Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yenilenebilir doğal kaynaklar nedir, yenilenebilir doğal kaynaklar ne demek (yenilenebilir doğal kaynaklar nnd)

yenilenebilir doğal kaynaklar nedir, yenilenebilir doğal kaynaklar ne demek?

yenilenebilir doğal kaynaklar

  1. Ormanlar, denizler, hayvanlar, sular gibi kaynaklar.
  2. (en) Renewable natural resources.

yenilenebilir (nedir ne demek)

  1. (en) Renewable.

doğal (nedir ne demek)

  1. Doğada olan, doğada bulunan.
  2. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel.
  3. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı.
  4. Yapmacık olmayan.
  5. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi.
  6. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
  7. Katıksız, saf.
  8. Doğanın kendi düzeni içinde oluşan; yapay olarak hezırlanmamış olan.
  9. Tabi
  10. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi.
  11. Bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması.
  12. Kendi doğal alanında bulunma.
  13. Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan.
  14. (en) Native, indigenous.
  15. (en) Natural.
  16. (en) İnherent.
  17. (en) İnnate.
  18. (en) Artless.
  19. (en) Connatural.
  20. (en) Easy.
  21. (en) Free.
  22. (en) İnartificial.
  23. (en) İnborn.
  24. (en) İnbred.
  25. (en) İndigenous.
  26. (en) İngenuous.
  27. (en) Native.
  28. (en) Spontaneous.
  29. (en) Unaffected.
  30. (en) Unschooled.
  31. (en) Unsophisticated.
  32. (en) Unstudied.
  33. (en) Rude.
  34. (al) Einheimisch
  35. (al) Natürlich
  36. (fr) İndigène
  37. (fr) Naturel

kaynaklar (nedir ne demek)

  1. Ortaklığın anamalı dışında kalan ve anamal gibi işlem gören varlıklarının (yedek akçe ve yabancıkaynaklar gibi) tümü.
  2. (en) Sources.
  3. (fr) Sources

kaynak (nedir ne demek)

  1. Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz
    Örnek: Sonra yavaşça kaynağa doğru eğildi. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.
  3. Bir haberin çıktığı yer.
  4. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge
  5. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge.
  6. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi.
  7. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi.
  8. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer.
  9. Yeraltı sularının kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yer.
  10. Üretim-Fayda yaratma etkinliğinde kullanılan her türlü unsur.
  11. Bir suyun çıktığı yer.
  12. Neşe, sevinç.
  13. Eğlendirici, neşeli kimse.
  14. (en) Resource.
  15. (en) Quarter.
  16. (en) Parent.
  17. (en) Source.
  18. (en) Spring.
  19. (en) Welding.
  20. (en) Roots.
  21. (en) Fountain.
  22. (en) Seeds.
  23. (en) Grass roots.
  24. (en) Bottom.
  25. (en) İnquiries.
  26. (en) Basis.
  27. (en) Origin.
  28. (en) Weld.
  29. (en) Authorship.
  30. (en) Beginning.
  31. (en) Birth.
  32. (en) Chapter and verse.
  33. (en) Context.
  34. (en) Font.
  35. (en) Fount.
  36. (en) Fund.
  37. (en) Genesis.
  38. (en) Headspring.
  39. (en) Paternity.
  40. (en) Princi.
  41. (en) Mother.
  42. (en) Root.
  43. (en) Seed.
  44. (en) Well.
  45. (en) Fountain memba.
  46. (en) Origin menşe.
  47. (en) Resource, source.
  48. (en) Fountainhead.
  49. (en) Welded place.
  50. (en) Patch.
  51. (en) Patched place.
  52. (en) Patching.
  53. (en) Breeding-Ground.
  54. (en) Cradle.
  55. (en) Derivation.
  56. (en) Fountain head.
  57. (en) Growth.
  58. (fr) Source

orman (nedir ne demek)

  1. Ağaçlarla örtülü geniş alan
    Örnek: Bitmez tükenmez bir orman, bir çalılık içinde gidiyorduk. M. Ş. Esendal
  2. Bu ağaçların bütünü.
  3. Ağaçların sık ya da seyrek, ancak kesintisiz bir örtü oluşturduğu alan.
  4. (en) Thicket.
  5. (en) Forest.
  6. (en) Sylvan.
  7. (en) Woods.
  8. (en) Jungle.
  9. (en) Forestry.
  10. (en) Hurst.
  11. (en) Wood.
  12. (fr) Forêt

deniz (nedir ne demek)

  1. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
  2. Bu su kütlesinin belirli bir parçası.
  3. Aydaki düzlükler.
  4. Geniş alan.
  5. Sınırsız genişlik, çokluk, yoğunluk.
  6. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları.
  7. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu, büyük su kütlesi.
  8. Mec. Çok, bol.
  9. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi.
  10. (en) Waters.
  11. (en) Oggin.
  12. (en) Water.
  13. (en) Ocean.
  14. (en) Beach operator.
  15. (en) Fish pond.
  16. (en) Thalasso-.
  17. (en) Drink.
  18. (en) Main.
  19. (en) Naval.
  20. (en) Marine.
  21. (en) Maritime.
  22. (en) Nautical.
  23. (en) The waters.
  24. (en) The wave.
  25. (en) The waves.
  26. (en) The deep.
  27. (en) The blue.
  28. (en) The briny.
  29. (en) Brine.
  30. (en) Sea.
  31. (fr) Mer

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011