yayan ne demek?

  1. Yaya yürüyen

    Genç atlı ve yayan ihtiyar uzaktan uzağa seslendiler.

    Y. K. Beyatlı
  2. Yürüyerek, yaya

    Ben oraya kadar yayan gidemem, gurbetten memlekete yayan dönülmezdi.

    Ö. Seyfettin
  3. Bilgisiz.

    Arkadaş bu konuda pek yayanmış.

  4. (en)On foot.
  5. (en)Emissive.
  6. (en)Horseless.
  7. (en)Prolative.
  8. (en)Afoot.
  9. (en)Propagator.

yaya

  1. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş kimse
  2. Osmanlılarda Yeniçeri Ocağından önceki dönemlerde Türklerden kurulan asker teşkilatı ve askeri.
  3. Yürüyerek giden kimse
  4. Yayan
  5. Vücudun, türlü temel duruşlarda, yerine göre dayalı olduğu kalça ya da ayak uçlarıyla bir araca arkadan asılı kollar arasında aldığı kemerli gergin durum. İsveç cimnastiğinin omurgaya etki yapan temel alıştırmalarından biri.
  6. (en)Afoot.
  7. (en)Pedestrian.
  8. (en)On foot.
  9. (en)Walker.
  10. (en)Walker-on.

yayan gitmek

  1. (en)Go on shank's pony.

yayan yapıldak

  1. Yayan ve yalın ayak, yapıldak
  2. (en)Zarf.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

yayan gitmekyayan yapıldakyayayaya adacığıyaya akçesiyaya almayaya bekleme yeriyayyay aracıyay askısıyay ayarlayay ayarlayıcısı
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın