Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yukarı nedir, yukarı ne demek, yukarıın anlamı, ingilizcesi (yukarı nnd)

yukarı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






yukarı

  1. Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı.
  2. Yetkili kimse.
  3. Benzerleri arasında üstte bulunan.
  4. Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan.
  5. Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya
    Örnek: Yukarı, kocasının odasına çıktı. M. Ş. Esendal
  6. 1) bir kimsenin adının dilden düşürülmediğini, onun pek gözde olduğunu anlatan bir söz: “Adı erken yaşta şaire çıkmıştı. Şair aşağı, şair yukarı.” -H. Taner. 2) bir hizmette çok kullanılan kişice, yakınma olarak kullanılan bir söz.
  7. (en) High. up. upward. upwards. up.
  8. (en) Above. aloft. up. upwards. upstairs. high. upper. top. upper part. on high.
  9. (en) Up.

bölüm (nedir ne demek)

  1. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım
    Örnek: Asıl yalıya bitişik bir binada, belki de eski selamlık bölümünde idiler. R. H. Karay
  2. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.
  3. Çağ, devir
    Örnek: O gün edebiyat tarihinde hecenin beş şairi diye bir bölüm açanların üçü orada tanıştılar. Y. Z. Ortaç
  4. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.
  5. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.
  6. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
  7. Bir kamu kurumunun tüm görevlerini parça parça yapan iş yerlerinin ayrı ayrı her birinin adı.
  8. Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük.
  9. Bk. ayrım
  10. Filumların bir araya gelmesiyle teşekkül eden, canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim. Divizyo.
  11. Yazmaların kendi içinde bölünebildiği büyük ayırımlardan her biri.
  12. (en) part
  13. (en) Section. chapter. part. category. division. class. department. instalment. installment. cantle. compartment. desk. episode. fraction. fragment. portion. segment. septum. sequence. side. squad.
  14. (en) Bay. branch. breakup. contingent. department. fraction. instalment. leg. movement. part. passage. portion. proportion. quotient. section. segment. segmentation. side. division. chapter.
  15. (en) Chapter. division. quotient. section. part. division. portion. bay. block. book. branch. catch. category. department. episode. instal l ment. office. paying department. piece. repartition. rubric. segment.
  16. (en) division
  17. (en) office
  18. (al) TV
  19. (fr) Partie, épisode
  20. (fr) division
  21. (fr) Local, bureau d'une administration
  22. (la) Dividere: bölmek

fevk (nedir ne demek)

  1. Üst
    Örnek: Yüz kartalın kanadından daha kuvvetli kanatlarla bulutların fevkine çıktık. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Yukarı.
  3. (en) Superior, higher in rank or position

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük