|
yay ayraç
-
Cümle içinde geçen bir sözü metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen noktalama işaretinin adı, parantez, mutariza "( )".
-
Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk.
-
Farklı amaçlarla çeşitli biçimlerde yapılan esnek parça.
-
Zemberek.
-
Hallacın pamuk veya yünü atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç
Örnek:
Karınları hallaç yayından kopup fırlamış gibi beyaz. R. H. Karay
-
Bir çember üzerindeki iki nokta ile bu nokta arasındaki çember parçası.
-
Bir eğriden alınan parça.
-
Keman, viyolonsel vb. çalgılarda sürterek titreşim yoluyla ses çıkarmaya yarayan parça.
-
Zodyak üzerinde Akrep ile Oğlak arasında bulunan burcun adı.
-
Çember, elips, parabol gibi ağrilerin bir parçası.
-
Çember, elips, parabol gibi ağrilerin bir parçası.
-
Esnek metal parça.
-
Ok atmaya yarayan, iki ucunun arasına kiriş gerilmiş eğri ağaç ya da metal çubuk.
-
Yaz, sıcak mevsim.
-
Arc. arch. bow. coil. coil spring. release. spring.
-
Arc. arch. bow. release. spring.
-
Arc. bow for shooting an arrow. bow with which a stringed instrument is played. bedspring. watchspring. arch. curve. bow.
-
arc
-
spring
-
Feder
-
Bogen
-
arc
-
ressort
-
Bu kadar.
-
Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret.
-
Kaynakçasal kimlik verilirken, içkapak dışından sağlanan bilgiyi, içkapakta bulunandan ayırmak için kullanılan im.
-
Bracket. parenthesis.
-
Parenthesis. parentheses.
-
parentheses
-
Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce
Örnek:
Ben bu cümleyi üç defa okudum, hiçbir şey anlayamadım. B. R. Eyuboğlu
-
Dizge, sistem.
-
Bütün, hep.
-
Herkes
Örnek:
Cümleye uzun ömürler dilerim. B. Felek
-
Bk. küme
-
Sentence. clause. proposition.
-
Sentence. clause. system. group. phrase.
-
Süresince, zarfında
Örnek:
Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç
-
Ortamında
Örnek:
Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz. F. R. Atay
-
... ile dolu bir biçimde.
-
İncluded. in. inside of. within. inly. therein. in. inside. within. among. amongst. sub.
-
İncluded. in. inside of. within. inly. therein. inside. among. amongst. sub.
-
İn. inside. within (a limit. under (circumstances. all. full of. having.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|