|
yönetim gideri
-
Genellikle apartmanlarda, kooperatiflerde yönetme işinin gerektirdiği para, ücret.
-
Yönetme işi, çekip çevirme, idare.
-
Dümen.
-
Idâre. ~ kurulu: idâre hey'eti. ~ töresi: idâre hukuku.
-
1. Bir filmin çevrilişinde tutulan yol. 2- Bir yönetmenin filmi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği. TV
-
Bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesinde tutulan yol
-
Bir yönetmenin izlenceyi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği.
-
Direction
-
Executive. admin. administration. conduct. direction. governance. government. helm. management. rudder. ruling. steering.
-
Administration. command. control. direction. disposal. government. hand. management. regime. rule. control idare. manegement.
-
Administration. management. direction. government. oversight. regimen. rule. running. stewardship. superintendency. trusteeship.
-
1-2. Regie, Filmregie, Spielleitung, Inszenierung, 3-4. Regie, Fernsehregie, Bildführung
-
1-2. réalisation, mise en scène, 3-4. mise en scène, régie
-
Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf
Örnek:
Böylece temizleyici giderlerinden tasarruf ettiklerini sanırım. H. Taner
-
Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı.
-
Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar.
-
Bir iktisadi karar biriminin mal ve hizmet üretmek veya tüketmek için harcadığı paranın tümü.
-
Masraf.
-
1. Bir filmin gerçekleştirilmesi için harcanan paranın tümü. TV
-
Biz izlencenin gerçekleştirilmesi için harcanan paranın tümü.
-
1. film cost (budget), costs, production costs, 2. production costs
-
Expense. expenditure. outgoings.
-
Expenditure. expense. outgoings. outlay. expenses.
-
Outlay. expenditure. expense. cost. expired cost. outgoings.
-
Expenditure
-
1. Filmkosten, Herstellungkosten, Produktionskosten, Aufwendungen, 2. Kosten, Produktionskosten
genellikle (nedir)
-
Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.
-
Generally. usually. normally. in general. on the whole. largely. at large. as a general rule. as a rule. by and large. exoterically. for the most part. ordinarily.
-
Commonly. generally. ordinarily. usually. in general. mostly. as a rule. more often than not umumiyetle.
-
Usually. in general. persuasive advertising. by and large. authorized capital. generally. generally speaking. mostly. normally. ordinarily. for the most part. passenger service agent. principally. quick fix. widely.
-
Yönetmek işi.
-
Conduct. government.
-
Conduct. direction. government. husbanding. managing.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|