Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yaylım ateşe tutmak nedir, yaylım ateşe tutmak ne demek (yaylım ateşe tutmak nnd)

yaylım ateşe tutmak nedir, yaylım ateşe tutmak ne demek?

yaylım ateşe tutmak

  1. (en) Volley.

yaylım (nedir ne demek)

  1. Yayılma, dağılma işi
    Örnek: Narayı müteakip müthiş bir küfür yaylımı, daha ardından feryat ve figan... S. M. Alus
  2. Yaylak, otlak.
  3. (en) Spreading.
  4. (en) Pasture.

tutmak (nedir ne demek)

  1. Elde bulundurmak, ele almak
    Örnek: Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu. Ö. Seyfettin
  2. Ele geçirmek, yakalamak
    Örnek: Evvela bu terbiyesiz köpeği tuttu, bağladı. Ö. Seyfettin
  3. Avlamak
    Örnek: Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz. R. H. Karay
  4. Yanında bulundurmak, alıkoymak.
  5. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek
    Örnek: Vahşidir, hiçbir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir. S. F. Abasıyanık
  6. Kaplamak
    Örnek: Tabanı otuz, otuz beş metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir. T. Buğra
  7. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak
    Örnek: Şu yağan kar bir tutsun, seyreyle sen ertesi gün çocukları. S. F. Abasıyanık
  8. Denetimi ve yetkisi altına almak.
  9. (en) Play, play on.
  10. (en) Guard.
  11. (en) Remand.
  12. (en) Bate.
  13. (en) Be.
  14. (en) Redeem.
  15. (en) Total, tot up.
  16. (en) Hold.
  17. (en) Hold up.
  18. (en) Get hold of.
  19. (en) Seize.
  20. (en) Catch.
  21. (en) Keep.
  22. (en) Take.
  23. (en) Favor.
  24. (en) Favour.
  25. (en) Support.
  26. (en) Stick to.
  27. (en) Affect.
  28. (en) Abide by.
  29. (en) Add up to.
  30. (en) Bespeak.
  31. (en) Bind.
  32. (en) Book.
  33. (en) Charter.
  34. (en) Check.
  35. (en) Choke.
  36. (en) Choke back.
  37. (en) Choke down.
  38. (en) Choke off.
  39. (en) Claw hold of.
  40. (en) Clench.
  41. (en) Clutch.
  42. (en) Cohere.
  43. (en) Come to.
  44. (en) Anchor.
  45. (en) Bite.
  46. (en) Bridle.
  47. (en) Capture.
  48. (en) Contain.
  49. (en) Curb.
  50. (en) Detain.
  51. (en) Grasp.
  52. (en) Hire.
  53. (en) İnhibit.
  54. (en) Repress.
  55. (en) Restrain.
  56. (en) Retain.
  57. (en) Stifle.
  58. (en) To hold.
  59. (en) To stop.
  60. (en) To detain.
  61. (en) To catch.
  62. (en) To seize.
  63. (en) To keep.
  64. (en) To cover.
  65. (en) To take.
  66. (en) To take up.
  67. (en) To occupy.
  68. (en) To hold with sth.
  69. (en) To agree with.
  70. (en) To approve of.
  71. (en) To employ.
  72. (en) To engage.
  73. (en) To keep sb on.
  74. (en) To hire.
  75. (en) To rent.
  76. (en) To make sick.
  77. (en) To amount to.
  78. (en) To total.
  79. (en) To add up to.
  80. (en) Marke etmek.
  81. (en) To retain.
  82. (en) Apprehend.
  83. (en) To come to.
  84. (en) To take hold of.
  85. (en) To grip.
  86. (en) To grab.
  87. (en) To hold back.
  88. (en) To restrain.
  89. (en) To nab.
  90. (en) To arrest sb.
  91. (en) To capture.
  92. (en) To occupy (a position.
  93. (en) To detain sb.
  94. (en) To keep sb / sth.
  95. (en) To maintain sth at a certain level.
  96. (en) To take up (so.

volley   US UK (nedir ne demek)

  1. Yaylım ateş
  2. Küfür savurma
  3. (tenis) topun yere değmeden geri vurulması, vole
  4. Yaylım ateş etmek
  5. Birçok şeyi hep birden atmak
  6. Topu yere değmeden vurup geri çevirmek, vole vurmak.
  7. Yaylım ateşe tutmak, yağdırmak, topa yere değmeden vurmak

yayılma (nedir ne demek)

  1. Işığın, bir kaynaktan çıkarak doğru çizgiler durumunda türlü yönlere dağılması.
  2. Yayılmak işi, intişar.
  3. Yeniliklerin piyasada ve piyasa dışı kanallardayayılma biçimi.
  4. Elektromıknatıs ya da radyoelektrik dalgaların çeşitli yönlerde yol alma yeteneği.
  5. Bir çözeltide yüksek konsantrasyonlu bir bölgeden daha seyreltik bölgeye iyon veya molekül gibi çeşitli türler tarafından (konveksiyon ve göç ile birlikte) yükün taşınması.
  6. Kültür öğelerinin ya da kültür karmaşalarının coğrafya bakımından yer değiştirerek bir toplumdan başka bir toplumayayılması süreci.
  7. (en) Contagion.
  8. (en) Creep.
  9. (en) Circulation.
  10. (en) Expansion.
  11. (en) Dispersion.
  12. (en) Dissemination.
  13. (en) Diffusion ; deployment ; radiation ; spread ; widening ; expansion ; propag.
  14. (en) Creepage.
  15. (en) Deploy.
  16. (en) Deployment.
  17. (en) Diffusion.
  18. (en) Dispersal.
  19. (en) Distribution.
  20. (en) Enlargement.
  21. (en) Expanse.
  22. (en) Expansiveness.
  23. (en) Metastasis.
  24. (en) Pervasion.
  25. (en) Propagation.
  26. (en) Sprawl.
  27. (en) Spread.
  28. (en) Suffusion.
  29. (en) Evolution.
  30. (en) Extension.
  31. (al) Ausbreitung
  32. (al) Diffusion
  33. (fr) Propagation
  34. (fr) Diffusion

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.036