|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
yayıcı
-
Bk. yayındırıcı
-
Başlıca yayınma olayından yararlanarak, bir kaynağın ışık akısının uzaysal dağılışını değiştirmeye yarayan nesne.
-
spreader
-
diffuser
-
Lichtstreuender Körper
-
diffuseur
-
Işığın yayınmasını sağlamak için ışık kaynağı önüne konulan türlü yapıda yüzeyler.
-
Işığın yayınımını sağlamak amacıyla ışık kaynağının önüne konan, ışığı yumuşatmakta kullanılan çeşitli yapıda yüzeyler.
-
Jelly, diffuser
-
Diffuser, Blende, Weichstrahler, Fettblende, Vaselineblende, Salbenblende
-
diffuseur
-
En önemli, başta gelen
Örnek:
Eleştirme her okurun, her seyircinin başlıca hakkıdır. N. Ataç
-
Major. main. primary. prime. cardinal. essential. leading. ruling. staple. mainly. primarily. mostly. principally. chiefly. largely.
-
Essential. mainly. primary. prime. principal. ruling. uppermost.
-
Chiefly. mainly. principally. grand. largely. leading. for the most part. pre eminently. primal. primarily. principal. ruling.
yayınma(nedir ne demek)
-
Işığın, pürüzleri bulunan bir yüzeyin her noktasında yansıyarak pek çok doğrultuda yayılması olayı, yayınım.
-
Doğrultulu bir ışınımın bir ortamdan geçerek ya da bir yüzeyden yansıyarak uzaysal dağılışının değişmesi ve birçok doğrultulara yayılması.
-
diffusion
-
Streuung
-
diffusion
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|