Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yol almak nedir, yol almak ne demek (yol almak nnd)

yol almak nedir, yol almak ne demek?

yol almak

  1. Yolda ilerlemek.
  2. (en) Cruise, itinerate, travel.

yol (nedir ne demek)

  1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
  2. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
    Örnek: Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. Ç. Altan
  3. Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
    Örnek: Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. Ö. Seyfettin
  4. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
  5. Gidiş çabukluğu, hız.
  6. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
  7. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
  8. Yolculuk.
  9. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri.
  10. Elektronlar, iyonlar veya moleküller gibi taneciklerin hareket ettiği iz, patika.
  11. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler.
  12. (en) Way, road.
  13. (en) Way.
  14. (en) İtinerary.
  15. (en) Road.
  16. (en) Angle.
  17. (en) Approach.
  18. (en) Avenue.
  19. (en) Channel.
  20. (en) Cutting.
  21. (en) Expedient.
  22. (en) Gateway.
  23. (en) Handle.
  24. (en) Journey.
  25. (en) Meatus.
  26. (en) Outlet.
  27. (en) Path.
  28. (en) Route.
  29. (en) Tack.
  30. (en) Thoroughfare.
  31. (en) Trail.
  32. (en) Walk.
  33. (en) Weigh.
  34. (en) Wise.
  35. (en) Access.
  36. (en) Artery.
  37. (en) Course.
  38. (en) Dodge.
  39. (en) Lane.
  40. (en) Line.
  41. (en) Manner.
  42. (en) Means.
  43. (en) Method.
  44. (en) Mode.
  45. (en) Order.
  46. (en) Process.
  47. (en) Recipe.
  48. (en) Rule.
  49. (en) Streak.
  50. (en) Ways.
  51. (en) Street.
  52. (en) Stripe.
  53. (en) Passage.
  54. (en) System.
  55. (en) Alley.
  56. (en) Form.
  57. (en) Frontager.
  58. (en) Measure.
  59. (en) Proprieties.
  60. (en) Sort.
  61. (en) Tracing.
  62. (en) Track.
  63. (fr) Chemin, voie
  64. (fr) Trajectoire

almak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
    Örnek: Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı
  2. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak.
  3. Birlikte götürmek.
  4. Satın almak
    Örnek: Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan. N. Cumalı
  5. Ele geçirmek, fethetmek
    Örnek: Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş. Ö. Seyfettin
  6. İçine sığmak.
  7. Kabul etmek.
  8. Kendine ulaştırılmak, iletilmek.
  9. Bk. çevirmek
  10. (en) Take on.
  11. (en) Occupy.
  12. (en) Get.
  13. (en) Take.
  14. (en) Receive.
  15. (en) Accept.
  16. (en) Take in.
  17. (en) Seize.
  18. (en) Capture.
  19. (en) Conquer.
  20. (en) Pick up.
  21. (en) Gain.
  22. (en) Put on.
  23. (en) Admit.
  24. (en) Assume.
  25. (en) Borrow.
  26. (en) Collect.
  27. (en) Come in.
  28. (en) Divest smb.
  29. (en) Draw.
  30. (en) Enter on.
  31. (en) Enter upon.
  32. (en) Enucleate.
  33. (en) Excise.
  34. (en) Extract.
  35. (en) Fetch.
  36. (en) Garner.
  37. (en) Have.
  38. (en) Help one.
  39. (en) Claim.
  40. (en) Derive.
  41. (en) Hold.
  42. (en) Keep.
  43. (en) Obtain.
  44. (en) Score.
  45. (en) Secure.
  46. (en) Trade.
  47. (en) To take.
  48. (en) To get.
  49. (en) To receive.
  50. (en) To buy.
  51. (en) To take sb in marriage.
  52. (en) To hold.
  53. (en) To take along.
  54. (en) To call for.
  55. (en) To capture.
  56. (en) To conquer.
  57. (en) To catch.
  58. (en) To take on.
  59. (en) To hire.
  60. (en) To employ.
  61. (en) To move.
  62. (en) To remove.
  63. (en) To take away.
  64. (en) To sweep.
  65. (en) To clean.
  66. (en) To dust.
  67. (en) To sense.
  68. (en) To smell.
  69. (en) To purchase.
  70. (en) To marry a girl.
  71. (en) To be able to contain.

çevirmek (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin yönünü değiştirmek
    Örnek: Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi. Y. Z. Ortaç
  2. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek
    Örnek: Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu. Ö. Seyfettin
  3. Döndürerek hareket ettirmek
    Örnek: Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi. S. F. Abasıyanık
  4. Yönetmek, idare etmek
    Örnek: Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor. H. Taner
  5. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek.
  6. Geri göndermek.
  7. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek.
  8. Çevrilemek, tevil etmek.
  9. Çevirim eylemi.
  10. (en) Shoot, take, film, cinematograph.
  11. (en) Turn.
  12. (en) Spin.
  13. (en) Upturn.
  14. (en) Exchange.
  15. (en) Roll.
  16. (en) Twirl.
  17. (en) Change to.
  18. (en) Bend.
  19. (en) Besiege.
  20. (en) Channel.
  21. (en) Direct.
  22. (en) Revolve.
  23. (en) Sweep.
  24. (en) To turn.
  25. (en) To rotate.
  26. (en) Revert.
  27. (en) Assemble.
  28. (en) Bowl.
  29. (en) Pull.
  30. (en) Turn over.
  31. (en) Dial.
  32. (en) Turn into.
  33. (en) Switch to.
  34. (en) Translate into.
  35. (en) Translate.
  36. (en) İnterpret.
  37. (en) Encircle.
  38. (en) Surround.
  39. (en) Enclose.
  40. (en) İnclose.
  41. (en) Avert.
  42. (en) Commute.
  43. (en) Convert.
  44. (en) Decline.
  45. (en) Deflect.
  46. (en) Divert.
  47. (en) Hedge in.
  48. (en) Hedge round.
  49. (en) Manage.
  50. (en) Point.
  51. (en) Point on.
  52. (en) Train.
  53. (en) Twine.
  54. (en) Twist.
  55. (en) To manage.
  56. (en) To refuse.
  57. (en) To return.
  58. (en) To reject.
  59. (en) To turn inside out.
  60. (en) To interpret.
  61. (en) To translate.
  62. (en) To enclose.
  63. (en) To surround.
  64. (en) To encircle.
  65. (en) To alter.
  66. (en) To administer.
  67. (en) To handle.
  68. (en) To wheel.
  69. (en) To swing.
  70. (en) To crank.
  71. (en) To commutate.
  72. (al) Drehen, filmen, verfilmen, aufnehmen, filmaufnehmen
  73. (fr) Tourner, filmer, ciné-matographier, faire un film, prendre (un film)

yolda (nedir ne demek)

  1. (en) En route, in the pipe line, on the road.

ilerlemek (nedir ne demek)

  1. Bulunduğu yerden daha ileriye gitmek, yol almak
    Örnek: Vapur durmadan düdük çalarak ilerliyordu. H. E. Adıvar
  2. Vakit geçmek
    Örnek: Mevsimin ilerlemiş olmasına karşın hâlâ direnen bir iki gelincik ve papatya... O. Rifat
  3. Daha güçlü, daha etkili duruma gelmek.
  4. Daha iyi, daha yüksek bir düzeye, aşamaya erişmek, gelişmek, terakki etmek.
  5. (en) Make progress.
  6. (en) Progress.
  7. (en) Approach.
  8. (en) Draw.
  9. (en) March.
  10. (en) Pass.
  11. (en) Plough.
  12. (en) Go-Ahead.
  13. (en) To proceed.
  14. (en) To be promoted.
  15. (en) Come on.
  16. (en) Flourish.
  17. (en) Follow on.
  18. (en) Advance.
  19. (en) İmprove.
  20. (en) Proceed.
  21. (en) Keep going.
  22. (en) Move on.
  23. (en) Develop.
  24. (en) Forge ahead.
  25. (en) Gain.
  26. (en) Go along.
  27. (en) Go on.
  28. (en) Make headway.
  29. (en) Move.
  30. (en) Push on.
  31. (en) Run on.
  32. (en) Make one's way.
  33. (en) Go ahead.
  34. (en) Get along.
  35. (en) Go forward.
  36. (en) To move ahead.
  37. (en) To move along.
  38. (en) To advance.
  39. (en) To pass.
  40. (en) To develop.
  41. (en) To progress.
  42. (en) To improve.
  43. (en) To get better.
  44. (en) To better.
  45. (en) To come on.
  46. (en) To come along.
  47. (en) To make headway.
  48. (en) To come to the fore.
  49. (en) To go forward.
  50. (en) Frame.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.022