|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
harç
-
Harcanan para, masraf.
-
Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para.
-
Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı.
-
Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılan çamur, karışım
Örnek:
Sıvanmış, boyanmış bir binanın tuğlaları arasındaki harcı göremeyiz. O. V. Kanık
-
Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü.
-
Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler.
-
Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak.
-
Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi.
-
Bk. iş görme vergisi
-
İstenilen özellikte yağ, boya vb elde etmek için, çeşitli sıvı ya da toz bileşenlerin karılmış olma durumu.
-
Tax. fees. mortar. plaster. daub. grout. tabby.
-
Mortar. plaster. ingredients. raw materials. expenditure. customs duties. expenses masraf. fees.
-
blend
-
Charge, fee
-
Kesenek, ücret, ödül, bahşiş ve benzerleri gibi belirli bir işgörümü karşılığı ilgiliye ve alacaklısına yapılan ödeme.
-
Hükümetçe görülen kişi işleri için devlet veznesine ödenen para. (Tapu harcı, mahkeme harcı gibi.)
-
tax
-
taxe
-
Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
-
Kazanç
Örnek:
Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir. S. F. Abasıyanık
-
Kuruşun kırkta biri.
-
Yanında, yan. Örn. Para-aortik aortun yanında.
-
Yunanca yanında anlamına gelen bir ön ek.
-
1. 1,4 durumunu gösteren ön ek. 2. Bir asit, tuz ya da esterin olağanüstü sayıda su molekülü ile birleştiğini gösterir ön ek. 3. Çift dönme nicem sayısı ve karşıt koşut çekirdek dönüsü koşulunu belirleyen ön ek.
-
1. Yan. 2. Yanında.Dgr.: anat. para
-
Money. monetary. pecuniary. coffers. money. cash. shekels. currency. shiners. coin. boodle. brass. bread. chink. chip. dough. ducat. dust. funds. green. jack. kale. lolly. lucre. filthy lucre. means. purse. rock. sugar. tin. wherewithal.
-
Bread. capital. cash. currency. dough. drain. fund. leeway. means. money. obverse. take. wealth.
-
A prefix signifying alongside of, beside, beyond, against, amiss; as parable, literally, a placing beside; paradox, that which is contrary to opinion; parachronism.
-
A prefix denoting: Likeness, similarity, or connection, or that the substance resembles, but is distinct from, that to the name of which it is prefixed; as paraldehyde, paraconine, etc.; also, an isomeric modification. Specifically: That two groups or radicals substituted in the benzene nucleus are opposite, or in the respective positions 1 and 4; 2 and 5; or 3 and 6, as paraxylene; paroxybenzoic acid.
-
Ortho-, and Meta-.
-
A piece of Turkish money, usually copper, the fortieth part of a piaster, or about one ninth of a cent. an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows 100 para equal 1 dinar.
-
Money. brass. bread. cash. coffers. commodity money. currency. dibs. dimes. dough. face value. filthy lucre. funds. geets. gelt. investment. lolly. means. the necessary. net personality. pocket. to be pushed. rhino. riches. roll. shekels. shiners. spendol.
-
Having resemblance to certain features. prefix, beside, near. far from, away, out, different from.
-
A variety of forastero cacao bean cultivated in the Brazilian state of the same name. prefix meaning behind, e g , para-appendiceal.
-
A woman who has been delivered of a viable fetus. paragraph.
-
Refers to groups occupying 1,4 positions on a benzene ring.
-
Beside/Next to.
-
Paraplegic. the number of live-born children a woman has delivered; 'the parity of the mother must be considered'; 'a bipara is a woman who has given birth to two children'. 100 para equal 1 dinar. a soldier in the paratroops. an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows. port city in northern Brazil in the Amazon delta; main port and commercial center for the Amazon River basin.
-
para-
-
para
-
para
-
para
-
yakın
-
ötesinde
-
İkinci derecede
-
benzer.
-
Paraşütçü asker, paragraf
masraf(nedir ne demek)
-
Harcanan para, gider.
-
Bir şeyin yapımında kullanılan gereç, harç.
-
gider.
-
Bk. gider
-
Expense. cost. outlay. disbursement. outgo. drain on the purse. charge. damage. drain. expenditure. payment.
-
Cost. drain. expenditure. expense. outgoings. outlay.
-
Expenditure. expense (s. charge. damage. diminishing returns. disbursements. expense. intermedia comparisons. outgo. outgoings. outlay. rush.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|