Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yeniden sürmek nedir, yeniden sürmek ne demek, yeniden sürmekin anlamı, ingilizcesi (yeniden sürmek nnd)

yeniden sürmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






yeniden sürmek

  1. Yeniden sürüm işi.
  2. (en) Re-Edit, re-run, reissue
  3. (al) wiederherausgeben
  4. (fr) rééditer

yeniden (nedir ne demek)

  1. Gene, yine, bir daha, tekrar
    Örnek: Yemekhaneye indiğim zaman gönül bulantılarım yeniden teperdi. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. (en) Afresh. again. all over. anew. re-.
  3. (en) Afresh. again. anew. afresh tekrar. over again from the beginingi.
  4. (en) Re-. again. anew. once again. once more. de novo.

sürmek (nedir ne demek)

  1. Yönetip yürütmek, sevk etmek.
  2. Önüne katıp götürmek.
  3. Uzatmak, ileri doğru itmek
    Örnek: Kahveyi ısıtıyor, suyu dolduruyor, cezveyi sürüyor, fincanı boşaltıyor. M. Ş. Esendal
  4. Dokundurmak, değdirmek
    Örnek: Yüzümü saçlarına sürmek için başımı eğdim. H. C. Yalçın
  5. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek
  6. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek
    Örnek: Avucuna doldurup kokluyor; ensesine, şakaklarına, boynuna sürüyor. R. H. Karay
  7. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak
    Örnek: Satılamayan ne kadar bayat, bozuk mal varsa pansiyonerlere sürerler. H. R. Gürpınar
  8. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
  9. Tutuklunun bu durumunun daha sürüp sürmeyeceği belli süreler içinde Sorgu Yargıçlığınca incelenerek, toplanan kanıtlara göre sanığın salıverilmesine yer olmadığının ve böylece tutukluğun uzamasının belirtilmesi ve uzaması.
  10. Sürüm işlemi.
  11. (en) Release, launch
  12. (en) Drive. drive out. last. continue. hang over. expatriate. run. apply. wipe on. lay on. rub. roll. spread. banish. bedaub. cast out. daub. endure. exile. expel. herd. lead. ostracize. outlaw. persist. pitchfork. relegate. slip in. smear. steer. stream.
  13. (en) Apply. banish. continue. daub. displace. drive. endure. exile. extend. hold. last. lay. persist. proceed. rankle. smear. spread. transport.
  14. (en) Drive. to drive. to touch. to plow. to exile sb to a place. to put on into circulation. to spread sth on or over sth. to rub sth on sth. to smear sth on sth. to lay sth before sb. to continue. t.
  15. (en) To continue
  16. (en) Tool along
  17. (en) Throw out
  18. (en) splash
  19. (en) distribute
  20. (en) stock
  21. (en) continue
  22. (al) herausbringen
  23. (fr) Sortir (un film), lancer (un film), mettre en distribution
  24. (fr) continuer

yeniden sürüm (nedir ne demek)

  1. Daha önce gösterilmiş olan bir filmi, aradan uzunca bir süre geçtikten sonra yeniden piyasaya sürme işi.
  2. (en) Reissue, re-run
  3. (al) Reprise, Weiederholung, Neuausgabe
  4. (fr) Reprise, réédition

sürüm (nedir ne demek)

  1. Bir ticaret malının satılır olması, revaç.
  2. Bir paranın geçer olması, tedavül.
  3. Değişik biçim, versiyon.
  4. Bir filmin oynatılmak üzere piyasaya çıkarılması.
  5. (en) Release, launching
  6. (en) Sale. offtake.
  7. (en) Sale. demand. sale revaç. circulation tedavül. rapid sale. great demand.
  8. (en) Version. demand. sale. sales combine.
  9. (en) version
  10. (al) Einsatz

(nedir ne demek)

  1. Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
    Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
  2. Bir değer yaratan emek.
  3. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
  4. Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
  5. Kamu yararına yapılan işler.
  6. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
  7. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
  8. İş yeri
  9. Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
  10. Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
  11. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
  12. Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
  13. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
  14. (en) Job. working. occupational. regulation. biz. work. things to do. job. occupation. profession. business. trade. concern. affair. function. piece of work. works. working. activity. appointment. assignment. ball game. billet. calling. cause. commerce. d.
  15. (en) Act. action. affair. appointment. assignment. berth. business. commission. concern. deal. dealing. dealings. deed. duty. employment. field. function. handiwork. job. labour. matter. occupation. occupational. office. operation. position. post. profession. pursuit. service. show. situation. task. trade. transaction. undertaking. work. working. workpiece.
  16. (en) Act. business. work. job. action. affair. commerce. employment. matter. occupation. profession. service. task. trade. duty. mission. the chief problem. something worth doing. agency. term. avocation. billet. biz. boom. breeze. commercial operation. commis.
  17. (en) profession.
  18. (en) job
  19. (en) work.
  20. (en) Business, activity.
  21. (en) work
  22. (al) Arbeit
  23. (fr) travail

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük