|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
yakı
-
Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp vücudun bazı yerlerine konulan, koyuca lapa veya özel biçimde yapılmış eczalı parça.
-
Çeşitli etkin maddelerin içine bal mumu, reçine, terementi esansı gibi maddeler de katılabilen, katı veya yarı-katı yapışkan kitlelerin pamuk, keten, kumaş üzerine yayılmasıyla elde edilen ve vücudun çeşitli bölgelerine dışarıdan yapıştırılarak uygulanan bir ilaç biçimi.
-
Blister. cataplasm. plaster.
-
Plaster. blister. cautery. adhesive / sticking plaster. plastering.
-
emplastre
-
Blister, capsicum plaster
-
Tibet'Te, Asya'nın bazı yörelerinde yabani veya evcil olarak yaşayan, kılları uzun öküz türü, Tibet öküzü, Tibet sığırı (Bos grunniens).
-
Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımından, Kuzey Tibet çöllerinde 5000 m yükseklikteki alanlarda yaşayan, 90 cm kadar boynuzu olan, vücutları kıllı bir memeli türü.
-
Tibet'Te ve Orta Asya'nın Himalaya bölgesinde bulunan, uzun kaba tüylü, vahşi tipleri kahverengi veya siyah, evcil tipleri beyaz da olabilen boynuzlu sığır.
-
A bovine mammal native of the high plains of Central Asia.
-
Its neck, the outer side of its legs, and its flanks, are covered with long, flowing, fine hair.
-
Its tail is long and bushy, often white, and is valued as an ornament and for other purposes in India and China.
-
There are several domesticated varieties, some of which lack the mane and the long hair on the flanks.
-
Called also chauri gua, grunting cow, grunting ox, sarlac, sarlik, and sarluc. large long-haired wild ox of Tibet often domesticated noisy talk.
-
Noisy talk. large long-haired wild ox of Tibet often domesticated.
-
yak
-
yack
-
Tibet yöresine özgü yaban sığırı, yak, zool
-
(-ked, -king)(A.B.D.) (argo) gevezelik etmek, durmadan konuşmak
-
Kahkaha ile gülmek, saçma sapan şeylere gülmek.
-
Çenesi düşmek, saçma sapan konuşmak
-
Bos mutus
-
Birtakım, kimi
Örnek:
Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler. Ö. Seyfettin
-
Bazen
Örnek:
Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Some. some.
-
Certain. some.
-
Some.
baz(nedir ne demek)
-
Temel, esas.
-
Taban.
-
Bir asitle birleştiğinde bir tuz oluşturan madde, esas.
-
Bk. taban
-
alkali
-
Nükleotid yapısını oluşturan moleküller.
-
Herhangi bir şeyin temeli veya en küçük parçası, bileşiğin ana maddesi.
-
Kimyada tuzun asit olmayan kısmı veya tuzların oluşumu için asitlerle birleşmiş madde veya bir çözeltide hidrojen iyonu (proton) alan madde.
-
Suda çözündüğünde hidroksil yükünü OH
-
1. Herhangi bir şeyin temeli veya en küçük parçası, bileşiğin ana maddesi. 2. Alkali.
-
Suda çözünebilen, çözelti içinde iken ortama hidroksil iyonları veren, pH değerleri 7'nin üzerinde olan ve asitlerle tepkimeye giderek tuz oluşturan maddeler.
-
Base. alcali. alkali.
-
Base Biyo
-
base
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|