Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > zaman aşımı ile hak kazanmak nedir, zaman aşımı ile hak kazanmak ne demek (zaman aşımı ile hak kazanmak nnd)

zaman aşımı ile hak kazanmak nedir, zaman aşımı ile hak kazanmak ne demek?

zaman aşımı ile hak kazanmak

  1. (en) Prescribe.

zaman (nedir ne demek)

  1. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit
    Örnek: Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım. Ö. Seyfettin
  2. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit
    Örnek: Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir. A. İlhan
  3. Belirlenmiş olan an.
  4. Çağ, mevsim.
  5. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler.
  6. Dönem, devir
    Örnek: Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi. H. Taner
  7. Bir süre ile ilgili durum ve şartlar
    Örnek: Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu. H. Taner
  8. Güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına karşılık bir ölçü.
  9. Bk. çağ
  10. (Derleme.. fiillerdeZaman) Eylemlerin belirttikleri geçmişZaman, şimdikiZaman, genişZaman, gelecekZaman kavramı: Geldi, gelmiş, geliyor, gelir, gelecek, geldiydi, geliyormuş, hastaydı vb.
  11. Bk. evre
  12. Si biriminde saniye (s) gösterilen dördüncü boyut.
  13. Bir iş veya olayın geçmekte olduğu sürenin ölçüsü.
  14. Vakit; çağ.
  15. (en) Whilst.
  16. (en) Bout.
  17. (en) Cycle.
  18. (en) Date.
  19. (en) Father time.
  20. (en) Hour.
  21. (en) Season.
  22. (en) Tense.
  23. (en) Time.
  24. (en) When.
  25. (en) While.
  26. (en) Sands.
  27. (en) Leeway.
  28. (en) Space.
  29. (en) Beat.
  30. (en) The enemy.
  31. (en) İnterval.
  32. (en) Juncture.
  33. (en) Tide.
  34. (fr) Temps

çağ (nedir ne demek)

  1. Zaman dilimi, vakit.
  2. Hayatın çocukluk, gençlik vb. dönemlerinden her biri, yaş
    Örnek: Yazık ki delikanlılık çağını çoktan aşmıştır, şakaklarına kır düşmüştür, ayrıca hastadır. R. H. Karay
  3. Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası, dönem, devir
  4. Tarihin ayrıldığı dört büyük bölümden her biri, kurun.
  5. Bir şeyin uygun, elverişli zamanı
  6. Bir katmanın oluştuğu süre.
  7. "Dördüncüçağ", "gençlikçağı" örneklerinde olduğu gibi, yerine göre yerbilim evrelerine verilen ad.
  8. (en) Times.
  9. (en) Era.
  10. (en) Period.
  11. (en) Time.
  12. (en) Epoch.
  13. (fr) Èra

aşım (nedir ne demek)

  1. Aşma işi.
  2. Erkek hayvanın dişisiyle çiftleşmesi.
  3. Erkek hayvanın dişiyle çiftleşmesi, çiftleştirme.
  4. (en) Mating, breeding.

ile (nedir ne demek)

  1. Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, sebep veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
    Örnek: Çabuk bir süvari ile bana haber gönderiniz. Ö. Seyfettin
  2. Bazı soyut isimlere getirildiğinde durum bildiren zarflar oluşturan bir söz.
  3. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
  4. (en) With.
  5. (en) Together with.
  6. (en) Withal.
  7. (en) Plus.
  8. (en) By means of.
  9. (en) Hereby.
  10. (en) Upon.

hak (nedir ne demek)

  1. Toprak.
  2. Toprak.
  3. Adalet.
  4. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç
    Örnek: Üstelik adli tatil olduğu için hak sahipleri bekleşirler. B. Felek
  5. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk.
  6. Geçmiş ve harcanmış emek.
  7. Pay.
  8. Emek karşılığı ücret.
  9. Doğru, gerçek
  10. Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma.
  11. Kâğıttaki yazıyı kazıma.
  12. Tanrı.
  13. Bk. oymabaskı
  14. (en) Benefit.
  15. (en) [Jim Fullington] heel, back part of the foot; back part of the sole of a shoe; hoe, pickaxe; cut, incision.
  16. (en) Condign.
  17. (en) Justice.
  18. (en) Claim.
  19. (en) Authority.
  20. (en) Dibs.
  21. (en) Franchise.
  22. (en) Title.
  23. (en) Warrant.
  24. (en) Warranty.
  25. (en) The right.
  26. (en) Just.
  27. (en) Right.
  28. (en) Renumeration.
  29. (en) Right dealing.
  30. (en) One's due / right / share.
  31. (en) Fairness.
  32. (en) True.
  33. (en) Allowance.
  34. (en) Margin.
  35. (en) Benefice.
  36. (en) Beneficium.
  37. (en) Competence.
  38. (en) Prerogative.
  39. (en) Privilege.
  40. (en) Reason.
  41. (en) Remuneration.
  42. (en) Truth.

kazanmak (nedir ne demek)

  1. Kazanç sağlamak
    Örnek: Bu beş lirayı bitirmeden ben para kazanmalıyım. P. Safa
  2. Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek
  3. Çıkmak, isabet etmek.
  4. Edinmek, sahip olmak
  5. Tutulmak, yakalanmak.
  6. Kendinden yana çekmek
  7. Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak.
  8. Yenmek, galip gelmek
  9. (en) Clean up.
  10. (en) Pull off.
  11. (en) Bear the bell.
  12. (en) Carry away the bell.
  13. (en) Be in pocket.
  14. (en) Earn.
  15. (en) Gain.
  16. (en) Obtain.
  17. (en) Achieve.
  18. (en) Acquire.
  19. (en) Attain.
  20. (en) Carry off.
  21. (en) Clear.
  22. (en) Come by.
  23. (en) Draw.
  24. (en) Garner.
  25. (en) Gather.
  26. (en) Get out of.
  27. (en) Land.
  28. (en) Purchase.
  29. (en) Realize.
  30. (en) Reap.
  31. (en) Take.
  32. (en) Notch.
  33. (en) Pass.
  34. (en) Procure.
  35. (en) Save.
  36. (en) To earn.
  37. (en) To gain.
  38. (en) To pull sth in.
  39. (en) To pull sth down.
  40. (en) To win.
  41. (en) To carry sth off.
  42. (en) To notch sth up.
  43. (en) To pass.
  44. (en) To get.
  45. (en) To obtain.
  46. (en) To acquire.
  47. (en) To procure.
  48. (en) To come off best.
  49. (en) Carry.
  50. (en) Carry the day.
  51. (en) Chalk up.
  52. (en) Fall into.
  53. (en) Get into.
  54. (en) Get out.
  55. (en) Grow in.
  56. (en) Heap.
  57. (en) Make.
  58. (en) Profit.
  59. (en) Walk of.

prescribe   US UK (nedir ne demek)

  1. Nizam koymak
  2. Emretmek
  3. Tıb
  4. İlaç yazmak (doktor), reçete yazmak, emretmek, buyurmak, zaman aşımına uğramak, zaman aşımı ile hak kazanmak

içinde (nedir ne demek)

  1. Süresince, zarfında
    Örnek: Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç
  2. Ortamında
    Örnek: Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz. F. R. Atay
  3. ... ile dolu bir biçimde.
  4. (en) Full of.
  5. (en) Having.
  6. (en) Within (a limit.
  7. (en) Under (circumstances.
  8. (en) İncluded.
  9. (en) İnside of.
  10. (en) Within.
  11. (en) İnly.
  12. (en) Therein.
  13. (en) İnside.
  14. (en) Among.
  15. (en) Amongst.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.022