Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yarı gölge nedir, yarı gölge ne demek (yarı gölge nnd)

yarı gölge nedir, yarı gölge ne demek?

yarı gölge

  1. Bir ışık kaynağı önüne konulan saydam olmayan bir cismin, gerisindeki ekran üzerine vuran gölgesinin çevresinde görülen, çok koyu karanlık olmayan bölümü.
  2. Ay ve Gün tutulmalarında bir parça ışık alan gölge konisinin içi; Güneş lekelerinde kara alanı saran daha aydınlık alan parçası.
  3. Hafif gölge; karanlık ile aydınlık arası.
  4. (en) Half-Shadow.
  5. (en) Penumbra.
  6. (al) Halbschatten
  7. (al) Penumbra
  8. (fr) Pénombre

yarı (nedir ne demek)

  1. Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf.
  2. Futbolda 45 dakikalık her iki devreden biri.
  3. Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan.
  4. Gereğinden az, tam olmayarak
    Örnek: Arkasından yarı şaka, yarı sitem ilave ediyor. A. İlhan
  5. Tam olmayışı ifade eden bir ön ek.
  6. (en) Hemi- half.
  7. (en) Half.
  8. (en) Quasi.
  9. (en) Moiety.
  10. (en) Meta-.
  11. (en) Part-.
  12. (en) Quasi-.
  13. (en) Semi-.
  14. (en) Hemi-.
  15. (en) Half of the.
  16. (en) Demi.
  17. (en) Half time.
  18. (en) Partial.
  19. (fr) Demi-

yar (nedir ne demek)

  1. Sevgili.
  2. Deniz, göl, ırmak vb. su kıyılarında veya karada dik yer, uçurum
    Örnek: Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur. Atasözü
  3. Sevgili
  4. Dost, tanıdık
  5. Yardımcı
  6. Sevilen, sevgili.
  7. Dost, arkadaş.
  8. Yardem eden, destekleyen.
  9. (en) Yemen Arab Republic [Yemen or North Yemen]; used for information dated before 22 May 1990 or CY91.
  10. (en) Yard and silvviculture materials including bark, woodchips, leaves, grass clippings, brush, small tree limbs, and stumps.
  11. (en) Youth at Risk.
  12. (en) No real translation, just used at the end of a verb to make it a command Not meant to be used when speaking to superiors Examples:.
  13. (en) Cliff, love, precipice, scarp.
  14. (en) Cliff.
  15. (en) Love.
  16. (en) Precipice.
  17. (en) Scarp.
  18. (en) Abyss.

gölge (nedir ne demek)

  1. Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık
    Örnek: Etrafına gölge salmayan, yemiş vermeyen hangi kütük baltadan kurtulur? H. E. Adıvar
  2. Güneş ışınlarından korunacak yer
    Örnek: Sakın kesme, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin. M. Ş. Esendal
  3. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet
    Örnek: Pencereden dışarıya bir gölge çıktı, arkasından seğirttiler. A. Gündüz
  4. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk.
  5. Röfle.
  6. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan.
  7. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse.
  8. Koruma, kayırma himaye.
  9. Bir gökcisminin güneş ışığını engellemesinden ileri gelen ışıksız uzay parçası.
  10. Almaç görüntülüğünde resmin temel konusunun hem bulunması gereken yerde hem de onun biraz yanında daha soluk olarak çift görünmesi durumu.
  11. (en) Ghost (image), echo.
  12. (en) Shadow.
  13. (en) Shade.
  14. (en) Silhoutte.
  15. (en) Cloud.
  16. (en) Dark.
  17. (en) Simulacrum.
  18. (en) Silhouette.
  19. (en) Umbra.
  20. (en) Shading.
  21. (en) Ghost.
  22. (al) Geisterbild, Echo
  23. (fr) Fantôme, image fantôme, écho (image)
  24. (fr) Ombre

ışık (nedir ne demek)

  1. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk
    Örnek: Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi. H. E. Adıvar
  2. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç.
  3. Elektrik.
  4. Resim sanatında ışıklı, parlak yer.
  5. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı
    Örnek: Bütün gözlerden manalı ışıklar sıçrıyordu. P. Safa
  6. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb
    Örnek: Sevgili Behçet Necatigil şiirimizin vazgeçilmez ışıklarından biri olarak ayrıldı aramızdan. N. Cumalı
  7. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.
  8. Yönetmenin, sahnenin ya da salonun aydınlatılması için verdiği buyruk.
  9. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. Başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (Bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. Dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur).
  10. Aydınlık, ziya.
  11. Mutluluk, sevinç veya zekadan doğan, yüzde ve gözlerde beliren parıltı.
  12. Mec. Yol gösteren, aydınlatan, önderlik eden kimse.
  13. (en) Beam.
  14. (en) Light (luminous energy.
  15. (en) Light.
  16. (en) Gleam.
  17. (en) Lights!.
  18. (en) Lamp.
  19. (en) Luminary.
  20. (en) Photo-.
  21. (en) Any source of light.
  22. (en) Bathe.
  23. (en) Doppler effect.
  24. (al) Licht
  25. (fr) Lumière
  26. (fr) Lumière!

saydam (nedir ne demek)

  1. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf
    Örnek: Atlet vücudunu bütünüyle gösteren, saydam bir sabahlık giymişti. A. İlhan
  2. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöz ve projeksiyona konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt.
  3. Diyapozitif.
  4. Asetat.
  5. Açık seçik, belirgin.
  6. Ardındaki nesnelleri belirgin biçimde gösteren ışık geçirici ortam.
  7. Ardındaki nesnelleri belirgin biçimde gösteren ışık geçirici ortam.
  8. Işığın saçılmadan geçişine olanak veren (özdek).
  9. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan nesne. 2. Parlak.
  10. (en) Clear.
  11. (en) Pellucid.
  12. (en) Transparent.
  13. (en) Filmy.
  14. (en) Slide.
  15. (en) Hyaloid.
  16. (en) Liquid.
  17. (en) Limpid.
  18. (en) Transparent şeffaf.
  19. (en) Airy.
  20. (en) Glare.
  21. (en) Luculent.
  22. (en) Translight.
  23. (al) Durchsichtig
  24. (fr) Transparent

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014