|
yahudi baklası
-
Termiye.
-
Acı bakla.
-
Lupinus albus
-
Hz. Musa'nın dinine bağlı olan kimse, Musevi.
-
Gölge ve Ortaoyunlarında sık rastlanan, müslüman olmayan tiplerin en önemlisi. Çoğu kez İspanyolca sözler kullanır. Çok hesaplı, inatçı ve pazarlıkçıdır. Korkak, yaygaracı ve çıkarcıdır. Ağzı bozuktur. Uğraşları arasında eskicilik, tefecilik, sarraflık, kuyumculuk vardır. Seyrek olarak hokkabaz ya da haham olarak görülür. Oyun argosunda adı cuddur.
-
Hebrew. israelite. jewish. hebrew. israelite. jew. levite. yid.
-
Jew. jewish.
-
Jew. hebrew.
-
Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.
-
Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri.
-
Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba).
-
Baklagiller (Leguminosae) familyasından, beyaz çiçekli, çiçeklerin uçları siyahımsı, taze legümen meyveleri bahar aylarında sebze olarak yenilen ve bu amaçla kültürü yapılan, tek yıllık, otsu bitki.
-
Fiğ familyasından olan, yeşil yaprakları veya tohumları protein bakımından zengin, bazı türleri vicine ve convicine ile tanen gibi antibesleme faktörü taşıyan bir yem bitkisi.
-
Broad bean. horse bean.
-
Broad bean. bean. link of a chain.
-
Broad bean. horsebean.
-
Broad bean
-
fève
-
Vicia faba
-
Vicia fabal
-
İki çenekliler sınıfının baklagiller familyasından beyaz çiçekleri olan, acı olan taneleri suda tatlılaştırılarak yenilen bir yıllık otsu bitki, acı bakla, delice bakla, gâvur baklası, koyun baklası, kurt baklası, yaban baklası, Yahudi baklası (Lupinus termis).
-
Bk. domuz baklası
-
Acı bakla.
-
Lupinus albus
acı(nedir ne demek)
-
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı.
-
Tadı bu nitelikte olan
Örnek:
Acı kahvesini yudumluyordu. T. Buğra
-
Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap
Örnek:
Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi. P. Safa
-
Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
Örnek:
İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir. Y. Z. Ortaç
-
Koyu (renk)
Örnek:
Sıcak iklimlerde bu mevsim, tek renktedir, sadece acı yeşildir. R. H. Karay
-
Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
Örnek:
Acı poyraz kuvvetle esiyordu. O. Kemal
-
Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
Örnek:
Acı söz insanı dininden çıkarır. Atasözü
-
Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği.
-
Hot. bitter. peppery. brackish. acrid. biting. painful. sad. sorrowful. lamentable. grievous. tragic. cutting. poignant. sardonic. scathing. shrill. splitting. harsh. severe. incisive. pungent. trenchant. vitriolic. pain. ache. hurt. sting. gnawing.
-
Acid. acrid. acrimonious. affliction. agitation. anguish. astringent. bitter. cutting. distress. gnawing. grief. grievous. heartache. heartbreak. hot. pain. pang. piercing. poignant. pungent. rank. sardonic. sorrow. sting. suffering. tart.
-
Pain. suffering. affliction. tribulation. grief. sorrow. ache. biting. bitter. distress. gip. hard. harsh. hurt. ill. piercing. sour. sting. trenchant. vitriolic. woe.
-
bitter
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|