|
yağmur
-
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet
Örnek:
Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu. M. Ş. Esendal
-
Çok ve sık düşen, gelen şey.
-
Çokluk, bolluk.
-
İklim olayının en önemli etkenlerinden biri; havayuvarındaki su buğusunun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı.
-
Hava yuvarındaki su buğusunun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumunda olanı.
-
Pluvial. pluvious. barrage. waterworks. deluge. hail. rain. hailstorm.
-
Rain. stream. wet.
-
Rain. rainfall. waterworks. the wet.
-
Rain
-
Pluie
-
Baca. (Yukarıdinek *Şarkikaraağaç -Isparta; Beyceli *Fatsa -Ordu; Kırçiçeği *Susuz -Kars; Yenikent *Aksaray -Niğde)
-
Yağma işi.
-
Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi.
-
Yağan yağmur veya kar miktarı.
-
Yağmur.
-
Havadaki su buğusunun yoğunlaşma sonunda sıvı ya da katı durumda yere düşmesi, bkz. yağmur, kar, dolu.
-
Yağmur, kar, dolunun yağması.
-
Precipitation. rainfall.
-
Precipitation. fall. falling. rain.
-
Precipitation
-
Précipitation
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|