. Taner
-
Any. more. over. yet. still. any. only. plus.
-
Any. more. over. yet. still. only. plus. else. further.
-
Yet. so far. until now. still. only. more. in addition. else.
-
İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
Örnek:
Bir aralık iyi fal bildiğimi haremde duyurdum. F. R. Atay
-
Bol, yararlı, kazançlı.
-
Çok.
-
Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren.
-
Esen, sağlıklı.
-
Yerinde, uygun.
-
Yeterli, yetecek miktarda olan
Örnek:
Annemin simasını şimdi iyi hatırlayamıyorum. Y. K. Beyatlı
-
Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not.
-
1- (Geniş anlamında) a. İşe yarar, ereğine, özüne uygun, doğru yapılmış; doğasına uygun. b. İstenmeğe değer olan. c. Değere yönelmiş, değere ilişkin, değerle belirlenmiş, değerli. 2- Ahlâkın ve ahlâk felsefesinin temel kavramı: Ahlaksal değer; ahlaksal olanın olumlu ana niteliğini gösteren özel kavram; ahlâkça değerli olan (karşıt kavramı: kötü). Ahlâk felsefesinde şu anlamlarda kullanılır: a. (Skolastikte) Tanrı'nın istemiş olduğu dünyadaki varlık düzeni ile uyum. b. (Kant'ta) İstencin, içerik bakımından değil de, yalnızca ahlâk yasasınca belirlenmiş olan biçimsel niteliği. 3- Somut kişi ya da edim değeri. // İyi, değerler düzeninde yüksek değerleri seçmede ortaya çıkar. Buna karşılık kötü, aşağı değerlerin yeğ tutulmasında kendini gösterir. Ayrıca: "Yararlı olaniyidir." (yararcılık) ya da "Haz vereniyidir." (hazcılık) görüşleri.
-
Good. fine. fair. well. all right. alright. great. okay. ok. sound. agreeable. comfortable. decent. well enough. gratifying. happy. just. kind. o.k. well. fine. decently.
-
Bonny. decent. fine. good. goodish. likely. nice. okay. passable. pretty. right. salubrious. well. suitable. fair. all right!. ok!.
-
Good. well. plentiful. abundant. in good health. bonny. decent. fine. okay. pretty. right.
-
good
-
bien
-
bonus
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|