Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yuvarlak pencere nedir, yuvarlak pencere ne demek, yuvarlak pencerein anlamı, ingilizcesi (yuvarlak pencere nnd)

yuvarlak pencere nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






yuvarlak pencere

  1. Orta kulak ile salyangozu birbirine bağlayan ve bir zarla örtülü olan yuvarlak delik.
  2. (en) Round opening
  3. (fr) Fenêtre ronde
  4. (la) Fenestra rotunda, fenestra: pencere; rotundus: yuvarlak

yuvarlak (nedir ne demek)

  1. Top veya küre biçiminde olan, müdevver.
  2. Top veya küre biçiminde toparlak şey.
  3. (en) Annular. circular. conglobate. orbicular. rotund. rotundate. round.
  4. (en) Domed. full. knobbly. round. circular. spherical. globular. globe. sphere. ball.
  5. (en) Circular. disc. disk. globe. rotund.

pencere (nedir ne demek)

  1. Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık
    Örnek: Bavulu açtım, kâğıdı parçaladım, pencereden attım. R. H. Karay
  2. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan,pencereyi belirleyen dikdörtgen delik.
  3. (en) Window, aperture, film gate
  4. (en) window.
  5. (al) Filmfenster, Bildfenster
  6. (fr) fenêtre

orta kulak (nedir ne demek)

  1. Kulak zarı, çekiç, örs, üzengi kemiklerinin bulunduğu, dış kulakla iç kulak arasındaki bölüm.
  2. Kulakta bir taraftan kulak zarı, diğer taraftan iç kulak kemik duvarı ile çevrili, östaki borusuyla yutağa bağlanan boşluk. İçinde işitme kemikçikleri denen üç küçük kemik (çekiç, örs ve üzengi kemikleri) iki taraf arasında uzanarak ses titreşimlerinin kulak zarından iç kulağa iletilmesini sağlar. Oval ve yuvarlak pencere ile iç kulağa bağlanır.
  3. Os temporalenin pars petrozası içerisinde bulunan, kavum timpani ve tuba avditiva bölümlerinden oluşan ve östaki borusuyla yutağa bağlanan boşluk. Dış kulakla orta kulak arasında membrana timpani ve onun da iç kısmında ses dalgalarının iletilmesinden sorumlu kulak kemikçikleri bulunur.
  4. (en) Middle ear.
  5. (en) Middle ear, tympanic cavity
  6. (en) Auris media
  7. (fr) Oreille moyenne

orta (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer
    Örnek: Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre.
  3. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm
    Örnek: Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler. Ö. Seyfettin
  4. İyi ile kötü arasındaki durum, vasat.
  5. Görünür, algılanır durum
    Örnek: Moralinin, inadının, zaman zaman da aşırı ataklığının nedeni ortadadır. H. Taner
  6. Topluluk içinde, arasında.
  7. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece.
  8. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
  9. Görünçlüğünortasında yer alan bölüm;ortaya düşen yerler.
  10. (en) middle
  11. (en) Middle. mid. central. medium. middling. intermediate. fair. in-between. intermediary. mean. medial. median. mediate. mediocre. mesial. mesne. moderate. passable. secondary. middle. center. centre. mean. midst. bosom. c. median. medium. mid-. meso-. m.
  12. (en) Average. centre. fair. indifferent. intermediate. medial. median. mediocre. medium. middle. middling. moderate. normal. tolerable. central. midst. center. mean.
  13. (en) İntermediate. medium. middle. middling. moderate. middle part. central part. central (thing. average. centre. centrum. the common run. heart. in between. mainstream. medial. mediocre. mesne. mid. midst.
  14. (al) Mittelgrund
  15. (fr) milieu

kulak (nedir ne demek)

  1. Başın her iki yanında bulunan işitme organı
    Örnek: Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum. H. C. Yalçın
  2. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü
  3. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri.
  4. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu.
  5. Sabanın toprağa giren kısmının iki yanında bulunan ve toprağı yollara dökmeye yarayan parça.
  6. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri.
  7. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.
  8. Varlıklı Rus köylüsü.
  9. Toprak sahibi olan, ücretli emek kullanarak tarımsal üretim yapan veya toprak ve tarımsal araçları kiraya vererek tefecilik yoluyla haksız kazanç sağlayan varlıklı Rus köylüsü.
  10. İşitme organı; memelilerde dış, orta ve içkulak bölgelerinden oluşan yapı.
  11. (en) Aural. ear. lug. oto-.
  12. (en) Ear. flange.
  13. (en) Ear. lug. flap.
  14. (en) ear
  15. (fr) oreille

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük