yaşlı başlı ne demek?

  1. Yaşlı ve görgülü, olgun

    Kır kahvesinde, yaşlı başlı, saçlı sakallı, adlı sanlı ... Koca adamlar ..., bizler, çocuklar gibi tombala oynuyoruz.

    R. H. Karay
  2. (en)Hoar, hoary.

yaşlı bakire

  1. (en)Old maid.

yaşlı adam

  1. Bulvar oyunlarındayaşlı adam ya da baba rolü.
  2. (en)Heavy father, old man.
  3. (fr)Père noble

başlı

  1. Başı olan
  2. Yuvarlak, toparlak.
  3. Önemli, esaslı.
  4. Mec. Mağrur, başı yukarıda olan.
  5. (en)Having a head.
  6. (en)Headed.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

yaşlı bakireyaşlı adamyaşlı alaşımyaşlı askeryaşlı atyaşlıyaşlı dişi kediyaşlı ılıncıklaryaşlı kadınyaşlı kadınlar gibiyaşla eşlenik kontrolyaşlakyaşlanabiliryaşlanabilir alaşımyaşlanabilir çelikbaşlıbaşlı başınabaşlı gemibaşlı göğüsbaşlıbaşınabaşlıcabaşlıca dayanakbaşlıca etkenbaşlıca mahsülbaşlıca öğebaşlabaşla dengebaşla selamlamabaşla selamlamakbaşladığı yere dönmek
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın