Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yan anlam nedir, yan anlam ne demek (yan anlam nnd)

yan anlam nedir, yan anlam ne demek?

yan anlam

  1. Kelimenin asıl anlamı yanında, kullanıma bağlı olarak kazandığı yeni anlam(lar): Baş kelimesinin asıl anlamı dışında «bir topluluğu yöneten kimse, lider», «bir şeyin başlangıcı (ay başı, yıl başı, satır başı)», «temel esas» (her işin başı sağlıktır), «bir şeyin uçlarından biri» (yolun iki başı, «tane, sayı» (iki baş sarımsak, üç baş inek, altı baş aile), «bir şeyin yakını veya çevresi» (ocak başı, havuz başı, mangal başı) vb. pek çokyan anlamı vardır. Ayak, göz, parmak, boğaz, burun gibi organ adları da epeyyan anlamlara sahiptir. Türkçmiz bu bakımdan her yönü ile zengin bir özellik taşır. Karşıtı asıl anlam’dır
  2. (en) Connotation, secondary meaning.
  3. (fr) Connotation, sens accessoire

yan (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü
    Örnek: Yolcuların girdiği iskele yanından kendini denize attı. M. Ş. Esendal
  2. Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet
    Örnek: Yaşlı garson yanımıza geldi. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Yer.
  4. Üst.
  5. Birlikte, beraberinde olma
    Örnek: Bir ara acıkıp yanlarında getirdikleri ekmek peyniri yediler. N. Cumalı
  6. Bedenin bir bölümü.
  7. Üstte, altta, arkada veya önde olmayan.
  8. İkinci derece olan.
  9. Yanal.
  10. (Kuramsal istatistik) (…) evrendeğerinin (…) kestiricisi için, (…) çıkarımı. Bu çıkarım artı, eksi ya da sıfır olabilir; sıfır ise, kestiriciyansızdır, ay. bak,yansız kestirici.
  11. (en) Bias.
  12. (en) Side.
  13. (en) Ancillary.
  14. (en) Aslant.
  15. (en) Asquint.
  16. (en) Awry.
  17. (en) Collateral.
  18. (en) Flanking.
  19. (en) Lateral.
  20. (en) Parietal.
  21. (en) Sidelong.
  22. (en) Sideward.
  23. (en) Subordinate.
  24. (en) Flank.
  25. (en) Bye-.
  26. (en) Cockeyed.
  27. (en) Part.
  28. (en) Sideways.
  29. (en) Skew.
  30. (en) Place.
  31. (en) Vicinity.
  32. (en) Direction.
  33. (en) Auxiliary.
  34. (en) Subsidiary.
  35. (en) Askew.
  36. (en) Neighbourhood.
  37. (en) Diggings.
  38. (en) Behalf.
  39. (en) Edge.
  40. (en) Hand.

anlam (nedir ne demek)

  1. Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, fehva, valör.
  2. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
  3. Sözcüklerin veya davranışların zihinde uyandırdığı izlenim.
  4. Tek iplikli nükleik asidin polaritesi.
  5. (en) Sense, meaning.
  6. (en) Meaning.
  7. (en) Sense.
  8. (en) Point.
  9. (en) Explanation.
  10. (en) Acceptation.
  11. (en) Construction.
  12. (en) Content.
  13. (en) Denotation.
  14. (en) Effect.
  15. (en) Hang.
  16. (en) İmport.
  17. (en) İnference.
  18. (en) Purport.
  19. (en) Purview.
  20. (en) Significance.
  21. (en) Significancy.
  22. (en) Signification.
  23. (en) Sound.
  24. (en) Strain.
  25. (en) Tenor.
  26. (en) İmplication.
  27. (en) Sense mana.
  28. (en) Connotation.
  29. (fr) Sens

kelime (nedir ne demek)

  1. Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük
    Örnek: Tayyare kelimesine alışan millet, uçak kelimesine de alışır. O. V. Kanık
  2. (en) Wordy.
  3. (en) Word.
  4. (en) Vocable.

asıl (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı.
  2. Kök, köken, kaynak.
  3. Gerçeklik, esas, hakikat.
  4. Soy, nesep
    Örnek: İnsan dedi, aslını unutmamalıdır. S. F. Abasıyanık
  5. Gerçek
    Örnek: Genç kızın bıraktığı mektup asıl sebebi meydana çıkarmıştı. R. N. Güntekin
  6. Bir şeyin temelini oluşturan, ana.
  7. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan.
  8. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı.
  9. Yeniçeri ocağından olanların ulufelerini gösteren defterin özgün nüshası.
  10. (en) Essence.
  11. (en) Fountain.
  12. (en) Parentage.
  13. (en) Seed.
  14. (en) Base.
  15. (en) Reality.
  16. (en) Original (copy.
  17. (en) Essence of a thing.
  18. (en) Capital stock.
  19. (en) İnstitutional copy.
  20. (en) Fundamental.
  21. (en) Family stock.
  22. (en) Asylum.
  23. (en) True.
  24. (en) Real.
  25. (en) Original.
  26. (en) Actual.
  27. (en) Main.
  28. (en) Elementary.
  29. (en) Principal.
  30. (en) Cardinal.
  31. (en) Master.
  32. (en) Authentic.
  33. (en) Central.
  34. (en) İn chief.
  35. (en) İntrinsic.
  36. (en) Pivotal.
  37. (en) Virtual.
  38. (en) Principally.
  39. (en) Origin.
  40. (en) Origination.
  41. (en) Extraction.
  42. (en) Foundation.
  43. (en) Gist.
  44. (en) Groundwork.
  45. (en) Provenance.
  46. (en) Root-Stock.
  47. (en) Foun.
  48. (en) Truth.
  49. (en) Source.
  50. (en) The original.
  51. (en) Genuine.
  52. (en) Essential.
  53. (en) Primary.
  54. (en) Actually.
  55. (en) Derivation.
  56. (en) Descent.
  57. (en) Germ.
  58. (en) Original copy.
  59. (en) Premier.
  60. (en) Prime.
  61. (en) Stuff.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014