Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yapı arabalığı nedir, yapı arabalığı ne demek, yapı arabalığıın anlamı (yapı arabalığı nnd)

yapı arabalığı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

yapı

  1. Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
  2. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme.
  3. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür
    Örnek: Yapısı sağlam, güzel bir erkekti. Y. Z. Ortaç
  4. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür.
  5. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
  6. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.
  7. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat.
  8. Kayaçların ve onların oluşturdukları katmanlarında yerkabuğu içindeki düzeni, durumu.
  9. (en) Structural. architecture. being. blood. build. building. chemistry. composition. conformation. constitution. construction. contexture. corpus. disposition. edifice. erection. fabric. fiber. fibre. form. frame. framework. habit. habit of body. make. m.
  10. (en) Build. building. constitution. construction. disposition. erection. make. structure. temperament. vein. edifice. edifice bina. structure strüktür. fabric. configuration. conformation. build.
  11. (en) Structure. build. building. constitution. construction. make. edifice. constructing. physique. frame. origin. conformation. fabric. fibre. framing. make up. making. texture.
  12. (en) structure
  13. (fr) structure

yap  US UK (nedir ne demek)

  1. (en) Yelp, bark; chatter, foolish talk; uncouth person; mouth (Slang)
  2. havlama
  3. (argo) ağız
  4. gevezelik
  5. Kesik kesik ve yüksek sesle havlamak
  6. Fazla konuşmak, gevezelik etmek.

barınmak (nedir ne demek)

  1. Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak.
  2. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak
    Örnek: Dosdoğru teyzemin evine gidecektim, iyi kötü barınacak bir yer... P. Safa
  3. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek.
  4. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.
  5. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak
    Örnek: Girip çıktığı mesleklerin hiçbirinde üç dört, hadi bilemediniz, altı aydan fazla barınamadı. H. Taner
  6. (en) Shelter. harbor. harbour.
  7. (en) To take shelter. to get along together.
  8. (en) To take shelter in. house. nestle. to take shelter. tabernacle.

başka(nedir ne demek)

  1. Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge
    Örnek: Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim. H. Taner
  2. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan
    Örnek: Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor. H. E. Adıvar
  3. Konu edilen, bilinenden ayrı nesne ve kimse için teklik veya çokluk olarak başkası, başkaları biçiminde kullanılan bir söz
    Örnek: Başkalarının otuz liraya yaptığı bir kostümü siz niye seksen liraya yapıyorsunuz? R. N. Güntekin
  4. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
  5. (en) Other. another. different. alternative. distinct. other than. apart from. else. forth. otherwise. except. save. but. saving. hetero-. beside. save. barring. excepting. saving. another.
  6. (en) Alternative. another. atypical. different. else. further. other.
  7. (en) Other. another. different. except. apart from. other than. alternative. else. several.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük