|
yukarı
-
Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı.
-
Yetkili kimse.
-
Benzerleri arasında üstte bulunan.
-
Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan.
-
Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya
Örnek:
Yukarı, kocasının odasına çıktı. M. Ş. Esendal
-
1) bir kimsenin adının dilden düşürülmediğini, onun pek gözde olduğunu anlatan bir söz: Adı erken yaşta şaire çıkmıştı. Şair aşağı, şair yukarı. -H. Taner. 2) bir hizmette çok kullanılan kişice, yakınma olarak kullanılan bir söz.
-
High. up. upward. upwards. up.
-
Above. aloft. up. upwards. upstairs. high. upper. top. upper part. on high.
-
Up.
-
Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım
Örnek:
Asıl yalıya bitişik bir binada, belki de eski selamlık bölümünde idiler. R. H. Karay
-
Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.
-
Çağ, devir
Örnek:
O gün edebiyat tarihinde hecenin beş şairi diye bir bölüm açanların üçü orada tanıştılar. Y. Z. Ortaç
-
Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.
-
Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.
-
Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
-
Bir kamu kurumunun tüm görevlerini parça parça yapan iş yerlerinin ayrı ayrı her birinin adı.
-
Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük.
-
Bk. ayrım
-
Filumların bir araya gelmesiyle teşekkül eden, canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim. Divizyo.
-
Yazmaların kendi içinde bölünebildiği büyük ayırımlardan her biri.
-
part
-
Section. chapter. part. category. division. class. department. instalment. installment. cantle. compartment. desk. episode. fraction. fragment. portion. segment. septum. sequence. side. squad.
-
Bay. branch. breakup. contingent. department. fraction. instalment. leg. movement. part. passage. portion. proportion. quotient. section. segment. segmentation. side. division. chapter.
-
Chapter. division. quotient. section. part. division. portion. bay. block. book. branch. catch. category. department. episode. instal l ment. office. paying department. piece. repartition. rubric. segment.
-
division
-
office
-
TV
-
Partie, épisode
-
division
-
Local, bureau d'une administration
-
Dividere: bölmek
-
Üst
Örnek:
Yüz kartalın kanadından daha kuvvetli kanatlarla bulutların fevkine çıktık. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Yukarı.
-
Superior, higher in rank or position
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|