|
yetkili merci
-
Sorumlu ve yetkili makam.
-
Competent authority.
-
Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar
Örnek:
Fabrikanın bir yetkilisi onlara açıklamalar yapıyordu. T. Buğra
-
Mezun.
-
salâhiyyetdâr.
-
Authoritative. authorized. commissioned. competent. entitled to. ex cathedra. executive. powerful. qualified.
-
Authoritative. authority. competent. qualified. authorized.
-
Authorized. authorized. able. accredited. authoritative. commissional. commissioned. competent. empowered. entitled. entitlement. magisterial. powerful. vested with powers.
-
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
-
Bir hücre ya da organizmanın bir uyartıya cevap verme yeteneği.
-
Authority. authorization. command. competence. competency. faculty. fiat. power. sword. vis. warrant. warranty.
-
Command. commission. competence. right. warrant. authority. power.
-
Benefit. authorization. clearance. attribution. authority. cognition. command. competence. conusance. delegacy. hand. imperium. jurisdiction. mandat. power. prerogative. qualification. terms of reference.
-
competence
-
compétence
-
Başvurulacak yer veya makam
-
Recourse. reference. competent authority. department or office concerned.
-
Authority. agency. resort.
-
Üstüne aldığı veya yaptığı işlerden dolayı hesap vermek zorunda olan, sorumluluk taşıyan (kimse), mesul
Örnek:
Ailede başkan odur, kararları o alır, hepimizin geleceğinin sorumlusu ve güvencesi odur. H. Taner
-
Mes'Ûl. ~' olmak: mes'ûl olmak.
-
Responsible. accountable. answerable. liable. amenable. blameworthy. in charge of. ex cathedra. managing. rep. curator. keeper. keeper.
-
Accountable. amenable. answerable. liable. responsible.
-
Accountable. liable. responsible. amenable. answerable.
-
Mevki, kat, yer
Örnek:
İnsan değil gökyüzündeki makamını şaşırarak yere inmiş bir melektir. H. R. Gürpınar
-
Klasik Türk müziğinde bir müzik parçası veya şarkının işleniş biçimi.
-
Kat, orun.
-
Place. office. quarter. station. chair. strain. tune.
-
Music. station. post. office. mode.
-
Agency. office. position. post. chair. competent office. mode. music. opposite number. portfolio. prefecture. station.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|