|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
yurt
-
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan.
-
Memleket
Örnek:
Gerideki yurdunu on beş günden fazla boş bırakmak istemez. F. R. Atay
-
Bakıma ve barınmaya muhtaç bir grup insanın oturduğu, yetiştirildiği veya bakıldığı kurum.
-
Göçebe Türklerin oturduğu çadır.
-
Öğrencilerin kaldığı, barındığı yer.
-
Toplu olarak bir iş öğretilen yer.
-
Hastaların tedavi edildiği yer.
-
Diyar.
-
Orta Asya'da göçebe yaşamı süren toplumların keçeden yapılma çadırları.
-
Oturulan yer, ev.
-
Ülke, vatan memleket.
-
Dig. diggings. digs. dorm. dormitory. hall. hall of residence. home. hostel. youth hostel. house.
-
Country. home. homeland. hostel. native country. habitation. student dormitory. institute. fatherland. habitat. dormitory.
-
A circular domed dwelling that is portable and self-supporting; originally used by nomadic Mongol and Turkic people of central Asia but now used as inexpensive alternative or temporary housing.
-
Country. fatherland. hearth. home. homeland. shipping country.
-
Yurt, keçe çadır
-
Yurda benzer yuvarlak bina.
-
[halk] n. the people, people, public, the crowd, the community, the vulgar, demos, folk, the million, populace, grass roots
halk(nedir ne demek)
-
Aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta olan insan topluluğu.
-
Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.
-
Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.
-
Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü
Örnek:
Bütün köy halkı orada idi. Ö. Seyfettin
-
Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu
Örnek:
Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir. O. V. Kanık
-
Aydınların dışında kalan topluluk.
-
Yaratma.
-
Penisin kabuklanması.
-
Belli bir ülkede yaşayan, kan birliği taşıyan, aynı dili konuşan, benzer yaşama alışkanlıklarını sürdüren, ortak bir tarihi olan insanların oluşturdukları büyük birlik (Halk terimi aynı zamanda; birbirlerinden dil ve köken bakımından ayrı olan, ama ortak bir devlet yönetimiyle birleşmiş bulunan ahali için de kullanılır. Daha geniş anlamda, bir ulusun belli bir çevresi içinde yaşayan bölümü de bu terimle karşılanır: Anadoluhalkı gibi).
-
Folk. public. popular. communal. vulgar. the people. people. public. the crowd. the community. the vulgar. demos. folk. the million. populace. grass roots. demo-.
-
Community. country. folk. folks. people. populace. population. public. nation. the common people. crowd.
-
A nook; a corner.
-
People. nation. populace. the common people. public body. commonwealth. community. crowd. rank and file. folk. the millions. populace populacy. public. resident community. resident population. society.
-
people
-
peuple
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|