|
yabani hayvan
-
Ehlîleşmemiş, vahşi ve yırtıcı hayvanların genel adı.
-
Wild animal.
-
Doğada yaşayan, evcil olmayan (hayvan), evcil karşıtı.
-
Doğada kendiliğinden yetişen (bitki).
-
Görgüsü olmayan, kaba ve hoyrat (kimse)
Örnek:
Babası, dağdan gelme, dangıl dungul bir yabaniymiş. S. M. Alus
-
İnsan ya da insanın yaşadığı yerlere yakın olmayan, doğada bulunan. Vahşî.
-
Bestial. brutal. brute. brutish. fair. feral. haggard. savage. untamed. wild.
-
Savage. wild. untamed. boorish. unmannerly. rough.
-
Wild. untamed. undomesticated. very shy. boorish. crude. barbaric. savage.
-
wild
-
wild
-
sauvage
-
İnsan yaşamayan ıssız yer
Örnek:
Yabanda bitmez, sabanda biter. Atasözü
-
Issız yerde yaşayan veya yetişen canlı.
-
Olan, yabana özgü olan
Örnek:
Yalnız yaban ormanda yaşayan yerliler bu zehrin ilacını bilirler. F. R. Atay
-
Yaban olan, yabana özgü olan
-
Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse
-
Yabancı.
-
Issız kır,ova.
-
Dışarı, başka ülke, gurbet.
-
Ekin Tarlası.
-
Desert. wilderness. wild. savage. strange. stranger.
-
Wild. wilderness.
-
Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık
Örnek:
İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi. F. R. Atay
-
Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
-
Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
-
At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık
Örnek:
Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu. Ö. Seyfettin
-
Animal. beast. brute.
-
Animal. beast. brute. churl. pest.
-
Yabani
Örnek:
Adada vahşi bir kabile varmış, dikkatli davranalım. S. F. Abasıyanık
-
Yırtıcı (hayvan).
-
Güçlü
Örnek:
Camları zangırdatan vahşi bir kahkaha attı. Ö. Seyfettin
-
Kaba, saygısız, uyum sağlayamayan (kimse).
-
Bk. yabanî
-
Atrocious. barbarian. barbaric. brutal. brute. churlish. feral. ferocious. haggard. heathenish. savage. tigerish. truculent. uncivilized. wild. wolfish. barbarian. heathen. savage.
-
Barbarian. barbaric. disorderly. ferocious. fierce. lawless. ruffian. savage. truculent. turbulent. vitriolic. wanton. wild. brutal.
-
Brutal. savage. wild. barbarous. untamed. virgin. ferocious. fierce. grim. inhuman. rude. uncivilized. wolfish.
-
rude
yırtıcı(nedir ne demek)
-
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan).
-
Kan dökmekten, insan öldürmekten zevk alan (kimse)
Örnek:
Uzun bir müddet insanın yırtıcı hayvanat cinsinden bir mahluk olduğunu ispat için bin bir dereden su getirdi. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Tiz, yüksek (ses)
-
İş bitiren, mahir
Örnek:
Buraların en çalışkan, en becerikli, en yırtıcı ve zengin adamıdır. M. Ş. Esendal
-
Besin olarak diğer canlıları yakalayıp öldüren diğer canlı, mikropredatör.
-
Kendisi için gerekli besin maddelerini diğer tür canlıları yakalayıp, yiyerek sağlayan canlı, predatör.
-
Ferocious. predaceous. predacious. predatory. rapacious. raptorial. ravenous. savage. ripper.
-
Ferocious. predatory. savage. tearing. rending. rapacious. cruel. bloodthirsty.
-
Ferocious. predatory. rapacious. savage. wolfish.
-
predator
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|