Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > zürriyet nedir, zürriyet ne demek (zürriyet nnd)

zürriyet nedir, zürriyet ne demek?

zürriyet

  1. Döl, soy sop, sulp.
  2. Çocuk.
  3. Bk. yavru
  4. Soy; bir soydan gelenler.
  5. (en) Offspring.
  6. (en) Descendants.
  7. (en) Progeny.
  8. (en) Descendance.
  9. (en) Descent.
  10. (en) Family.
  11. (en) Generation.
  12. (en) Posterity.
  13. (en) Seed.

yavru (nedir ne demek)

  1. Yeni doğmuş hayvan veya insan.
  2. Çocuk, evlat
    Örnek: O zaman gördü ki, küçük çocuk, memleketlisi minimini yavru ağlıyor. R. H. Karay
  3. Bir şeyin küçüğü
    Örnek: Ev, bodrumu, tavan arası ve iki katıyla tam bir konak yavrusudur. T. Buğra
  4. Güzel, alımlı genç kız.
  5. Bir bireyin meydana getirdiği ve yine kendi tipini meydana getirecek özellikteki bireyler; çocuk. Oğul döl.
  6. Bir bireyin meydana getirdiği ve yine kendi tipini meydana getirecek özellikteki bireyler, oğul döl.
  7. (en) Baby.
  8. (en) Little one.
  9. (en) Babe.
  10. (en) Babunbaby.
  11. (en) Sexy good-looking young woman.
  12. (en) Dish.
  13. (en) Dolly bird.
  14. (en) Offspring.
  15. (en) Nestling.
  16. (en) Young.
  17. (en) Young animal.
  18. (en) Youngster.
  19. (en) Chick.
  20. (en) Cracker.
  21. (en) Child.
  22. (en) Crumpet.
  23. (en) Bird.
  24. (en) The young.
  25. (en) Affectionate term for any child.
  26. (en) Kiddie kiddy.
  27. (fr) Enfants

döl (nedir ne demek)

  1. Canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey veya bireylerin bütünü, zürriyet, nesil
    Örnek: Macarların çoğunun bize benzeyişinin bir nedeni de bu döl karışmasıdır. H. Taner
  2. Yavru, çocuk
  3. Oğul birey; doğal olarak soyların birbiri arkasından gelen basamakları. Örnek: Büyük anne, büyük baba, anne, baba, çocuk, torun. Nesil, generasyon, jenerasyon.
  4. Yavru.
  5. Semen, meni, sperma.
  6. Canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey veya bireylerin bütünü, nesil, jenerasyon.
  7. (en) Race.
  8. (en) Fruit.
  9. (en) Offspring.
  10. (en) Progeny.
  11. (en) Progeniture.
  12. (en) Spawn.
  13. (en) Posterity.
  14. (en) Sperm.
  15. (en) New generation.
  16. (en) İssue.
  17. (en) Ejeculate, Yun. genos.
  18. (en) Seed.
  19. (en) Semen.
  20. (en) Young.
  21. (en) Generation.
  22. (en) Stock.
  23. (en) Seedling.
  24. (en) Descendants.
  25. (fr) Génération
  26. (la) Generatio: üreme

soy   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir atadan gelen kimselerin topluluğu, sülale
    Örnek: Bizler hadi neyse, böyle biraz gülünç bir adamın hafif adına katlanalım ama, yarın, bizim soyumuzdan kimlerin yetişeceğini kim bilir. M. Ş. Esendal
  2. Cins, tür, çeşit.
  3. İyi ve üstün nitelikleri bulunan.
  4. Manzum söz
    Örnek: Boy boyladı, soy soyladı. Dede Korkut
  5. Birkaç altbölükten oluşmuş, aşamalı toplumsal denetleme düzeni, bk. altbölük. krş. sınıf, altkültür.
  6. Cins.
  7. (en) Family.
  8. (en) Noble.
  9. (en) Blood.
  10. (en) Descent.
  11. (en) Kindred.
  12. (en) Stem.
  13. (en) See Soja.
  14. (en) Most highly proteinaceous vegetable crop known erect bushy hairy annual herb having trifoliate leaves and purple to pink flowers; extensively cultivated for food and forage and soil improvement but especially for its nutritious oil-rich seeds; native to Asia a source of oil; used for forage and soil improvement and as food.
  15. (en) The soja, a kind of bean.
  16. (en) Descendance.
  17. (en) Generation.
  18. (en) Line.
  19. (en) Sort.
  20. (en) People descended from a common ancestor.
  21. (en) Kind.
  22. (en) Species.
  23. (en) Genus.
  24. (en) Source of oil; used for forage and soil improvement and as food.
  25. (en) Erect bushy hairy annual herb having trifoliate leaves and purple to pink flowers; extensively cultivated for food and forage and soil improvement but especially for its nutritious oil-rich seeds; native to Asia.
  26. (en) Caste.
  27. (en) Ancestors.
  28. (en) Stirpes.
  29. (en) Race.
  30. (en) Stirps.
  31. (en) Breed.
  32. (en) Lineage.
  33. (en) Birth.
  34. (en) Ancestry.
  35. (en) Ancestor.
  36. (en) Cion.
  37. (en) Extraction.
  38. (en) Flesh and blood.
  39. (en) Genealogy.
  40. (en) Offshoot.
  41. (en) Parentage.
  42. (en) Pedigree.
  43. (en) Posterity.
  44. (en) Progeny.
  45. (en) Stock.
  46. (en) Strain.
  47. (en) Phylo-.
  48. (en) Cast.
  49. (en) Range.
  50. (en) Quality.
  51. (en) Nature.
  52. (en) Genealogical line.
  53. (en) Origin.
  54. (en) Thin sauce made of fermented soy beans.
  55. (en) Most highly proteinaceous vegetable crop known.
  56. (fr) Caste
  57. Soya
  58. Bu fasulyeden yapılan sos.
  59. Soya salçası, soya, soya fasulyesi

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009