Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yan nedir, yan ne demek, yanın anlamı, ingilizcesi (yan nnd)

yan nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






yan

  1. Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü
    Örnek: Yolcuların girdiği iskele yanından kendini denize attı. M. Ş. Esendal
  2. Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet
    Örnek: Yaşlı garson yanımıza geldi. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Yer.
  4. Üst.
  5. Birlikte, beraberinde olma
    Örnek: Bir ara acıkıp yanlarında getirdikleri ekmek peyniri yediler. N. Cumalı
  6. Bedenin bir bölümü.
  7. Üstte, altta, arkada veya önde olmayan.
  8. İkinci derece olan.
  9. Yanal.
  10. (Kuramsal istatistik) (…) evrendeğerinin (…) kestiricisi için, (…) çıkarımı. Bu çıkarım artı, eksi ya da sıfır olabilir; sıfır ise, kestiriciyansızdır, ay. bak,yansız kestirici.
  11. (en) Ancillary. aslant. asquint. awry. collateral. flanking. lateral. parietal. side. sidelong. sideward. subordinate. awry. sidelong. flank. side. by-. bye-.
  12. (en) Ancillary. cockeyed. flank. lateral. part. side. sidelong. sideways. skew. place. vicinity. direction. auxiliary. subsidiary. askew.
  13. (en) Side. flank. neighbourhood. vicinity. diggings. behalf. edge. hand. sideways. sub. way.
  14. (en) bias
  15. (en) side
  16. (en) lateral

ön (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı
    Örnek: Beş on kişi, köşkün önünde toplandık. M. Ş. Esendal
  2. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı
  3. Bir kimsenin ilerisi
  4. Yakın gelecek zaman.
  5. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü
  6. Önce olan, ilk.
  7. Civar, yöre.
  8. Benzerler arasında bakılan veya gidilen yönde olan
  9. Bk. anteriyör
  10. (en) Front. fore. frontal. anterior. forward. initiative. precursory. preliminary. front. face. fore. presence. ante-. pre-. pro-.
  11. (en) Fore. forward. front. frontal. preliminary.
  12. (en) Front. preliminary. front part of. space in front of. foremost. forefront.

arka(nedir ne demek)

  1. Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı.
  2. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi.
  3. Geri kalan bölüm, kısım.
  4. Art, peş.
  5. Otururken sırtın dayandığı yer
    Örnek: Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu. T. Buğra
  6. İnsanın vücudu, bedeni
    Örnek: Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı. R. H. Karay
  7. Koruyucu, kayırıcı, iltimasçı, piston
    Örnek: Memur olmak için büyük bir arka gerek. H. R. Gürpınar
  8. Arkada olan, arkada bulunan.
  9. Bir organizmanınarka kısmı; bir organ veya yapınınarka kısmı. Posteriyor, art.
  10. (en) Back. stern. rear. tail. hind. rearward. friend at court. back. rear. posterior. supporter. backer. support. backing. contuniation. breech. small. dors-. dorso-.
  11. (en) Back. dorsal. hind. posterior. rear. reverse. the reverse. continuation. sequel. support. back-up. backing. supporter. backer. backside. buttocks. behind.
  12. (en) The back. backpart. rear. back side. reverse. hind. posterior. buttocks. rump. powerful friend. backer. supporter. pull. influence. sequel. a back load of sth. countenancer. heel. tail.
  13. (en) Essence, liquor, arrack.
  14. (en) posterior
  15. (la) Posterior: sonra

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük