Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yen nedir, yen ne demek, yen türkçesi, türkçe anlamı (yen nnd)

yen nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






yen   US UK

  1. Giysi kolu
    Örnek: Yalnız ellerini yıkadı, kuruladı, yenlerini indirdi. Ö. Seyfettin
  2. Yılanyastığıgiller, muzgiller vb. bitki familyalarında, çiçeklerin üzerinde bir örtü gibi duran ve çoğu renkli olan bir çiçek yaprağı.
  3. Japon para birimi.
  4. (en) Sleeve. wristband. yen.
  5. (en) Cuff. sleeve. yen.
  6. (en) The unit of value and account in Japan.
  7. (en) Since Japan's adoption of the gold standard, in 1897, the value of the yen has been about 50 cents.
  8. (en) The yen is equal to 100 sen. the basic unit of money in Japan; equal to 100 sen.
  9. (en) Yen. cuff of a shirt / jacket / coat. sleeve. wristband.
  10. (en) The Japanese unit of currency. a yearning for something or to do something. the basic unit of money in Japan; equal to 100 sen. have a desire for something or someone who is not present; 'She ached for a cigarette'; 'I am pining for my lover'.
  11. (en) yen.
  12. dili
  13. Yen, arzu, özlem

giysi (nedir ne demek)

  1. Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, libas, urba
    Örnek: Hanımlar, tatil köylerinde son moda giysiler giyiyorlar. Ç. Altan
  2. Oyuncuların rol gereği giydiklerigiysi.
  3. Bir filmde, izlencede kullanılan giyeceklerin tümü.
  4. (en) Costumes, gowns
  5. (en) Clothes. clothing. dress. costume. apparel. attire. caparison. garment. guise. raiment. robe. tire. tog. toggery. vesture. wear.
  6. (en) Attire. clothes. costume. dress. garment. getup. raiment. togs. garments. gear. tags. frock. clothing.
  7. (en) Clothes. garment. garments. apparel. clothing. costume. domino. dress. habit. number. raiment. dress suit. vesture. wear. wrap.
  8. (en) Theatrical costume
  9. (al) Kostüm
  10. (fr) costumes
  11. (fr) Costume de théâtre

kol (nedir ne demek)

  1. İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm.
  2. Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü.
  3. Giysinin kolu saran bölümü
    Örnek: Kara yağız oğlan yalandan gözlerinin yaşını pembe mintanının kollarına siliyordu. O. C. Kaygılı
  4. Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal.
  5. Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça.
  6. Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü.
  7. Bir koltukta, bir divanda kol dayamaya yarayan parça.
  8. Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, branş.
  9. Eski alıcı ve göstericilerde, aygıtı çalıştırmak için elle döndürülen, alıcı ya da göstericinin düzeneğini devindiren sap.
  10. (en) crank
  11. (en) Branch. arm. foreleg. sleeve. handle. stick. branch. subsection. crank. embranchment. flipper. limb. offset. ramification. rod. rounds. tappet. wing.
  12. (en) Arm. branch. crank. department. handle. limb. rounds. section. tappet. tributary. subdivisionarm. sleeve. foreleg. flipper. bar. lever. club. team. gang. troupe. patrol. column.
  13. (en) branch
  14. (en) sleeve
  15. (al) Kurbel, Handkurbel
  16. (fr) manivelle

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük