Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yarım dingil nedir, yarım dingil ne demek, yarım dingilin anlamı, ingilizcesi (yarım dingil nnd)

yarım dingil nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






yarım dingil

  1. Ayıraçtan arka tekerleklere devinim ileten dingil.
  2. (en) Rear axle shaft, half shaft
  3. (al) Hinterachswelle
  4. (fr) Arbre de l'essieu arrière

yarım (nedir ne demek)

  1. Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri
    Örnek: Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç
  2. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan
    Örnek: Ötekinde de yarım kavala benzeyen kalın bir çığırtma vardı. O. C. Kaygılı
  3. Bir bütünün yarısı olan miktar.
  4. Saatte on iki otuz.
  5. Hastalıklı, sakat, sağlıksız.
  6. Tribüyü oluşturan ikiyarım fratriden biri. Heryarım kendi arasında birkaç klana ayrılır.yarımlar törenlerde, düşüncelerde ve simgelerde zıtlık gösterirler, a. bk. ikili düzen.
  7. (en) Half. half. mezzo-. semi-. hemi-.
  8. (en) Half. demi -. semi.
  9. (en) moiety
  10. (fr) moitié

dingil (nedir ne demek)

  1. Tekerleklerin merkezinden geçen ve taşıtın altına enlemesine yerleştirilmiş mil, aks
    Örnek: Öyleleri görülür ki arabanın dingilleri üzerine oturtulmuş büyük kafesler sanırsınız. R. N. Güntekin
  2. Aptal, salak.
  3. Kaba saba.
  4. Dönen işlerge parçalanın taşıyan ve aygıtın eksenini oluşturan metal çubuk.
  5. Dönen işlerge parçalanın taşıyan ve aygıtın eksenini oluşturan metal çubuk.
  6. Tekerlek, yuvgu, çark vb. nin özeklerinden geçen çubuk.
  7. (en) Axle. arbor. axle-tree. shaft. spindle.
  8. (en) Axis. spindle. axle. arbor.
  9. (en) Axle. axletree. spindle tree. arbor. journal. spindle. shaft. spindal.
  10. (en) shaft
  11. (en) axle
  12. (al) Achse
  13. (al) Schaft
  14. (fr) axe
  15. (fr) essieu

arka (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı.
  2. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi.
  3. Geri kalan bölüm, kısım.
  4. Art, peş.
  5. Otururken sırtın dayandığı yer
    Örnek: Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu. T. Buğra
  6. İnsanın vücudu, bedeni
    Örnek: Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı. R. H. Karay
  7. Koruyucu, kayırıcı, iltimasçı, piston
    Örnek: Memur olmak için büyük bir arka gerek. H. R. Gürpınar
  8. Arkada olan, arkada bulunan.
  9. Bir organizmanınarka kısmı; bir organ veya yapınınarka kısmı. Posteriyor, art.
  10. (en) Back. stern. rear. tail. hind. rearward. friend at court. back. rear. posterior. supporter. backer. support. backing. contuniation. breech. small. dors-. dorso-.
  11. (en) Back. dorsal. hind. posterior. rear. reverse. the reverse. continuation. sequel. support. back-up. backing. supporter. backer. backside. buttocks. behind.
  12. (en) The back. backpart. rear. back side. reverse. hind. posterior. buttocks. rump. powerful friend. backer. supporter. pull. influence. sequel. a back load of sth. countenancer. heel. tail.
  13. (en) Essence, liquor, arrack.
  14. (en) posterior
  15. (la) Posterior: sonra

devinim (nedir ne demek)

  1. Devinme işi, hareket
    Örnek: Dinleyenlerden de kendisini doğrulayan baş devinimleri bekliyordu. N. Cumalı
  2. Bir toplumdaki olayların ana özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin bütünü.
  3. Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş.
  4. Bir düşünce sürecinin başlaması, hareket.
  5. Zaman içinde durum değiştirme.
  6. Durağan bir noktaya göre devinmekte olan bir nesnenin durumu, devim, hareket.
  7. Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir.
  8. Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir.
  9. 1 - Yer değiştirme; bir noktanın uzaydaki bir durumdan başka bir duruma geçişi; zaman içinde durum değiştirme. 2- Olabilirlikten gerçekliğe geçiş. 3- Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş; bir düşünce sürecinin başlaması. 4- Tarihin akışı içinde var olan düzeni değiştirmeye zorlayan " toplumsal, tinsel vb. güçlerin baskısı.
  10. Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. TV
  11. Televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim.
  12. (en) action
  13. (en) Motion. movement. motion hareket.
  14. (en) Motion. action.
  15. (en) Move, motion, movement
  16. (en) motion
  17. (al) Handlung
  18. (al) Bewegung
  19. (fr) action
  20. (fr) mouvement
  21. (fr) mouvement
  22. (la) motus

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük