Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > zayiat vermek nedir, zayiat vermek ne demek (zayiat vermek nnd)

zayiat vermek nedir, zayiat vermek ne demek?

zayiat vermek

  1. Kayba uğramak, zarar ziyan görmek: düşman ordusu çok zayiat verdi .
  2. (en) Suffer.

zayiat (nedir ne demek)

  1. Yitikler, kayıplar.
  2. (en) Losses.
  3. (en) Casualities (of human life.
  4. (en) Damage.
  5. (en) Wastage.
  6. (en) Loss.

vermek (nedir ne demek)

  1. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek
    Örnek: Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm. Ö. Seyfettin
  2. Bırakmak veya bağışlamak
    Örnek: Hırsımdan bazılarına bedava verdim, alın götürün, diye bağırdım. H. C. Yalçın
  3. Ondan bilmek, atfetmek
  4. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek
  5. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek
    Örnek: Arabanın burnunu, en tenha kahvelerden birinin önünde, rıhtıma verdiler. A. İlhan
  6. Herhangi bir duruma yol açmak
    Örnek: Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim. Y. K. Karaosmanoğlu
  7. Eğlenceli toplantı düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
  8. Topluluk önünde sanatını göstermek, icra etmek.
  9. Verilen karşılıkla bir kimseyi söylediğine veya yaptığına pişman etmek: “İyi oldu ağzının payını verdiğim, artık bana karşı daha dikkatli olur.” -A. Ümit.
  10. (en) Bring.
  11. (en) İnsert.
  12. (en) Produce.
  13. (en) Adjudge.
  14. (en) Award.
  15. (en) Adduce.
  16. (en) Throw.
  17. (en) Charter.
  18. (en) Place.
  19. (en) Accord.
  20. (en) Allow.
  21. (en) Assign.
  22. (en) Bear.
  23. (en) Bestow.
  24. (en) Bring in.
  25. (en) Cede.
  26. (en) Come across with.
  27. (en) Confer.
  28. (en) Contribute.
  29. (en) Dedicate.
  30. (en) Deliver.
  31. (en) Deliver up.
  32. (en) Dispose of.
  33. (en) Distribute.
  34. (en) Donate.
  35. (en) Endow.
  36. (en) Extend.
  37. (en) Furnish.
  38. (en) Give.
  39. (en) Give away.
  40. (en) Give in.
  41. (en) Grant.
  42. (en) Hand.
  43. (en) Hand in.
  44. (en) Hand out.
  45. (en) Hand over.
  46. (en) Administer.
  47. (en) Attribute.
  48. (en) Concede.
  49. (en) Consign.
  50. (en) Deal.
  51. (en) Devote.
  52. (en) Dispense.
  53. (en) Emit.
  54. (en) İmpart.
  55. (en) Lend.
  56. (en) Pass.
  57. (en) Present.
  58. (en) Provide.
  59. (en) Supply.
  60. (en) Treat.
  61. (en) Vest.
  62. (en) To give.
  63. (en) To hand.
  64. (en) To pass.
  65. (en) To give sth away.
  66. (en) To concede.
  67. (en) To deliver.
  68. (en) To give in.
  69. (en) To hand sth in.
  70. (en) To provide.
  71. (en) To furnish.
  72. (en) To dispense.
  73. (en) To present.
  74. (en) To yield.
  75. (en) To bear.
  76. (en) To afford.
  77. (en) To apply.
  78. (en) To bend.
  79. (en) To donate.
  80. (en) To bestow.
  81. (en) To grant.
  82. (en) To assign.
  83. (en) To devote.
  84. (en) To sel.
  85. (en) To pay.
  86. (en) To sell.
  87. (en) To offer.
  88. (en) To attribute.
  89. (en) Just.
  90. (en) To give sth to.
  91. (en) To hand sth to.
  92. (en) To bequeath / to leave sth to.
  93. (en) To vie in marriage.
  94. (en) To produce.
  95. (en) To hold.
  96. (en) Afford.
  97. (en) Ascribe.
  98. (en) Attach.
  99. (en) Blossom.
  100. (en) Defray.
  101. (en) Deli.

kayba uğramak (nedir ne demek)

  1. (en) İncur losses.

uğramak (nedir ne demek)

  1. Yola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak
    Örnek: Üç günde yalnız üç vapur iskeleye uğradı. S. F. Abasıyanık
  2. Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek
    Örnek: Ona kapıdan şöyle bir uğramak isterdim. H. Taner
  3. Fırlayarak çıkmak, dışarı çıkmak
    Örnek: Zelzele çığlığıyla beraber hepsi evden dışarı uğradılar. M. Ş. Esendal
  4. Kötü duruma konu olmak
    Örnek: Öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz. Lakin, millet hayatı tehlikeye uğramadıkça harp bir cinayettir. Atatürk
  5. Yaklaşmak
  6. Karşılaşmak, maruz kalmak
  7. Cin, peri çarpmak.
  8. (en) Call.
  9. (en) To stop by in passing.
  10. (en) To meet with.
  11. (en) Sufer.
  12. (en) To call by/on.
  13. (en) Call in.
  14. (en) Encounter.
  15. (en) To pay a flying visit.
  16. (en) Pop in.
  17. (en) Stop off.
  18. (en) Stop by.
  19. (en) Visit.
  20. (en) Call on.
  21. (en) Call upon.
  22. (en) Come by.
  23. (en) Drop in.
  24. (en) Drop in on.
  25. (en) Put in an appearance.
  26. (en) Experience.
  27. (en) Fall into.
  28. (en) Meet.
  29. (en) Receive.
  30. (en) Undergo.
  31. (en) Call at.
  32. (en) Come over.
  33. (en) Come round.
  34. (en) Drop around.
  35. (en) İncur.
  36. (en) Look up.
  37. (en) Run against.
  38. (en) Run in.
  39. (en) Stop in.
  40. (en) Sustain.
  41. (en) To drop in on.
  42. (en) To drop by.
  43. (en) To stop by.
  44. (en) To stop round.
  45. (en) To call.
  46. (en) To pop in.
  47. (en) To come over.
  48. (en) To come round.
  49. (en) To stop off.
  50. (en) To experience.
  51. (en) To suffer.
  52. (en) To undergo.
  53. (en) Take.
  54. (en) Touch at.
  55. (en) To pay a visit.

zarar (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat
    Örnek: Aldığı günlerde iyi para getiren oteli zararla kapatmaya başlamışlar. M. Ş. Esendal
  2. (en) Average.
  3. (en) Bane.
  4. (en) Wastage.
  5. (en) Deficit.
  6. (en) Derogation.
  7. (en) To the bad.
  8. (en) Damnum.
  9. (en) Cost.
  10. (en) Damage.
  11. (en) Detriment.
  12. (en) Disadvantage.
  13. (en) Disservice.
  14. (en) Encroachment.
  15. (en) Evil.
  16. (en) Forfeit.
  17. (en) Harm.
  18. (en) Havoc.
  19. (en) Hurt.
  20. (en) İnjury.
  21. (en) Loss.
  22. (en) Maleficence.
  23. (en) Mischief.
  24. (en) Ravage.
  25. (en) Sacrifice.
  26. (en) Scathe.
  27. (en) Wreckage.
  28. (en) Red ink entry.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014