|
yaz boz tahtası
-
Okullarda dışarı çıkan çocuğun dönüp dönmediğinin anlaşılması için girip çıkarken işaretlenen tahta.
-
Kuzey yarım kürede 21 Haziran-23 Eylül tarihleri arasındaki zaman dilimi, ilkbaharla sonbahar arasındaki sıcak mevsim
Örnek:
Çok sıcak bir yaz gecesiydi. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Kuzey yarımyuvarında yılın 21 haziranla 23 eylül günleri arasında kalan bölümünü kapsayan iki ana mevsimden biri.
-
Aestival. summer. summer. summertime.
-
Aestival. summer. summertime.
-
Summer. summertime.
-
summer
-
été
-
Açık toprak rengi.
-
Kül rengi, gri.
-
Bu renklerde olan.
-
Açılmamış, sürülmemiş (toprak).
-
Toprak rengi.
-
Yiğit.
-
Kin, düşmanlık.
-
Grey. gray. dun. grizzle.
-
Grey. gray. uncultivated.
-
Gray. groan. rough. waste. grey. grizzly.
-
Düz, enlice, uzun ve az kalın biçilmiş ağaç.
-
Bu ağaçtan yapılmış
Örnek:
Bilet toplanan tahta parmaklıktan geçtik. Ö. Seyfettin
-
Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme
Örnek:
Yeni silinmiş tahtalar birkaç saniye içinde berbat oldu. R. N. Güntekin
-
Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer.
-
Kara tahta.
-
Uzunluğu 2-5 m., genişliği 10-30 cm., kalınlığı 1-10 cm. arasında değişen kereste.
-
Bk. ağaç
-
Bk. tahta
-
Wooden. wood. board. wood. plank.
-
Blackboard. board. wood. wooden. plank. piece of wood. flat surface. garden-bed.
-
Board. plank. batters. wooden. industrial arts. wood.
-
blackboard
-
Brett
-
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.
-
Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan.
-
Direk.
-
Gövdesi büyük bitkilerden elde edilen, işlenmeye elverişli, yapılarda, mobilya ve eşya yapımında kullanılan ham gereç.
-
Bk. ağaç
-
Arboreal. tree.
-
Arboreal. tree. wood.
-
Tree. wood. timber wooden. stick.
-
Holz
-
bois
-
Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı
Örnek:
Dışarıda yağmur yağıyor. S. F. Abasıyanık
-
Kişinin konutundan ayrı olan yer
Örnek:
Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı. A. İlhan
-
Yurt dışı
Örnek:
Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik. B. Felek
-
Dışa, dış çevreye
Örnek:
Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı. A. İlhan
-
Out. outside of. forth. outside. exterior.
-
Clear. forth. out. outside. exterior. abroad.
-
Out. the outside. exterior. abroad. outdoors. forth.
-
Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.
-
Outgoing. rising. resultant. subtrahend.
-
Subtrahend. going out. outgoing.
-
Ascendant. ascending. emerging. rising.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|