|
yarım dingil
-
Ayıraçtan arka tekerleklere devinim ileten dingil.
-
Rear axle shaft, half shaft
-
Hinterachswelle
-
Arbre de l'essieu arrière
-
Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri
Örnek:
Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç
-
Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan
Örnek:
Ötekinde de yarım kavala benzeyen kalın bir çığırtma vardı. O. C. Kaygılı
-
Bir bütünün yarısı olan miktar.
-
Saatte on iki otuz.
-
Hastalıklı, sakat, sağlıksız.
-
Tribüyü oluşturan ikiyarım fratriden biri. Heryarım kendi arasında birkaç klana ayrılır.yarımlar törenlerde, düşüncelerde ve simgelerde zıtlık gösterirler, a. bk. ikili düzen.
-
Half. half. mezzo-. semi-. hemi-.
-
Half. demi -. semi.
-
moiety
-
moitié
-
Tekerleklerin merkezinden geçen ve taşıtın altına enlemesine yerleştirilmiş mil, aks
Örnek:
Öyleleri görülür ki arabanın dingilleri üzerine oturtulmuş büyük kafesler sanırsınız. R. N. Güntekin
-
Aptal, salak.
-
Kaba saba.
-
Dönen işlerge parçalanın taşıyan ve aygıtın eksenini oluşturan metal çubuk.
-
Dönen işlerge parçalanın taşıyan ve aygıtın eksenini oluşturan metal çubuk.
-
Tekerlek, yuvgu, çark vb. nin özeklerinden geçen çubuk.
-
Axle. arbor. axle-tree. shaft. spindle.
-
Axis. spindle. axle. arbor.
-
Axle. axletree. spindle tree. arbor. journal. spindle. shaft. spindal.
-
shaft
-
axle
-
Achse
-
Schaft
-
axe
-
essieu
-
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı.
-
Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi.
-
Geri kalan bölüm, kısım.
-
Art, peş.
-
Otururken sırtın dayandığı yer
Örnek:
Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu. T. Buğra
-
İnsanın vücudu, bedeni
Örnek:
Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı. R. H. Karay
-
Koruyucu, kayırıcı, iltimasçı, piston
Örnek:
Memur olmak için büyük bir arka gerek. H. R. Gürpınar
-
Arkada olan, arkada bulunan.
-
Bir organizmanınarka kısmı; bir organ veya yapınınarka kısmı. Posteriyor, art.
-
Back. stern. rear. tail. hind. rearward. friend at court. back. rear. posterior. supporter. backer. support. backing. contuniation. breech. small. dors-. dorso-.
-
Back. dorsal. hind. posterior. rear. reverse. the reverse. continuation. sequel. support. back-up. backing. supporter. backer. backside. buttocks. behind.
-
The back. backpart. rear. back side. reverse. hind. posterior. buttocks. rump. powerful friend. backer. supporter. pull. influence. sequel. a back load of sth. countenancer. heel. tail.
-
Essence, liquor, arrack.
-
posterior
-
Posterior: sonra
-
Devinme işi, hareket
Örnek:
Dinleyenlerden de kendisini doğrulayan baş devinimleri bekliyordu. N. Cumalı
-
Bir toplumdaki olayların ana özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin bütünü.
-
Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş.
-
Bir düşünce sürecinin başlaması, hareket.
-
Zaman içinde durum değiştirme.
-
Durağan bir noktaya göre devinmekte olan bir nesnenin durumu, devim, hareket.
-
Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir.
-
Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir.
-
1 - Yer değiştirme; bir noktanın uzaydaki bir durumdan başka bir duruma geçişi; zaman içinde durum değiştirme. 2- Olabilirlikten gerçekliğe geçiş. 3- Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş; bir düşünce sürecinin başlaması. 4- Tarihin akışı içinde var olan düzeni değiştirmeye zorlayan " toplumsal, tinsel vb. güçlerin baskısı.
-
Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. TV
-
Televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim.
-
action
-
Motion. movement. motion hareket.
-
Motion. action.
-
Move, motion, movement
-
motion
-
Handlung
-
Bewegung
-
action
-
mouvement
-
mouvement
-
motus
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|