|
yen
-
Giysi kolu
Örnek:
Yalnız ellerini yıkadı, kuruladı, yenlerini indirdi. Ö. Seyfettin
-
Yılanyastığıgiller, muzgiller vb. bitki familyalarında, çiçeklerin üzerinde bir örtü gibi duran ve çoğu renkli olan bir çiçek yaprağı.
-
Japon para birimi.
-
Sleeve. wristband. yen.
-
Cuff. sleeve. yen.
-
The unit of value and account in Japan.
-
Since Japan's adoption of the gold standard, in 1897, the value of the yen has been about 50 cents.
-
The yen is equal to 100 sen. the basic unit of money in Japan; equal to 100 sen.
-
Yen. cuff of a shirt / jacket / coat. sleeve. wristband.
-
The Japanese unit of currency. a yearning for something or to do something. the basic unit of money in Japan; equal to 100 sen. have a desire for something or someone who is not present; 'She ached for a cigarette'; 'I am pining for my lover'.
-
yen.
-
dili
-
Yen, arzu, özlem
-
Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, libas, urba
Örnek:
Hanımlar, tatil köylerinde son moda giysiler giyiyorlar. Ç. Altan
-
Oyuncuların rol gereği giydiklerigiysi.
-
Bir filmde, izlencede kullanılan giyeceklerin tümü.
-
Costumes, gowns
-
Clothes. clothing. dress. costume. apparel. attire. caparison. garment. guise. raiment. robe. tire. tog. toggery. vesture. wear.
-
Attire. clothes. costume. dress. garment. getup. raiment. togs. garments. gear. tags. frock. clothing.
-
Clothes. garment. garments. apparel. clothing. costume. domino. dress. habit. number. raiment. dress suit. vesture. wear. wrap.
-
Theatrical costume
-
Kostüm
-
costumes
-
Costume de théâtre
-
İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm.
-
Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü.
-
Giysinin kolu saran bölümü
Örnek:
Kara yağız oğlan yalandan gözlerinin yaşını pembe mintanının kollarına siliyordu. O. C. Kaygılı
-
Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal.
-
Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça.
-
Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü.
-
Bir koltukta, bir divanda kol dayamaya yarayan parça.
-
Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, branş.
-
Eski alıcı ve göstericilerde, aygıtı çalıştırmak için elle döndürülen, alıcı ya da göstericinin düzeneğini devindiren sap.
-
crank
-
Branch. arm. foreleg. sleeve. handle. stick. branch. subsection. crank. embranchment. flipper. limb. offset. ramification. rod. rounds. tappet. wing.
-
Arm. branch. crank. department. handle. limb. rounds. section. tappet. tributary. subdivisionarm. sleeve. foreleg. flipper. bar. lever. club. team. gang. troupe. patrol. column.
-
branch
-
sleeve
-
Kurbel, Handkurbel
-
manivelle
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|