NND Sözlük

Ana Sayfa > yoğunlaşmak nedir, yoğunlaşmak ne demek (yoğunlaşmak nnd)

yoğunlaşmak nedir, yoğunlaşmak ne demek?

yoğunlaşmak

  1. Yoğun duruma gelmek, tekâsüf etmek
    Örnek: Atlar benekli bir yıldız alacasında, şehit cesetlerinden yoğunlaşmış bir kokuyu, kalın bir sis gibi dağıta dağıta ilerliyorlardı. A. İlhan
  2. Bütün dikkatini bir konu üzerinde toplamak.
  3. (en) İntensify.

yoğun (nedir ne demek)

  1. Hacmine oranla, ağırlığı çok olan, kesif.
  2. Koyu, kalın.
  3. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.).
  4. Artmış, çoğalmış bir durumda olan.
  5. Dolu, sıkı, sıkışık, çok.
  6. Şişman, iri, tombul
    Örnek: İtibarlı masalarda, sigaralarını içen, iri kalçalı, beyaz sarışın birtakım yoğun kadınlar... A. İlhan
  7. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).
  8. Özgül ağırlığı yüksek olan.
  9. Özgül ağırlığı yüksek olan.
  10. Oylumuna oranla ağırlığı çok olan.
  11. Dolu, sık.
  12. Kalabalık.
  13. İri, kaba, kalın.
  14. (en) Deep.
  15. (en) Hard.
  16. (en) Heavy.
  17. (en) Consistent.
  18. (en) Done.
  19. (en) Crash.
  20. (en) Gross.
  21. (en) Hectic.
  22. (en) İntense.
  23. (en) İntensive.
  24. (en) Rich.
  25. (en) Rush-Hour.
  26. (en) Stiff.
  27. (en) Thick.
  28. (en) Turbid.
  29. (en) Peasoupy.
  30. (en) Busy.
  31. (en) Compact.
  32. (en) Concentrated.
  33. (en) Dense.
  34. (en) Concentrate.
  35. (en) Keen.
  36. (en) Murky.
  37. (en) Solid.
  38. (al) Dicht, kompakt Dgr.: Jap. mitu-na Fiziksel
  39. (fr) Compact, dense

gelmek (nedir ne demek)

  1. Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak
    Örnek: Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı. B. S. Erdoğan
  2. Geriye dönmek
  3. Oturmaya, ziyarete gitmek.
  4. İsabet etmek.
  5. Varmak, ulaşmak.
  6. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek.
  7. Ortaya çıkmak, doğmak.
  8. Belli bir süre dolmak
    Örnek: Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu. N. Cumalı
  9. (en) Come.
  10. (en) Attain.
  11. (en) Carry over.
  12. (en) Come up to.
  13. (en) Fall on.
  14. (en) Arrive.
  15. (en) Come to.
  16. (en) To come.
  17. (en) To appear.
  18. (en) Weigh, scale in, turn the scale at, go to scale at, scale out.
  19. (en) Go on.
  20. (en) Put in.
  21. (en) Weigh.
  22. (en) Pull.
  23. (en) Roll up.
  24. (en) Stem.
  25. (en) To seem.
  26. (en) To suit.
  27. (en) To come around to.
  28. (en) To cost.
  29. (en) Accrue.
  30. (en) Draw in.
  31. (en) Draw in / into.
  32. (en) Fetch up.
  33. (en) Originate.
  34. (en) Reach.
  35. (en) Spring.
  36. (en) Turn up.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013