Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > yolsuz nedir ne demek, yolsuzun anlamı

yolsuz nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

yolsuz

  1. Yolu olmayan
    Örnek: Bu dik, sarp ve yolsuz dağları arabalar, katırlar ve otomobillerle aşacaksınız. F. R. Atay
  2. Yavaş giden (taşıt).
  3. Kurallara aykırı, uygunsuz, yöntemsiz, düzensiz, yersiz, usulsüz, nizamsız
    Örnek: Kaymakamın yolsuz icraatı, hususi hayatı hep burada konuşulur, kasabanın olup biten işleri hep burada öğrenilirdi. R. H. Karay
  4. Törelere, toplumun görüşüne aykırı davranan
    Örnek: Babam böyle yolsuz bir adam olsaydı anam ne yapardı. M. Ş. Esendal
  5. yolsuz ne demek (en) Lawless. unlawful. (sadece ingilizce sonuçlar)
  6. yolsuz ne demek (en) Improper. irregular. trackless.

yol (nedir)

  1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
  2. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
    Örnek: Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. Ç. Altan
  3. Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
    Örnek: Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. Ö. Seyfettin
  4. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
  5. Gidiş çabukluğu, hız.
  6. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
  7. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
  8. Yolculuk.
  9. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler.
  10. yol ne demek (en) Itinerary. road. angle. approach. avenue. channel. cutting. expedient. gateway. handle. itinerary. journey. meatus. outlet. path. road. route. tack. thoroughfare. trail. via. walk. way. weigh. wise.
  11. yol ne demek (en) Access. artery. course. dodge. expedient. lane. line. manner. means. method. mode. order. path. process. recipe. road. route. rule. streak. tack. way. ways. street. stripe. passage. system.
  12. yol ne demek (en) Bus. path. way. access. alley. course. form. frontager. line. means. measure. method. order. outlet. process. proprieties. road. rule. sort. streak. street. stripe. system. tack. thoroughfare. tracing. track. walk.
  13. yol ne demek (en) Way, road
  14. yol ne demek (fr) Chemin, voie

yavaş (nedir)

  1. Dikkat et, acele etme!
  2. Hızlı olmayan, çabuk karşıtı.
  3. Yumuşak huylu, yumuşak başlı.
  4. Alçak, hafif.
  5. Alçak, hafif bir biçimde
    Örnek: Yavaş tut, içinde kırılacak eşya var... M. Ş. Esendal
  6. Hızlı olmayarak.
  7. 1. Ağırbaşlı; yumuşak huylu, sakin. 2. Şefkatli, sevecen.
  8. yavaş ne demek (en) Gingerly. languishing. largo. leisurely. lingering. not fast. poco. slow. slowspeed. tardy.
  9. yavaş ne demek (en) Gentle. heavy. inert. leisurely. slack. slow. tardy. torpid.
  10. yavaş ne demek (en) Slow.


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 2.0.007
Bunları kaçırmayın!