Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > yazı bilgisi nedir, yazı bilgisi ne demek, yazı bilgisinin anlamı (yazı bilgisi nnd)

yazı bilgisi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








yazı bilgisi

  1. El yazısından, yazının karakter ve duygularını anlamayı amaç edinen inceleme yöntemi, grafoloji.

yazı (nedir)

  1. Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi.
  2. Alfabe.
  3. Harfleri yazma biçimi.
  4. Herhangi bir harf düzeninde biçim ve sanat bakımından özellik gösteren tür.
  5. Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü
  6. Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale
    Örnek: İlk yazı denemelerim için gazete bulmaya çalışıyorum. F. R. Atay
  7. Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü.
  8. Yazgı.
  9. Düz yer, ova, kır.
  10. Seslerin harflerle, hecelerle veya resimlerle gösterilmesi.
  11. Görüntüde yer alan, fakat görünçlüğün bir parçası olmayan her çeşityazıyı anlatır terim.
  12. Bk. arayazı
  13. (en) Title, caption
  14. (en) Clerical. scriptural. writing. article. contribution. inscription. lettering. scripture. writing.
  15. (en) Article. contribution. paper. tail. writing.
  16. (en) Article. writing. scripture. handwriting. calligraphy. fate. destiny. contribution. face. inscription.
  17. (en) Writing, script
  18. (en) Calligraphy
  19. (al) Titel, Einblendtitel, Insert, Schriftinsert, Titelinsert
  20. (fr) Titre, carton
  21. (fr) écriture

arayazı (nedir)

  1. Sessiz sinema çağında söyleşmeleri, sözü vermek; konuyla, olguyla ilgili açıklamalarda bulunmak için, iki çekim arasına yerleştirilen yazı.
  2. (en) Subtitle, continur ity title, bridging title, spoken title
  3. (al) Zwischentitel
  4. (fr) Sous-titre, inter-titre, carton

yaz (nedir)

  1. Kuzey yarım kürede 21 Haziran-23 Eylül tarihleri arasındaki zaman dilimi, ilkbaharla sonbahar arasındaki sıcak mevsim
    Örnek: Çok sıcak bir yaz gecesiydi. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Kuzey yarımyuvarında yılın 21 haziranla 23 eylül günleri arasında kalan bölümünü kapsayan iki ana mevsimden biri.
  3. (en) Aestival. summer. summer. summertime.
  4. (en) Aestival. summer. summertime.
  5. (en) Summer. summertime.
  6. (en) Summer
  7. (fr) été

bilgi (nedir)

  1. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.
  2. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf
    Örnek: Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti. H. E. Adıvar
  3. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
  4. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler, malumat.
  5. Bilim.
  6. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.
  7. 1. Bireylerin öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile çaba sarfederek elde ettiği olgular. 2. Bireylerin herhangi bir çaba sarfetmeksizin ulaştığı dışardan verilen olgular.
  8. Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey.
  9. 1. Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni
  10. Renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni.
  11. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek. 2. Bilim.
  12. (en) Information
  13. (en) Knowledge. learning. cognizance. information. info. data. know-how. acquaintance. conveyance. dope. inside dope. gen. gleanings. griff. griffin. intelligence. line. lore. notice. report. savvy. word. instructions.
  14. (en) Data. fact. information. knowledge. learning. lore. report. science. snippet. steer. word.
  15. (en) Info. information. knowledge. acquirements. cognizance. data. dope. griff. intelligence. ken. know. know- how. known. known- how. learning. lore. notion. report.
  16. (en) 1. knowledge. 2. information
  17. (al) Information
  18. (al) Kenntnis
  19. (fr) Information

karakter (nedir)

  1. Ayırt edici nitelik.
  2. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen ana özellik, öz yapı, ıra, seciye.
  3. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi
    Örnek: Pek uysal, tatlı, neşeli karakterine rağmen dostum kavgacıdır. R. H. Karay
  4. Üstün, manevi özellik
  5. Basımda harf türü.
  6. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse.
  7. Bireyin kendi kendisine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü.
  8. Bk. ayrıtlık
  9. Bir türün bireylerinin sahip olduğu biçim, renk, büyüklük, yapı özellikleri. Genlerin etkisi ile meydana çıkarak dölden döle taşınırlar.
  10. (en) Character. personality. constitution. fiber. fibre. form. persona. personage. self. strain.
  11. (en) Character. complexion. disposition. personality. self. stamp. trait. disposition özyapı. ıra. seciye.
  12. (en) Character. fibre. kidney. magisterial character. mentality.
  13. (en) Character
  14. (fr) Caractère
  15. (la) Character: işaret koyma aleti

amaç (nedir)

  1. Ulaşmak istenilen sonuç, maksat
    Örnek: Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Anayasa
  2. Gaye
    Örnek: Kuruluş amaç ve şartlarını kaybeden yahut kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen dernekler, kendiliğinden dağılmış sayılır. Anayasa
  3. Hedef
    Örnek: Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır. Anayasa
  4. Erişilmek istenen sonuç, erek, hedef.
  5. 1. Eğitim alanında bir etkinliğe, bir eyleme ya da bir işe başlarken erişilmek istenilen, öğrenim sürecine bütünlük ve anlam kazandıran sonuç. 2-Eğitim görevlilerince saptanan ve düzenlenen programlar sonucu öğrenci davranışında gerçekleşmesi istenilen değişme.
  6. (en) Goal. aim. target. ideal. intention. will. bourn. bourne. cause. consummation. design. destination. dream. drift. function. idea. intent. meaning. mission. object. objective. point. purpose. scope. sense. terminus. turn. use. view. wherefore.
  7. (en) Aim. cause. end. function. goal. intent. object. objective. point. purpose. sake. target. use. intention.
  8. (en) Purpose. aim. goal. objective. cause. design. end. intent. meaning. object. terminus. view.
  9. (en) Objective

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)