Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yetkili yargıç nedir, yetkili yargıç ne demek, yetkili yargıçın anlamı (yetkili yargıç nnd)

yetkili yargıç nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






yetkili yargıç

  1. Bir davayı görmekle ve yürütmekle sorumlu ve ehliyetli hâkim.

yetkili (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar
    Örnek: Fabrikanın bir yetkilisi onlara açıklamalar yapıyordu. T. Buğra
  2. Mezun.
  3. salâhiyyetdâr.
  4. Bk. yetki
  5. (en) Authoritative. authorized. commissioned. competent. entitled to. ex cathedra. executive. powerful. qualified.
  6. (en) Authoritative. authority. competent. qualified. authorized.
  7. (en) Authorized. authorized. able. accredited. authoritative. commissional. commissioned. competent. empowered. entitled. entitlement. magisterial. powerful. vested with powers.

yetki (nedir ne demek)

  1. Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
  2. Bir hücre ya da organizmanın bir uyartıya cevap verme yeteneği.
  3. (en) Authority. authorization. command. competence. competency. faculty. fiat. power. sword. vis. warrant. warranty.
  4. (en) Command. commission. competence. right. warrant. authority. power.
  5. (en) Benefit. authorization. clearance. attribution. authority. cognition. command. competence. conusance. delegacy. hand. imperium. jurisdiction. mandat. power. prerogative. qualification. terms of reference.
  6. (en) competence
  7. (en) clearance
  8. (fr) compétence

yargıç (nedir ne demek)

  1. Millet adına, yargı yetkisini kullanarak yasaya aykırı davranışlarda veya uyuşulmayan işlerde yasayı yerine getirmekle, adaleti gerçekleştirmekle görevli kimse, hâkim.
  2. Ulus adına, bireylerin birbirleri ve bireyle devlet arasında çıkan uyuşmazlıkları yasalara göre ve yargı yolu ile çözümleyen kişi.
  3. (en) Adjudicator. commissioner. judge. justice.
  4. (en) Bench. judge. justice. recorder.
  5. (en) Adjudicator. judge. arbiter. arbitrator. judicature. judiciary. justice. magistrate. umpire.
  6. (en) judge
  7. (fr) juge

sorumlu (nedir ne demek)

  1. Üstüne aldığı veya yaptığı işlerden dolayı hesap vermek zorunda olan, sorumluluk taşıyan (kimse), mesul
    Örnek: Ailede başkan odur, kararları o alır, hepimizin geleceğinin sorumlusu ve güvencesi odur. H. Taner
  2. Mes'Ûl. ~' olmak: mes'ûl olmak.
  3. (en) Responsible. accountable. answerable. liable. amenable. blameworthy. in charge of. ex cathedra. managing. rep. curator. keeper. keeper.
  4. (en) Accountable. amenable. answerable. liable. responsible.
  5. (en) Accountable. liable. responsible. amenable. answerable.

ehliyetli(nedir ne demek)

  1. Yeterli.
  2. Ehliyeti olan.
  3. (en) Capable. competent. having a licence.
  4. (en) Capable. competent. talented. fit for office. having a license.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük