|
zamanında davranma
-
timing
-
Eskiden
Örnek:
Zamanında bir Kasımpaşalı Hayalî Hafız varmış. A. Ş. Hisar
-
Tam vaktinde.
-
Bk. süresinde
-
On time.
-
Duly. at the right time.
-
İstenildiği, söz verildiği süre içinde.
-
İn due course of time
-
En temas voulu, en son temps
-
kımıldama!
-
Davranmak işi.
-
[davranma] n. behavior, conduct, manner of acting
-
[davranma] n. behavior, conduct, manner of acting
-
ayarlama
-
Zamanlama, zamanında davranma, saat tutma, süre tutma
eskiden(nedir ne demek)
-
Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda, geçmişte, mukaddema
Örnek:
Maşallah... Seni eskiden tanıyora benziyor. M. Yesarî
-
İn old times. in times of old. of old. before now. once. beforetime. sometime. formerly. anciently. erstwhile. lang syne. onetime. in days of yore. of yore.
-
Formerly. once. in the old days. in the past.
-
Formerly. in the old days. in the past. autrefois. catchpol. once.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|