|
yardımcı donatımcı
-
Görünçlük donatımı çalışmalarında donatımcıya yardımcı olan kimse.
-
Property man assistant
-
Requisiteurassistent
-
Assistant accessoiriste
-
Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver
Örnek:
Savcı yardımcısı, bütün savcı yardımcıları gibi, zeki bir adamdı. H. Taner
-
Yardımı olan (şey, nesne)
Örnek:
Vücut yapısı da onun güldürücülüğünde ayrı bir yardımcı unsurdu. H. Taner
-
Accessary. accessory. ancillary. assistant. auxiliary. band-aid. collateral. contributory. cooperative. deputy. donkey. helpful. obliging. stand-by. sub. subsidiary. suffragan. supporting. accessary. accessory. acolyte. adjunct. aid. aide. assistant.
-
Accommodating. aid. aide. ancillary. assistant. attendant. attentive. auxiliary. buttress. collateral. companion. constructive. cooperative. help. helpful. second. subsidiary. useful. helper. associate. deputy.
-
Ancillary. collateral. auxiliary. adjunct. deputy. helper. mate. subsidiary. vice. asistant to. aid. abettor. acolyte. adjutant. associate. clerk. nurse. servant. team-mate. assistant. attached. auxiliary advertising. backer. coadjudant. contributing. con.
-
auxiliary
-
Bir film veya tiyatro eseri için gerekli sahne donatımı işini yöneten kimse.
-
Donatımlığı hazırlayan görevli.
-
Görünçlük donatımıyla ilgili işleri yürüten, bu donatımın sağlanması; bakımı ve korunmasından, gerekli görünçlükler için gerektiği anda donatımın bulundurulmasından sorumlu kimse.
-
Property man (master, manager), props man (manager, boy, hustler), set dresser
-
Property man
-
Requisiteur, Innenrequisiteur
-
Accessoiriste (deplateau)
-
accessoiriste
-
Bir ya da daha çok çekim içinde gerçekleştirilen, aynı kişileri aynı bezem içinde gösteren, çekim ile ayrım arasında yer alan film parçası (bazen çekim yerine de kullanılır). TV
-
Bir televizyon oyununun, aynı kişileri aynı bezem içinde veren bölümü. Sinem./TV
-
Dış dünyanın film ya da televizyon oyununda yer alan herhangi bir görünüşü
-
İşliğin, düzlüğün, üzerinde bezem kurulmuş, çalışma yapılan bölümü.
-
Scene, film scene, 2-
-
scene,
-
stage
-
Szene, Filmszene, 2-
-
Bühne
-
Szene,
-
scène
donatım(nedir ne demek)
-
Donatma, teçhiz
-
Bir fabrikayı, bir havaalanını, bir spor kuruluşunu veya bir askerî birliği etkinlik göstermesi için gerekli araç ve gereçlerle donatma.
-
Bir sanat eserinde ikinci derecede olan ayrıntılar, yardımcı ögeler.
-
Bir görünçlük içinde yer alan her çeşit eşya, nesne.
-
Bir işin yapımı için gerekli araçların tümü.
-
Properties, props, set dressings
-
Equipping. arming. rig. supplying. armament.
-
Armament. equipment.
-
Equipment. fittings. gearing. equipping. procurement of ordinance. accessories. accessory. gear. fixture. equipage. device. appliance. armature. garnish. harness. tackling. tackle. installation. rigging. rig. purchase. train. mounting. furniture. ap.
-
equipment
-
Requisit, Requisiten, Spielrequisiten, Atelierfundus, Fundusgegenstande
-
Ausrüstung, Werkstattgeräte
-
équipement
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|