Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > zar nedir, zar ne demek, zarın anlamı, ingilizcesi (zar nnd)

zar nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






zar

  1. İnce perde veya örtü.
  2. İnce ve yumuşak yaprak biçimindeki organlar ve organ bölümleri, çeper.
  3. Birbirine sımsıkı yapışık hücre veya moleküllerden oluşan ve bitkilerin çeşitli bölümlerini bir kın gibi saran ince tabaka, cidar, çeper.
  4. Tavla ve başka oyunlarda kullanılan kemik, fil dişi, plastik vb. maddelerden küp olarak yapılan ve altı yüzünde, birden altıya kadar benekler bulunan oyun aracı.
  5. Kadınların örtündükleri çarşaf, car (II).
  6. Titreşerek ses üreten ince metal yaprak.
  7. Anatomide makroskopik ya da mikroskopik boyutlu, az ya da çok farklılaşmış ya da karmaşık yapıda, geniş ve yassı katman biçimli oluşumların genel adıdır.
  8. Sestoplarda, sesyayarda üzerine gelen ses dalgaları ya da elektrik akımına uygun titreşimler yapan parça.
  9. Hücrezarı.
  10. Bir dokuyu saran ince tabaka.
  11. Dokunun çeşitli tabakalarını ayıran kat.
  12. Hücre içi organelleri saran kılıf. Membran.
  13. Geçirimsiz ya da yarıgeçirgen duvar, ayırma perdesi.
  14. Hayvansal veya bitkisel bir yapıyı kaplayan veya bir kısmı saran, yumuşak ve ince bir doku tabakası, membran.
  15. Bir yüzeyi örten, bir boşluğun iç yüzünü döşeyen veya iki oluşum arasında bölme oluşturan ince doku tabakası, cidar, çeper, membran.
  16. (en) diaphfagm
  17. (en) Cortes. die. film. integument. lamina. membrane. pellicle. skin. tegument. velum. wall. bones.
  18. (en) Diaphragm. dice. film.
  19. (en) Membrane. diaphragm. pellicle. dice. die. film. integument. web.
  20. (en) Czar , tsar.
  21. (en) membrane
  22. (en) diaphragm
  23. (en) Membrane, diaphragm
  24. (al) Membran
  25. (al) membrane
  26. (al) Membran, Diaphragma
  27. (fr) diaphragme
  28. (fr) membrane
  29. (fr) Membrane, diaphragm
  30. (fr) Membrane, diaphragme
  31. (la) membrana:zar

ince (nedir ne demek)

  1. Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı.
  2. Zayıf
    Örnek: Sarışın, kuru, ince bir kadındı. Y. K. Beyatlı
  3. Taneleri ufak, iri karşıtı.
  4. Küçük ayrıntıları çok olan, aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı.
  5. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
  6. Tiz (ses), pes karşıtı
    Örnek: İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi. R. N. Güntekin
  7. Hafif, gücü az
    Örnek: Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir. S. F. Abasıyanık
  8. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı
    Örnek: Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı. R. N. Güntekin
  9. (en) Thin. fine. slender. slim. delicate. fragile. refined. attenuate. brittle. civilized. courteous. dainty. graceful. gracile. gracious. keen. lean. nice. polite. precision. scarious. sharp. subtile. subtle. sylphish. sylphlike. sylphy. tenuous. urbane.
  10. (en) Attentive. bland. chivalrous. courteous. dainty. decent. delicate. diplomatic. elegant. exquisite. filmy. fine. genteel. gentle. gracious. grand. kind. nice. refined. slender. slight. subtle. sugary. thin. tricky. willowy. slim. graceful. sensitive. finely.
  11. (en) Delicate. fine. refined. slim. small. subtle. slender. in small pieces. intricate. graceful. sensitive. high-pitched. dainty. acetate. chiffon. civilized. cling film. cultivated. diplomatic. exquisite. flimsy. fragile. nice. papery. precarious. se.
  12. (en) Attic
  13. (en) Tricky, trickish, tricksy, delicate
  14. (en) vaporous
  15. (en) thin

perde(nedir ne demek)

  1. Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü
    Örnek: Perdeleri nasıl kendi eliyle pencerelere taktığını ... düşündü. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey.
  3. İki yeri birbirinden ayıran bölme
    Örnek: Duvarın önüne çekilen tahta perdeye yapıştırılmış ilanlara bakıyordu. M. Ş. Esendal
  4. Seste pes perde
    Örnek: Sonra da ince ve çok acıklı bir perdeden şarkı söylemeye başladı. A. Mithat
  5. Doğruyu görmeye engel olan şey.
  6. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi.
  7. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer.
  8. Katarakt.
  9. Telli çalgılarda klavye üzerinde notaların yerlerini belirlemek amacıyla bölümlenmiş ve parmakla basılan aralık.
  10. Bk. bürgü
  11. Bk. ana perde
  12. Bk. bölüm perdesi
  13. Salonunda, görünçlükle, görüntülükle salonu ayıran, açılır kapanır örtü.
  14. Bk. görüntülük
  15. Bk. titrem
  16. Kurbağa ve su kuşlarında ayak parmakları arasındaki deri.
  17. (en) curtain
  18. (en) Curtain. screen. cloak. episode. cataract. key. tone.
  19. (en) Act. blind. cloak. cover. curtain. drapes. pall. pitch. screen. shade. tone. cataract. partition. act of a play. pitch.
  20. (en) Blind. curtain. diaphragm. membrane. pitch. screen. tone. veil. web. drape. drapery. movie screen. act of a play. cataract in the eye. shield. mask. blinding. hanging. apron. sunblind. light baffle. sunshade. partition. sheeting. sheet. pi.
  21. (en) web
  22. (en) web
  23. (en) drop
  24. (en) pitch
  25. (en) fret
  26. (al) Vorhang, Proszeniumsvorhang
  27. (fr) rideau
  28. (fr) membrane

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük