Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yüzüstü kalmak nedir, yüzüstü kalmak ne demek (yüzüstü kalmak nnd)

yüzüstü kalmak nedir, yüzüstü kalmak ne demek?

yüzüstü kalmak

  1. Bir iş, zamanında yapılmayıp olduğu gibi bırakılmak.
  2. (en) Be left stranded.

yüzüstü (nedir ne demek)

  1. Yüzü yere gelecek biçimde
    Örnek: Dişçi, kendini yüzüstü bir kanepeye attı. R. N. Güntekin
  2. Başlanmış fakat tamamlanmamış bir durumda.
  3. (en) Face-Down.
  4. (en) Face downwards.
  5. (en) As things are.
  6. (en) İncomplete.
  7. (fr) Couché ventral

kalmak (nedir ne demek)

  1. Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek
    Örnek: Sıkı sıkı kucakladı ve öylece kaldı. T. Buğra
  2. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak
  3. Konaklamak, konmak
  4. Oturmak, yaşamak, eğleşmek
  5. Hayatını sürdürmek, yaşamak.
  6. Varlığını korumak, sürdürmek
  7. Oyalanmak, vakit geçirmek
  8. Sınıf geçmemek.
  9. 1) yapılması düşünülmüş olduğu hâlde yapılmamak; 2) kararı bağlandığı hâlde uygulanmamak.
  10. (en) Stay.
  11. (en) Remain.
  12. (en) Continue.
  13. (en) Keep.
  14. (en) Stand.
  15. (en) Fail.
  16. (en) Be left.
  17. (en) Be left over.
  18. (en) Abide.
  19. (en) Come to.
  20. (en) Devolve.
  21. (en) Flunk.
  22. (en) Keep to.
  23. (en) Leave.
  24. (en) Put up.
  25. (en) Refuge.
  26. (en) Rest with.
  27. (en) Room.
  28. (en) Sleep.
  29. (en) Stop.
  30. (en) Survive.
  31. (en) Tarry.
  32. (en) Wait.
  33. (en) Descend.
  34. (en) Persist.
  35. (en) To remain.
  36. (en) To be left.
  37. (en) To be leftover.
  38. (en) To stay in a place temporarily.
  39. (en) To come to a halt.
  40. (en) To reach a standstill.
  41. (en) To fail.
  42. (en) To be postponed to.
  43. (en) To be entrusted to sb to be left to sb by sb else.
  44. (en) To be kept from doing sth.

(nedir ne demek)

  1. Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
    Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
  2. Bir değer yaratan emek.
  3. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
  4. Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
  5. Kamu yararına yapılan işler.
  6. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
  7. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
  8. İş yeri
  9. Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
  10. Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
  11. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
  12. Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
  13. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
  14. (en) Working.
  15. (en) Occupational.
  16. (en) Regulation.
  17. (en) Things to do.
  18. (en) Action.
  19. (en) Berth.
  20. (en) Commission.
  21. (en) Deal.
  22. (en) Dealing.
  23. (en) Dealings.
  24. (en) Mission.
  25. (en) The chief problem.
  26. (en) Something worth doing.
  27. (en) Agency.
  28. (en) Term.
  29. (en) Avocation.
  30. (en) Boom.
  31. (en) Breeze.
  32. (en) Profession.
  33. (en) Job.
  34. (en) Business, activity.
  35. (en) Work.
  36. (en) Occupation.
  37. (en) Business.
  38. (en) Trade.
  39. (en) Concern.
  40. (en) Affair.
  41. (en) Function.
  42. (en) Piece of work.
  43. (en) Works.
  44. (en) Activity.
  45. (en) Appointment.
  46. (en) Assignment.
  47. (en) Ball game.
  48. (en) Billet.
  49. (en) Calling.
  50. (en) Cause.
  51. (en) Commerce.
  52. (en) Deed.
  53. (en) Duty.
  54. (en) Employment.
  55. (en) Field.
  56. (en) Handiwork.
  57. (en) Labour.
  58. (en) Matter.
  59. (en) Office.
  60. (en) Operation.
  61. (en) Position.
  62. (en) Post.
  63. (en) Pursuit.
  64. (en) Service.
  65. (en) Show.
  66. (en) Situation.
  67. (en) Task.
  68. (en) Transaction.
  69. (en) Undertaking.
  70. (en) Workpiece.
  71. (en) Commercial operation.
  72. (en) Commis.
  73. (al) Arbeit
  74. (fr) Travail

zamanında (nedir ne demek)

  1. Eskiden
    Örnek: Zamanında bir Kasımpaşalı Hayalî Hafız varmış. A. Ş. Hisar
  2. Tam vaktinde.
  3. Bk. süresinde
  4. (en) On time.
  5. (en) Duly.
  6. (en) At the right time.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010