Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yangına körükle gitmek nedir, yangına körükle gitmek ne demek (yangına körükle gitmek nnd)

yangına körükle gitmek nedir, yangına körükle gitmek ne demek?

yangına körükle gitmek

  1. Gerginliği, uzlaşmazlığı artıracak biçimde davranmak.
  2. (en) Add fuel to the fire, fan the flame, pour oil on the flames.

gitmek (nedir ne demek)

  1. Bir yere doğru yönelmek
    Örnek: Yol yaptırmaktan maksat, insanların gitmek istedikleri yere, güvenle, rahatça gidip gelmelerini sağlamaktır. N. Cumalı
  2. Bir yerden veya bir işten ayrılmak.
  3. Çıkmak, ulaşmak.
  4. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak.
  5. Sürmek, devam etmek
    Örnek: Ama böyle giderse, Allah hemen sonunu hayırlara tebdil etsin. M. Ş. Esendal
  6. Yakışmak, yaraşmak.
  7. Tüketilmek, harcanmak
  8. Götürülmek, gönderilmek.
  9. (en) Roll.
  10. (en) Apply.
  11. (en) Run.
  12. (en) Fare.
  13. (en) Turn to.
  14. (en) Take one's way.
  15. (en) Go away.
  16. (en) Depart.
  17. (en) Head for.
  18. (en) Betake oneself to.
  19. (en) Bugger off.
  20. (en) Give.
  21. (en) Go together.
  22. (en) Head.
  23. (en) Hop it.
  24. (en) Hop off.
  25. (en) Repair.
  26. (en) Resort.
  27. (en) Steer for.
  28. (en) Step.
  29. (en) Strike out.
  30. (en) Take to.
  31. (en) Wend one's way.
  32. (en) Work in with.
  33. (en) Become.
  34. (en) Blend.
  35. (en) Flit.
  36. (en) Gravitate.
  37. (en) Move.
  38. (en) Nose.
  39. (en) Retire.
  40. (en) Retreat.
  41. (en) Ride.
  42. (en) Sail.
  43. (en) Sneak.
  44. (en) Steam.
  45. (en) Travel.
  46. (en) Trot.
  47. (en) To go.
  48. (en) To leave.
  49. (en) To depart.
  50. (en) To make a move.
  51. (en) To leave for.
  52. (en) To attend.
  53. (en) To get on with sth.
  54. (en) To go off.
  55. (en) To move off.
  56. (en) To travel.
  57. (en) To make.
  58. (en) To go with.
  59. (en) To suit.
  60. (en) To become.
  61. (en) To fit.
  62. (en) To be suitable.
  63. (en) To be enough.
  64. (en) To suffic.
  65. (en) To go away.
  66. (en) Be lost.
  67. (en) To lead.
  68. (en) To last.
  69. (en) To be enough for.
  70. (en) To disappear.
  71. (en) To have recourse to.
  72. (en) Betake.
  73. (en) Buzz.
  74. (en) Drive off.
  75. (en) To do a fade.
  76. (en) Flock.
  77. (en) Gang.
  78. (en) Get off.
  79. (en) Go about.
  80. (en) Hit the road.
  81. (en) To take one's hooks.
  82. (en) Make.
  83. (en) Make tracks.

biçim (nedir ne demek)

  1. Biçme işi.
  2. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal
    Örnek: İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur. S. Birsel
  3. Yakışık alan şekil, uygun şekil
    Örnek: Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde. A. İlhan
  4. Herhangi bir şeyin benzeri.
  5. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
  6. Tarz
    Örnek: İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar. F. R. Atay
  7. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli düzeni, format.
  8. Bilgisayarda disketi kullanılabilir duruma getirme.
  9. Disketi zararlı ögelerden temizleme.
  10. Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü.
  11. (en) Bathos.
  12. (en) Figure.
  13. (en) Manner.
  14. (en) Strain.
  15. (en) Well-Proportioned form.
  16. (en) Form.
  17. (en) Shape.
  18. (en) Style.
  19. (en) Cast.
  20. (en) Configuration.
  21. (en) Conformation.
  22. (en) Face.
  23. (en) Fashion.
  24. (en) Figuration.
  25. (en) Format.
  26. (en) Genre.
  27. (en) Guise.
  28. (en) Make.
  29. (en) Mode.
  30. (en) Semblance.
  31. (en) Morpho-.
  32. (en) Stripe.
  33. (en) Method.
  34. (en) Model.
  35. (en) Turn.
  36. (en) Turn of phrase.
  37. (al) Form
  38. (fr) Forme

davranmak (nedir ne demek)

  1. Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak
    Örnek: Hiç gerekmezken dönüyor ve onu yeni görmüş gibi davranıyor. T. Buğra
  2. Bir şeye el atmak, girişmek
    Örnek: Polisi görünce kaçmaya davrandılar. H. Taner
  3. Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak
    Örnek: Kalbine bu üzüntü düşünce duramadı, ayağa kalkıp gitmeye davrandı. R. H. Karay
  4. (en) Conduct.
  5. (en) To get ready for action.
  6. (en) To act.
  7. (en) To behave.
  8. (en) To treat.
  9. (en) To behave toward.
  10. (en) Behave.
  11. (en) Treat.
  12. (en) Conduct oneself.
  13. (en) Proceed.
  14. (en) Bear oneself.
  15. (en) Comport oneself.
  16. (en) Cut up.
  17. (en) Demean oneself.
  18. (en) Deport oneself.
  19. (en) Do by.
  20. (en) Do to.
  21. (en) Comport.
  22. (en) Deal.
  23. (en) Spurt.
  24. (en) Walk.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013