Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yulaf ezmeli yemek nedir, yulaf ezmeli yemek ne demek, yulaf ezmeli yemekin anlamı, ingilizcesi (yulaf ezmeli yemek nnd)

yulaf ezmeli yemek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






yulaf ezmeli yemek

  1. (en) flummery

yulaf (nedir ne demek)

  1. Buğdaygillerden, en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen otsu bitki (Avena sativa).
  2. Bu bitkinin tanesi.
  3. Buğdaygiller (Poaceae, Gramineae) familyasından, panikül tip çiçeklenmesi olan, ülkemizde geniş kültürü yapılan ve tohumları kullanılan, bir yıllık, otsu bitki.
  4. Buğdaygiller familyasından, partikül tip çiçeklenmesi olan, ülkemizde geniş kültürü yapılan ve tohumları kullanılan, geviş getiren hayvanlar ve at beslemede önemli olan, bir yıllık otsu bir bitki.
  5. (en) Oaten. oat.
  6. (en) Oats. oat.
  7. (en) Gruel. oat.
  8. (en) Common cultivated oat
  9. (fr) avoine
  10. (la) Avena sativa

ezme (nedir ne demek)

  1. Sebze veya yemiş ezilerek yapılan yiyecek
    Örnek: Sıkınca içinden vıcık vıcık balık ezmeleri, kaz ciğerleri çıkan tüpler... Y. Z. Ortaç
  2. Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalamak, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklamak işlemi.
  3. Ezmek işi.
  4. Karşısındakini uzun süre güreşemez duruma sokma.
  5. Yem parçacıklarının biçimi ve/veya irilikleri, gerektiğinde kıvama getirilmek veya tavlanmak suretiyle, merdaneler arasından geçirilerek düz, yassı partiküller durumuna getirilmesi.
  6. (en) Crushing. mashing. grinding. puree. crush. paste. mash. pate. pomace. pulverization. scrunch. spoon meat.
  7. (en) Mash. mush. paste. puree. swat.
  8. (en) Crushing. crushed. pounded. mashed. mash. pulp. powdering. pulpy. pounding. pap. mashy. crash. stamping. squeeze. squash. marmalade. paste. pureé. crush. grind. puree. scrunch.
  9. (en) rolling

yemek (nedir ne demek)

  1. Yeme, karın doyurma işi
    Örnek: Yemekten sonra gocuğuna sarar yatırırdı beni. N. Cumalı
  2. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam.
  3. Günün belli saatlerinde yenilen besin
    Örnek: Yemek ya kahvaltıda ya da yemekte yenir. Arada bir şey yenmez. H. Taner
  4. Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama
    Örnek: Pek protokolcü olduğu için yemek sessiz geçiyordu. F. R. Atay
  5. Ağızda çiğneyerek yutmak
    Örnek: Adam o kadar çabuk yiyor ki, hizmetçi ekmek yetiştiremiyor. B. Felek
  6. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek
    Örnek: Necla onun böyle kendinden geçercesine çalıştığını gördükçe üzüntüden tırnaklarını yiyor. H. Taner
  7. Isırmak.
  8. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak.
  9. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak
    Örnek: Kendini topladı ama, fena yerinden gagayı yedi sanırım... M. Ş. Esendal
  10. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek.
  11. Harcamak, tüketmek, bitirmek
    Örnek: Mirası sen yedin, zahmeti ben çekiyorum, diye latife ediyordu. M. Ş. Esendal
  12. Yasal yoldan cezalandırılmak.
  13. Yemek yeme, karın doyurma işi
  14. (en) Chow. dinner. dish. eat. food. grub. meal. repast. scoff. scran. crop. eat. ingest.
  15. (en) Abrade. board. course. crop. dinner. dish. eat. eats. erode. feed. food. grub. have. keep. partake. repast. swallow. table. meal. to eat. to consume. to accept.
  16. (en) To eat. to spend recklessly. to corrode. to consume.

flummery  US UK (nedir ne demek)

  1. Keşkeğe veya bulgur pilavına benzer bir yemek
  2. Muhallebi gibi bir çeşit meyvalı ve yumurtalı tatlı
  3. Tatsız şey, anlamsız kompliman, boş laf.
  4. Palavra, boş laf, yaltaklanma, anlamsız kompliman, yulaf ezmeli yemek, unlu bir tatlı

buğday(nedir ne demek)

  1. Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.
  2. Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum).
  3. Buğdaygiller (Gramineae, Poaceae) familyasından, çiçeklenmesi başak şeklinde, tohumları kullanılan, ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan, bir yıllık otsu bitki.
  4. Buğdaygiller familyasından, başak biçiminde çiçeklenen, tohumları genelde insan gıdası olarak kullanılan, yapısında bulunan nişasta tabiatında olmayan polisakkaritler nedeniyle kanatlı rasyonlarında sınırlı kullanılan bir yıllık otsu bitki.
  5. Tohumu ekmek yapımında kullanılan bitki ve aynı bitkinin başaktan ayrılmış tanesi.
  6. (en) wheat.
  7. (en) Corn. wheat.
  8. (en) Wheat. commodity exchange.
  9. (en) Common wheat
  10. (fr) Blé, froment
  11. (la) Triticum sativum, Triticum vulgare
  12. (la) Triticum aestivum, Triticum vulgare

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük