Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yakı vurmak nedir, yakı vurmak ne demek (yakı vurmak nnd)

yakı vurmak nedir, yakı vurmak ne demek?

yakı vurmak

  1. Yakı yapıştırmak.

yakı (nedir ne demek)

  1. Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp vücudun bazı yerlerine konulan, koyuca lapa veya özel biçimde yapılmış eczalı parça.
  2. Çeşitli etkin maddelerin içine bal mumu, reçine, terementi esansı gibi maddeler de katılabilen, katı veya yarı-katı yapışkan kitlelerin pamuk, keten, kumaş üzerine yayılmasıyla elde edilen ve vücudun çeşitli bölgelerine dışarıdan yapıştırılarak uygulanan bir ilaç biçimi.
  3. (en) Emplastre.
  4. (en) Blister, capsicum plaster.
  5. (en) Blister.
  6. (en) Cataplasm.
  7. (en) Plaster.
  8. (en) Cautery.
  9. (en) Adhesive / sticking plaster.
  10. (en) Plastering.

yak   US UK (nedir ne demek)

  1. Tibet'te, Asya'nın bazı yörelerinde yabani veya evcil olarak yaşayan, kılları uzun öküz türü, Tibet öküzü, Tibet sığırı (Bos grunniens).
  2. Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımından, Kuzey Tibet çöllerinde 5000 m yükseklikteki alanlarda yaşayan, 90 cm kadar boynuzu olan, vücutları kıllı bir memeli türü.
  3. Tibet'te ve Orta Asya'nın Himalaya bölgesinde bulunan, uzun kaba tüylü, vahşi tipleri kahverengi veya siyah, evcil tipleri beyaz da olabilen boynuzlu sığır.
  4. (en) Bovine mammal native of the high plains of Central Asia.
  5. (en) Its neck, the outer side of its legs, and its flanks, are covered with long, flowing, fine hair.
  6. (en) Its tail is long and bushy, often white, and is valued as an ornament and for other purposes in India and China.
  7. (en) There are several domesticated varieties, some of which lack the mane and the long hair on the flanks.
  8. (en) Yak.
  9. (en) Called also chauri gua, grunting cow, grunting ox, sarlac, sarlik, and sarluc.
  10. (en) Large long-haired wild ox of Tibet often domesticated noisy talk.
  11. (en) Noisy talk.
  12. (en) Large long-haired wild ox of Tibet often domesticated.
  13. (fr) Yack
  14. Tibet yöresine özgü yaban sığırı, yak, zool
  15. (-ked, -king)(A.B.D.) (argo) gevezelik etmek, durmadan konuşmak
  16. Kahkaha ile gülmek, saçma sapan şeylere gülmek.
  17. Çenesi düşmek, saçma sapan konuşmak
  18. (la) Bos mutus

vurmak (nedir ne demek)

  1. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak.
  2. Ses çıkarmak için, bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak
    Örnek: Kapılarını vurmadan, kartını göstermeden, kademeye aldırmadan odalara giriyor. R. H. Karay
  3. Etkisi bir yere kadar uzanmak, sokulmak, girmek, duyulmak, yansımak, aksetmek
    Örnek: Yıkık damından içeriye parça parça güneş vurur. R. H. Karay
  4. Hızla değmek, çarpmak.
  5. Sürmek.
  6. Takmak, koymak
    Örnek: Seni buradan ellerine kelepçe, ayaklarına zincir vurup öyle götürecekler! Y. K. Karaosmanoğlu
  7. Bağlama, ilişkilendirmek
    Örnek: Bohçacı ve yazmacı kadınların tuhaflığına vurarak etrafını alırlar. R. H. Karay
  8. Olduğundan başka biçimde görünmek.
  9. (en) Putt.
  10. (en) Beat down.
  11. (en) Grass.
  12. (en) Pip.
  13. (en) Percuss.
  14. (en) Chime.
  15. (en) Bat.
  16. (en) Bang.
  17. (en) Beat.
  18. (en) Bruise.
  19. (en) Bust.
  20. (en) Catapult.
  21. (en) Catch.
  22. (en) Clap.
  23. (en) Clip.
  24. (en) Clout.
  25. (en) Dash.
  26. (en) Deal.
  27. (en) İmpinge.
  28. (en) İnflict.
  29. (en) Kayo.
  30. (en) Knock.
  31. (en) Land.
  32. (en) Lay out.
  33. (en) Lay to.
  34. (en) Lodge.
  35. (en) Mall.
  36. (en) Nail.
  37. (en) Pack.
  38. (en) Plant.
  39. (en) Plonk.
  40. (en) Plug.
  41. (en) Plunk.
  42. (en) Pound.
  43. (en) Pummel.
  44. (en) Punch.
  45. (en) Shoot.
  46. (en) Shoot off.
  47. (en) Slog.
  48. (en) Smash.
  49. (en) Birch.
  50. (en) Buffet.
  51. (en) Bump.
  52. (en) Crack.
  53. (en) Drive.
  54. (en) Fell.
  55. (en) Flap.
  56. (en) Slap.
  57. (en) Smite.
  58. (en) Strike.
  59. (en) To hit.
  60. (en) To strike.
  61. (en) To bash.
  62. (en) To dash.
  63. (en) To bump.
  64. (en) To knock.
  65. (en) To bang.
  66. (en) To slap.
  67. (en) To clip.
  68. (en) To clout.
  69. (en) To deal sb/sth a blow.
  70. (en) To shoot.
  71. (en) To shoot dead.
  72. (en) To wound.
  73. (en) To be reflected.
  74. (en) To feign.
  75. (en) To pretend to be.
  76. (en) To fake.
  77. (en) To hurt deeply.
  78. (en) To make ill.
  79. (en) To put (on one's.
  80. (en) To hit and kill.
  81. (en) Shoot dead.
  82. (en) To apply.
  83. (en) To knock on.
  84. (en) To tap on.
  85. (en) To stab.
  86. (en) To kill.
  87. (en) To hunt.
  88. (en) To pinch.
  89. (en) To chafe / to blister one's foot.
  90. (en) To blight a crop.
  91. (en) To slam.
  92. (en) To blow.
  93. (en) To lash.
  94. (en) To splash.
  95. (en) To sh.

yakı yapıştırmak (nedir ne demek)

  1. (en) Plaster.

yapıştırmak (nedir ne demek)

  1. Yapışmasını sağlamak
    Örnek: Mektuplarına kendi pullarını yapıştırırlar, kendi memurlarıyla sevk ederlerdi. F. R. Atay
  2. Yaklaştırmak, birbirine dayamak
    Örnek: Telefonu iyice kulağına yapıştırıyor. A. İlhan
  3. Hızla vurmak.
  4. Gecikmeden karşılık vermek veya gerekeni yapmak
    Örnek: Miralay Bey, realist bir asker görüşü ile teşhisi yapıştırır. H. Taner
  5. Yapıştırma eylemi.
  6. (en) Join, splice.
  7. (en) Affix.
  8. (en) Bind.
  9. (en) Clout.
  10. (en) To glue.
  11. (en) Fixate.
  12. (en) Apply.
  13. (en) Post, post up.
  14. (en) Agglutinate.
  15. (en) Bond.
  16. (en) Cement.
  17. (en) Conglutinate.
  18. (en) Glue.
  19. (en) Gunk up.
  20. (en) Paste.
  21. (en) Plant.
  22. (en) Stick.
  23. (en) Stick together.
  24. (en) Plaster.
  25. (en) To paste.
  26. (en) To tape.
  27. (en) To stick one thing onto another.
  28. (en) To adhere one thing to another.
  29. (en) To land sb (a blow.
  30. (al) Kleben, zusammenschneiden
  31. (fr) Coller

bazı (nedir ne demek)

  1. Birtakım, kimi
    Örnek: Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler. Ö. Seyfettin
  2. Bazen
    Örnek: Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. (en) Certain.
  4. (en) Some.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014