Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yürek darlığı nedir, yürek darlığı ne demek (yürek darlığı nnd)

yürek darlığı nedir, yürek darlığı ne demek?

yürek darlığı

  1. Sıkıntı, bunaltı, üzüntü
    Örnek: Bu acayip hissin verdiği yürek darlığıyla bütün usluluğumu ve terbiyemi kaybettim. Y. K. Karaosmanoğlu

yürek (nedir ne demek)

  1. Kalp.
  2. Bir kimsenin ruhsal yönü, gönül
  3. Kupa (I).
  4. Herhangi bir şeyden çekinmeme, korkmama, yüreklilik, korkusuzluk, cesaret.
  5. Acıma duygusu
    Örnek: Ona merhume demek bile yürek parçalayıcı bir şeydir. R. N. Güntekin
  6. Mide, karın, iç
    Örnek: Ayşe Hanım, kahveciden limon şekeri almış, yürek ferahlatır diye uzatıyor. S. M. Alus
  7. Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren, değişik sayıda odacıklara ayrılmış ya da tüp biçiminde, kaslı bir organ. Kalp.
  8. Bk. kalp.
  9. Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren, değişik sayıda odacıklara ayrılmış veya tüp biçiminde, kaslı bir organ. kalp.
  10. (en) Hearth.
  11. (en) Audacity.
  12. (en) Breast.
  13. (en) Heart.
  14. (en) Ticker.
  15. (en) Spirit.
  16. (en) Courage.
  17. (en) Boldness.
  18. (en) Ticker kalp.
  19. (en) Guts cesaret.
  20. (en) Stomach mide.
  21. (en) Karın.
  22. (fr) Coeur

kalp (nedir ne demek)

  1. Göğüs boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek
    Örnek: Bak ellerim nasıl titriyor, bak alnım nasıl yanıyor, bak kalbime nasıl çarpıyor. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Kalp hastalığı.
  3. Sevgi, gönül.
  4. Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri.
  5. Duygu, his
  6. Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme.
  7. Düzme, sahte, geçmez (para).
  8. İşe yaramaz, tembel.
  9. Yalancı, kendine güvenilmeyen
  10. Yürek
  11. Bk. yürek
  12. Tüm kan dolaşımını ritmik kasılmalarıyla sağlayan, konik biçimli kassel organ, yürek, kor.
  13. Yürek.
  14. (en) False.
  15. (en) Base.
  16. (en) Heart.
  17. (en) Ticker.
  18. (en) Centre.
  19. (en) İnnermost part.
  20. (en) Cardiac.
  21. (en) Cor.
  22. (en) Hearth.
  23. (en) Bogus.
  24. (en) Counterfeit.
  25. (en) Forged.
  26. (en) Mock.
  27. (en) Phoney.
  28. (en) Phony.
  29. (en) Queer.
  30. (en) Spurious.
  31. (en) Fake.

sıkıntı (nedir ne demek)

  1. İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet
    Örnek: İçinin sıkıntısını mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı. P. Safa
  2. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, meşakkat, mihnet
    Örnek: Sıkıntı ve ıstırapla sağa sola döndüm. A. Gündüz
  3. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı
    Örnek: İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim. S. F. Abasıyanık
  4. Darlık, yokluk
    Örnek: Bu kış yine, kok kömürü sıkıntısı baş gösterecekmiş. H. Taner
  5. Sorun, problem, mesele
  6. Müzâyaka.
  7. (en) Affliction.
  8. (en) Hardship.
  9. (en) İnconvenience.
  10. (en) Knock.
  11. (en) Oppression.
  12. (en) Pressure.
  13. (en) Financial difficulties / straits.
  14. (en) Blinking / adj , adv.
  15. (en) Blues.
  16. (en) Distressing.
  17. (en) Disturbance.
  18. (en) Boredom.
  19. (en) Heebie-Jeebies.
  20. (en) Bore.
  21. (en) Megrims.
  22. (en) Gloom.
  23. (en) The megrims.
  24. (en) Gloominess.
  25. (en) Straits.
  26. (en) Bother.
  27. (en) Dire straits.
  28. (en) Botheration.
  29. (en) Toils.
  30. (en) Trouble.
  31. (en) Willies.
  32. (en) Difficulty.
  33. (en) Discomfort.
  34. (en) Distress.
  35. (en) Adversity.
  36. (en) Agitation.
  37. (en) Annoyance.
  38. (en) Anxiety.
  39. (en) Doldrums.
  40. (en) Draft.
  41. (en) Embarrassment.
  42. (en) Rigour.
  43. (en) Shortage.
  44. (en) Stress.
  45. (en) Tribulation.
  46. (en) Want.
  47. (en) Weight.
  48. (en) Worry.
  49. (en) Financial straits.
  50. (en) Depression.
  51. (en) Drag.
  52. (en) Flipping.
  53. (en) Fret.
  54. (en) Gripe.
  55. (en) İncubus.
  56. (en) Malaise.
  57. (en) Mire.
  58. (en) Oppressio.

bunaltı (nedir ne demek)

  1. Sıkıntı, iç sıkıntısı
    Örnek: Bütün yazdıklarımızın neticesi bir bunaltı. Y. K. Beyatlı
  2. (en) Discomfort.
  3. (en) Distress.
  4. (en) Anxiety.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013