Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yedi iklim dört bucak nedir, yedi iklim dört bucak ne demek (yedi iklim dört bucak nnd)

yedi iklim dört bucak nedir, yedi iklim dört bucak ne demek?

yedi iklim dört bucak

  1. Her yerde.
  2. (en) Everywhere.

yedi (nedir ne demek)

  1. Altıdan sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 7, VII rakamlarının adı.
  3. Altıdan bir artık.
  4. (en) Seven.
  5. (en) Hepta-.
  6. (en) Sept-.

yed (nedir ne demek)

  1. Bk. el
  2. Bk. yedek etki alanı denetleyicisi
  3. (en) No observed adverse effect level.

el   US UK (nedir ne demek)

  1. Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümüne verilen ad.
    Örnek: El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk. Z. O. Saba
  2. Sahiplik, mülkiyet.
  3. Kez, defa.
  4. İskambil oyunlarında kâğıt atma sırası.
  5. Yönetim, baskı, etki.
  6. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü.
  7. Aracı, vasıta.
  8. Yabancı, yakınların dışında kalan kimse
    Örnek: Kâtip benim ben kâtibin el ne karışır! Halk türküsü
  9. Ülke, yurt, il
    Örnek: Çöller, Yemen ellerinden betermiş. A. Gündüz
  10. Halk, ahali.
  11. Oba, aşiret
    Örnek: Kalktı göç eyledi Afşar elleri / Ağır ağır giden eller bizimdir. Dadaloğlu
  12. İnsan ya da maymunlarda tutma organı olarak gelişmiş, avuç içi ve parmaklardan oluşan kolun uç bölgesi.
  13. Enzimle bağlanmış immünosorbent deneyi.
  14. (en) Hand.
  15. (en) Hands.
  16. (en) Manual.
  17. (en) Power.
  18. (en) Control.
  19. (en) Angular distance above the horizon.
  20. (en) An electric elevated railway.
  21. (en) Energy Limiting; Cooper Power Systems' distribution class, direct-connected arrester for crossarm or polemounting applications.
  22. (en) Executive Level.
  23. (en) Short for El Producto cigars 'I contact eleven El's and macs in heaven' -- Nas.
  24. (en) Equivalent lot.
  25. (en) The Semitic word for God, found alone or compounded with other terms as names of God ; often found as the theophoric element in personal and place names.
  26. (en) The European basic multiplex rate that carries 30 voice channels in a 256-bit frame transmitted at 2 048 Mbps.
  27. (en) Energy Limiting; arrester for crossarm or polemounting applications.
  28. (en) Electrical System Inoperable.
  29. (en) East Indian.
  30. (en) The, a definite article, in Spanish.
  31. (en) Powerful Unfolding Spirit expands herself from each point in each moment, like a field of flowers on a summer morning She comes from the inside of each Monad out to its peremeter, through the individual.
  32. (en) Elisp source code file.
  33. (en) G-D, god.
  34. (en) Hand-Operated.
  35. (en) Hand-Held.
  36. (en) Fist.
  37. (en) Pud.
  38. (en) Elisa.
  39. (en) Elixir.
  40. (en) Flapper.
  41. (en) One shot.
  42. (en) Other person.
  43. (en) Mitt.
  44. (en) Range.
  45. (en) Round.
  46. (en) Stranger.
  47. (en) People.
  48. (en) Country.
  49. (en) Assistance.
  50. (en) Deal.
  51. (en) Possession.
  52. (en) Ownership.
  53. (en) Alien.
  54. (en) Grip.
  55. (en) Move.
  56. (en) Stock.
  57. (en) Elevation.
  58. (en) Elevated railroad NE - born with the name of WO - woe.
  59. (en) A, one, some, any.
  60. (en) The chief god of the Canaanite pantheon; variously known as the father of Baal.
  61. (fr) Main
  62. Elevated railway
  63. [el (elevated railroad) ] yol üzerindeki köprüden geçen demiryolu

iklim (nedir ne demek)

  1. Yeryüzünün herhangi bir yerinde hava olaylarına bağlı olarak gerçekleşen etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durumu, abuhava.
  2. Ülke, diyar
    Örnek: Geceleri çalışmak, gündüzlerinin çok sıcak olduğu iklimlerde alışılmış manzaralardandır. R. H. Karay
  3. Yeryüzünün herhangi bir yerinde, havayuvarı olaylarının ortaklaşa gerçekleştirdikleri etkilerin, uzun yılların ortalamasına dayanan durumu.
  4. Belli bir bölgedeki meteorolojik parametre ve süreçlerin belirlendiği hava tiplerinin, uzun zaman süresince saptanan ve mevsimleri karakterize eden ortalama durumu.
  5. (en) Climate.
  6. (en) Climatic.
  7. (en) Clime.
  8. (en) Region.
  9. (fr) Climat

dört (nedir ne demek)

  1. Sayısının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 4, IV rakamlarının adı.
  3. Üçten bir artık.
  4. Dört sayısının adı.
  5. (en) Four.
  6. (en) Quadruple.
  7. (en) Quaternary.
  8. (en) Tetrad.
  9. (en) Quadr-.
  10. (en) Quadro-.
  11. (en) Quater-.
  12. (en) Tetra-.

bucak (nedir ne demek)

  1. Kenar, köşe, yer
    Örnek: Bunlardan sonra köşede, bucakta, kendi âleminde yaşayan Türkler vardı. Y. K. Beyatlı
  2. İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri, nahiye.
  3. Irmak kıyılarındaki kumluk, çalılık yerler.
  4. Dağ tepesi.
  5. Gizli veya uzak bir köşe, kuytu yer.
  6. (en) District.
  7. (en) Township.
  8. (en) Burg.
  9. (en) Corner.
  10. (en) Parish.
  11. (en) Nook.
  12. (en) Subdistrict.
  13. (en) Community district.

her yerde (nedir ne demek)

  1. (en) Everywhere, all over, far and near, at every turn.

yerde (nedir ne demek)

  1. (en) Earth, premises, footing, whereabouts, glebe, ground, locale, locality, location, locus, mother earth, place, position, post, quarter, room, seat, site, situation, situs, slot, space, spot, stand, standing, station, stead, terrain, ubiety; pew.

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Landmark.
  14. (en) Point.
  15. (en) Spot of land.
  16. (en) World.
  17. (en) Floor space.
  18. (en) Land.
  19. (en) Lieu.
  20. (en) Premises.
  21. (en) Footing.
  22. (en) Whereabouts.
  23. (en) Glebe.
  24. (en) Ground.
  25. (en) Locale.
  26. (en) Locality.
  27. (en) Location.
  28. (en) Locus.
  29. (en) Mother earth.
  30. (en) Place.
  31. (en) Position.
  32. (en) Post.
  33. (en) Quarter.
  34. (en) Room.
  35. (en) Seat.
  36. (en) Site.
  37. (en) Situation.
  38. (en) Situs.
  39. (en) Slot.
  40. (en) Space.
  41. (en) Spot.
  42. (en) Stand.
  43. (en) Standing.
  44. (en) Station.
  45. (en) Stead.
  46. (en) Terrain.
  47. (en) Ubiety.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013