|
zihin açma
-
illumination
-
Canlının duygu ve davranışlar dışındaki ruhsal süreç ve etkinliklerinin bütünü.
-
Bellek
Örnek:
Bu yavrucuğa bakarak hayalini zihnimde büyütmeye başladım. Ö. Seyfettin
-
Anlayış, kavrayış.
-
Bilinç, dimağ.
-
1- Bilincin, algılama ve düşünme görevini yerine getiren bölümü 2-zihinsel yetilerin tümü. 3- Bellek.
-
Consciousness. mind.
-
İntellect. mentality. mind. intelligence. memory.
-
Apprehension. brain. inner man. intellect. mind. psyche.
-
Mind, intellect
-
Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
-
Bir çeşit susamsız, kalınca, yağlı çörek.
-
Açmak işi.
-
Yerde kapalı güreşen güreşçiyi, güç kullanarak oyun uygulanabilir duruma getirme.
-
Ses düğmesi yardımıyla sesin gürlüğünü artırma. Kısmanın karşıtı.
-
Bk. ağartma
-
Fade up
-
Opening. undoing. clearance. disclosure. inauguration. spreading.
-
Opening. clearing. deforestation. a kind of bun. reduction of print pastes.
-
Disclosure. exposure. tip- up. vent.
-
decompression
-
Einblendung, Toneinblendung
-
Ouverture (de la voie son)
-
Ağartmak işi.
-
Duyarkatın evrilme sırasında aldığı koyu rengi gidermek amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirme.
-
Doğal katışkıların fiziksel ya da kimyasal aracılarla giderilmesi sonunda rengin açılması, aklaşması.
-
bleaching
-
Whitening. bleaching.
-
Bleichen, Bleichung
-
blanchiment
-
Aydınlatma, aydınlık, ışıklandırma, açıklama, izah, zihin açma, yaldız ve resimlerle süsleme (yazı)
-
Aydınlatma, aydınlık, ışıklandırma, açıklama, izah, zihin açma, yaldız ve resimlerle süsleme (yazı)
-
Işıklandırma
-
Canı olan, diri, yaşayan
Örnek:
Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı. N. Cumalı
-
Güçlü, etkili, hareketli, hayat dolu
Örnek:
Recep çok canlı bir adamdı. S. F. Abasıyanık
-
Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan.
-
yayın.
-
Canlı yayın.
-
Alive. live. living. animate. active. lively. fresh. full of life. snappy. glowing. breezy. spirited. vivacious. humming. in the flesh. animated. beany. bright. brisk. bustling. colorful. colourful. corky. crisp. crispy. dashing. dewy. driving. exhil.
-
Active. alive. animate. bouncy. breezy. bright. brisk. colourful. dashing. frisky. gay. jaunty. keen. live. lively. living. lusty. picturesque. prismatic. racy. rich. skittish. snappy. spirited. sporty. sprightly. spry. swinging. thing. vibrant. vital. vivacious. vivid. walking.
-
Live. alive. animated. brisk. fresh. lively. living. animate. living creature. active. vigorous. strong. moving. quick. dynamic. mobile. kinetic. alert. breezy. chippy. coloured. colourful. dapper. dashing. dramatic. eager. frisky. graphic. in high spirit.
-
Rich, saturated
-
live
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|