|
yapım
-
Yapma işi, inşa, imal.
-
Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal.
-
Özümleme.
-
Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon.
-
Bir tiyatro yapıtının tam olarak seyirci için üretilmesi işlemi.
-
Bir filmin gerçekleştirilmesi için yapılan çalışmaların tümü
-
Bu çalışmaların ürünü (belli bir ülkenin, belli bir dönemin, belli bir okulun,yapımevinin ürünü). TV
-
Bir televizyon izlencesini gerçekleştirmek için gerekli çalışmaların tümü
-
Bu çalışmaların ürünü.
-
1-2. production, film production (making), 3-4. production, television programme (ABD: program) (production)
-
Formation. make-up. manufacture. production. program. programme.
-
Construction. fabrication. making. manufacture. production. building. production imal. production prodüksiyon.
-
Construction. building. manufacture. manufacturing. production. making. (film , TV program. film making.
-
production
-
1-2. Produktion, Filmproduktion, Herstellung, Filmherstellung, 3-4. Produktion, Fernsehproduktion, Fernsehinszenierung, Programmproduktion
-
1-2. production (cinématographique), 3-4. production de programme, fabrication de programme (vidéo)
-
production
-
Karşısındakini, ilgilendiği işten alıkoymak için söylenir.
-
Doğadaki şeylere benzetilerek insan eliyle yapılmış, yapay, suni, sahici karşıtı
Örnek:
Eliyle bahçenin dökme taştan yapma mağaralarından birini göstererek... Y. K. Karaosmanoğlu
-
İçten olmayan, içten gelmeyerek yapılan, yapmacık
Örnek:
Fakat fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi. H. Taner
-
Yapmak işi.
-
Bk. yapım
-
Artificial. dummy. imitated. postiche. sham. spurious. accomplishment. acquittal. construction. execution. exercise. fulfillment. fulfilment. implement. making. pursuance.
-
Achievement. discharge. erection. execution. fabrication. false. foundation. fulfilment. imitation. observance. performance. transaction. made. done. artificial. sham. pretented. doing. making. building. bogus. affected. mannered.
-
Doing. making. mock. artificial imitation. affected. feigned. artificial. factitious. fulfilment. knock it off. manufacture. nark it. performance. rendering. sack. spurious. fulfillment.
-
perpetration
-
[yapma] adj. artificial, dummy, imitated, postiche, sham, spurious
-
Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
Örnek:
İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
-
Bir değer yaratan emek.
-
Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
-
Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
-
Kamu yararına yapılan işler.
-
Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
-
Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
-
İş yeri
-
Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
-
Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
-
Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
-
Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
-
Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
-
Job. working. occupational. regulation. biz. work. things to do. job. occupation. profession. business. trade. concern. affair. function. piece of work. works. working. activity. appointment. assignment. ball game. billet. calling. cause. commerce. d.
-
Act. action. affair. appointment. assignment. berth. business. commission. concern. deal. dealing. dealings. deed. duty. employment. field. function. handiwork. job. labour. matter. occupation. occupational. office. operation. position. post. profession. pursuit. service. show. situation. task. trade. transaction. undertaking. work. working. workpiece.
-
Act. business. work. job. action. affair. commerce. employment. matter. occupation. profession. service. task. trade. duty. mission. the chief problem. something worth doing. agency. term. avocation. billet. biz. boom. breeze. commercial operation. commis.
-
profession.
-
job
-
work.
-
Business, activity.
-
work
-
Arbeit
-
travail
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|