|
yere bakan yürek yakan
-
Uysal ve uslu göründüğü halde sinsice kötülük yapan.
-
Heimlichteuer
-
Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, nazır
Örnek:
O sadece iyi bir bayındırlık bakanıdır. F. R. Atay
-
Attendant. onlooking. minister. secretary of state. secretary. chancellor.
-
Chancellor. minister. secretary.
-
Minister. secretary. state secretary. cabinet officer. officer of state. viewer.
-
Kalp.
-
Bir kimsenin ruhsal yönü, gönül
-
Kupa (I).
-
Herhangi bir şeyden çekinmeme, korkmama, yüreklilik, korkusuzluk, cesaret.
-
Acıma duygusu
Örnek:
Ona merhume demek bile yürek parçalayıcı bir şeydir. R. N. Güntekin
-
Mide, karın, iç
Örnek:
Ayşe Hanım, kahveciden limon şekeri almış, yürek ferahlatır diye uzatıyor. S. M. Alus
-
Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren, değişik sayıda odacıklara ayrılmış ya da tüp biçiminde, kaslı bir organ. Kalp.
-
Bk. kalp.
-
Audacity. breast. heart. ticker.
-
Heart. spirit. ticker. courage. boldness. ticker kalp. guts cesaret. stomach mide. karın. iç.
-
Breast. heart.
-
heart
-
coeur
-
Göğüs boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek
Örnek:
Bak ellerim nasıl titriyor, bak alnım nasıl yanıyor, bak kalbime nasıl çarpıyor. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Kalp hastalığı.
-
Sevgi, gönül.
-
Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri.
-
Duygu, his
-
Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme.
-
Düzme, sahte, geçmez (para).
-
İşe yaramaz, tembel.
-
Yalancı, kendine güvenilmeyen
-
Bk. yürek
-
Tüm kan dolaşımını ritmik kasılmalarıyla sağlayan, konik biçimli kassel organ, yürek, kor.
-
False. base. bogus. counterfeit. forged. mock. phoney. phony. queer. spurious.
-
False. base. bogus. counterfeit. forged. mock. phoney. phony. queer. spurious. heart. ticker.
-
Centre. innermost part. forged. spurious. counterfeit. fake. false. heart. ticker.
-
cardiac
-
cor
-
Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen, yumuşak başlı
Örnek:
Kadın uysal olduğu zaman kuvvetlidir. A. Gündüz
-
Yumuşak başlı, uyumlu, boyun eğen.
-
Terbiyeli.
-
Easygoing. docile. easy. lamblike. agreeable. good-humored. good-tempered. flexible. peaceful. accommodating. acquiescent. amenable. clement. compliant. demiss. ductile. facile. flexile. gentle. good-humoured. malleable. manageable. meek. milky. plia.
-
Amenable. bland. compliant. docile. easygoing. malleable. meek. mild. obedient. orderly. pliable. soft. submissive. tame. tractable. conciliatory. flexible.
-
Accomodating man. acquiescent. amenable. biddable. compliant. easy. easy going. facile. flexible. meek. peaceful. placid. pliable. resigned. soft. submissive. tame. tractable. yielding.
-
Toplumu, çevresini rahatsız etmeyen, edepli, müeddep, yaramaz karşıtı
Örnek:
Uslu ve çekingen huyum ne kendimi ne de nafakamı herhangi bir sert hareketle savunmaya asla müsait değildi. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Uysal bir biçimde
Örnek:
Karagöz tutulunca lök gibi, beyimiz tuttu diye uslu uslu gelecek değil ya... S. F. Abasıyanık
-
Akıllı, zeki
Örnek:
Gören bizi sanır deli / Usludan yeğdir delimiz. Anonim Şiir
-
Akıllı, zeki, uysal, sakin kimse.
-
Quiet. good. docile. sedate. squeezable. tame. well-behaved.
-
Demure. good. orderly. tractable. well-behaved. well- behaved. good.
-
Docile. well-behaved. demure. good. mild. orderly. quiet.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|